tarti

Obezite deyince birçoğumuzun kafasında ortak düşünceler beliriyor. Aşırı kilolu insanlar, fastfood yiyecekler, hareketsizlik obeziteyle özdeşleşmiş birtakım ifadelerdir. Bu yazımızda obeziteyi , korunma yollarını , yaşantımıza etkilerini ele alacağız. Şimdiden iyi okumalar.

fastfood

Herkes kendi içinde obezite tanımını az çok yapabiliyordur. Harcadığımız kaloriden fazla kalori tüketmek, yemek yerken ölçüyü kaçırmak ya da yemek yiyip gün içerisinde hareketsiz kalmak gibi. Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi ‘’İnsan sağlığını bozabilecek ölçüde anormal ve aşırı yağ birikmesi sonucu oluşan bir hastalıktır’’ diye tanımlamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın tanımı ise şu şekildedir: ‘’Obezite genel olarak vücuda besinler ile alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin yağsız vücut kitlesine oranla artması ile açıklanan kronik bir hastalıktır’’. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiye oranla fazla olması sonucu harcanmayan enerji vücudumuzda dönüştürülerek depolanır ve obezite oluşum sebeplerindendir.

Obezitenin Sebepleri

Aşırı ve Yanlış Beslenme Düzeni

asiri-beslenme

Günümüzün beraberinde getirdiği yoğun tempolu çalışma sonucu fastfood beslenmeye duyulan ilgi artış göstermektedir. Ayaküstü beslenme, bol yağlı, kızartmalı yiyecekler kilo kontrolünü oldukça zorlaştırmaktadır. Bu durum obeziteye büyük bir kapı aralamaktadır.

Yetersiz Fiziksel Aktivite

yetersız-egzersız

Egzersiz yapmak sağlıklı hayat sürmek için olmazsa olmazlardandır. En azından günlük 30 dk yürüyüş yapmak gereklidir. Spor yaparak gün içerisinde aldığımız kalorileri yakabiliriz. Fakat hareketsiz kalmak, herhangi bir spor dalıyla meşgul olmamak kalorinin tümünü vücudumuza hediye edecektir. Bu da obezitenin başlıca sebeplerindendir.

Genetik Etmenler

genetik

Bazı hastalıklar genetik kökenlidir. Geçmişten süregelen bir miras gibi gelecek kuşaklara aktarılır. Obezite de genetik yatkınlığa sahip bir problemdir. Fakat bu demek değildir ki yakın aile bireylerinde obez varsa gelecek nesillerin hepsi de obez olacak. Genetik yatkınlık olsa dahi doğru beslenme alışkanlıkları, düzenli yapılan egzersizler obezite riskinin fazlasıyla önüne geçer.

Hormonal ve Metabolik Etmenler

hormon-metabolizma

Hormonlarımız vücudumuzun kontrol araçlarıdır. Tüm metabolik faaliyetler hormonlarla denetlenip düzenlenir. Vücut ağırlığı da birbiriyle bağlantılı birçok hormon tarafından kontrol edilir. Bazı rahatsızlıklar hormonal metabolizmayı olumsuz yönde etkiler. Bu durum maalesef  obezite riskini arttırır.

Kronikleşen Psikolojik Etmenler

psikoloji

Her insan hayatının  bazı dönemlerinde psikolojik sıkıntılar yaşayabilir. Bu durumun uzun sürmesi vücut dengesini de bozar. Kimimiz bu dönemlerde yeme içmekten kesilirken kimimiz de aşırı yeme isteği ile karşı karşıya kalır. Böylesine dengesiz beslenme obeziteyi de beraberinde getirir.

Obezite küresel sağlık problemlerinden biridir aynı zamanda. Dünya geneline bakacak olursak hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde gittikçe yükseliş göstermektedir. DSÖ verilerine göre obezitenin prevalansı 10 yılda %10-30 arasında artış göstermiştir. Obezitenin en sık görüldüğü ülke ise ABD’dir. Ülkemizde de tıpkı dünya genelinde olduğu gibi grafik yukarı seyretmektedir. Erkekler %20.5, kadınlar %41 oranında obez çıkmıştır. Obezitenin en sık görüldüğü şehir ise İstanbul’dur.

Obezitenin Beraberinde Getirdiği Sağlık Problemleri

saglik-problemi

Obezite, vücut üzerinde birçok olumlu etkiye sebep verir. Metobolizmanın olağan dengesini bozduğu gibi çoğu organımızın çalışma temposunu azatır. Hastalıkların alt yapısında yer alıyor olmasının yanı sıra beraberinde çok fazla ölüm riski de taşıyor.

  • Diabetes Mellitus
  • Hipertansiyon
  • Koroner Arter Hastalığı
  • Metabolik Rahatsızlıklar
  • Solunum  Zorluğu
  • Uyku Apnesi
  • Bazı Kanser Türleri
  • Gebelik Komplikasyonları
  • Ruhsal Sorunlar
  • Osteoartrit, felç

Obezite Tedavisi

tedavi

Kendimizi obezite başlamadan önce koruma altına almak oldukça çok önemlidir. Çocukluk ve adölesan döneminde başlayan obezite yetişkin dönem obezitesine  ön ayak oluşturmaktadır. Küçük yaşlardan itibaren yeterli ve dengeli beslenmeli fiziksel olarak aktif olmalıyız. Çocukların beslenme düzeni hakkında ailelerde bilinçlendirilmelidir. İleriki yaşlarda tedavide kişinin kararlılığı, tedaviye destek olması çok önemlidir. Psikolojik olarak tedaviye hazır, çevrenin olumsuz etkilerine kulak tıkamış, kendine inancı yüksek olan her birey başarılı bir tedavi sürecine girecektir. Bu süreçte doktor, diyetisyen, psikolog, fizyoterapist işbirliği içinde çalışmaktadır.

Obezite tedavisinde amaç; bireyin vücut ağırlığını normal BKİ (18.5 – 24.9 ) değerlerine getirmektir. Obezite tedavi edilerek birçok hastalık riski de azaltılmaktadır.

Sonuç

sonuc

Obezite gün geçtikçe hakimiyet alanını arttıran bir halk sağlığı problemidir. Obezite ile mücadelede omuz omuza vermeli hasta kişilere elimizden geldiğince destek olmalıyız. Yaşam kalitemizi yükseltmek daha sağlıklı günlere merhaba diyebilmek için beslenme alışkanlıklarına dikkat edelim. Özellikle çocukları ve ailelerini bu konuda bilinçlendirelim. Hazır yiyecekler, asitli içecekler , sağlıksız atıştırmalıklardan uzak tutmaya çalışalım. Daha duyarlı , sağlıklı ve huzurlu günlere başlayabilmek umuduyla