belgesel

Merhabalar, korona günlüklerinin 4. haftasıyla karşınızdayız. İzole hayat yaşadığımız bu günlerde hayatı eve sığdırmak durumundayız. Dünyamızı küresel ölçekte etkileyen bu virüs bizleri de sıkı tedbirler almaya sevk etti. Hayatın evde de geçebileceğini, evlerimizin hayat dolu olduğunu daha iyi kavradık sanki. Hastanelerde, yoğun bakım ünitelerinde tedavi olmaktansa kendi sağlığımız, sevdiklerimiz ve diğer insanların sağlığı için evimiz en güvenli yer. Genel olarak belgesel deyince akla direkt doğa belgeselleri gelir oysa ki tıpkı filmler gibi belgesellerde kendi arasında birçok farklı dala ayrılır.

Bu hafta da evlerinizde daha kaliteli vakitler geçirebilmeniz için doğa, biyografi, tarih, günlük yaşam, uzay, sağlık ve teknoloji alanlarında belgeseller hazırladık. İster televizyonunuzdan ister bilgisayar ya da telefonunuzdan sinema modunu ayarlayın birbirinden harika belgeseller sizleri bekliyor.

İnside Bill’s Brain

Bill Gates 2019 verilerine göre dünyanın en zengin insanı. Peki bu zenginliğiyle Bill Gates nasıl bir hayat sürüyor?  Bugünden itibaren çalışmayı bıraksa ve hazır 65’lere dayanmışken emekliye ayrılsa bir ömür boyu kendini ve onlarca yıl boyunca da tüm ailesini idare edecek kadar varlığa sahip olan Bill Gates her sabah 8’de uyanıp yola çıkıyor ve akşam 18’e kadar ofisinde çalışıyor. En dikkat çeken şey ise her sabah beraberinde taşıdığı ve haftalık olarak içindeki kitapların değiştiği pazar poşeti. Ailesinin mirasıyla hayatına devam edebilecek olan Bill Gates hazıra konmak yerine kendi alın teriyle başarıyı kazanıyor. Üstelik iyilik alanında bu kadar hırslı, sürekli yeni şeyler keşfetme peşinde koşan Bill Gates’in hayat felsefesi ‘’Kazandıklarımı topluma geri vermek için çalışıyorum’’ anlayışı üzerine kurulu. 2020 Mart ayında hayır işlerine daha çok zaman ayırabilmek için Microsoft kuruculuğundan ayrılan milyarder Bill Gates’in zihnine yolculuk yapmak istiyor, çocukluğu, kariyeri ve kendine ilham olan olayları öğrenmek istiyorsanız bu belgeseli kaçırmayın deriz.

That Sugar Film

Şeker deyince neler neler canlanıyor aklımızda. Çeşit çeşit çikolatalar, meyve suları, kolalar, kekler, bisküviler, pastalar ve daha birçok hazır ürün. Şöyle açıklayacak olursak daha iyi anlamış oluruz sanırım. Bir süper markette içinde şeker bulunan ürünleri çıkarırsanız geriye sadece %20’lik kısım kalır. Oldukça ilginç değil mi sizce de? Şeker adeta hayatımızın ana ögelerinden biri olmuş durumda. Peki hayatımızla bu kadar iç içe olmuş, beslenme düzenimizi yakından etkileyen şeker ne kadar masum, vücudumuza zararları var mı, yoksa uzmanlar, diyetisyenler bu konuda konuşan herkes şekerin hakkını mı yiyor? Damon Gameau’nun hem yönetip hem de oynadığı bu belgeselde yapılan 60 günlük deney sonucu şekerin vücudumuza etkileri ortaya çıkıyor. Formuna dikkat eden daha düzenli ve sağlıklı bir hayat stili süren ya da sürmek isteyen herkesin ısrarla izlemesi gereken bir belgesel. Kahvenizi yudumlayıp çikolatanızı yerken belgeseli rahatlıkla izleyebilirsiniz demek isterdik ama emin olun izlemeye başladıktan sonra şekerle aranıza biraz mesafe koymayı isteyeceksiniz.

Honeyland

Bal ülkesindeki Hatice’nin masumluğu sarsın tüm dünyayı. Kuzey Makedonya yapımı bu film birçok gerçeği durup düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor bize. Avrupa topraklarında yabani arı yetiştiriciliğiyle uğraşıp yaşamını bu şekilde idare eden son kadın 50 yaşındaki Hatice sayesinde çevre ve doğal kaynakların kullanımının önemi gözler önüne seriliyor. Sarp kayalıklara yerleşen kovanlar, bunların bakımının yanında yaşlı ve hasta annesinin bakımıyla ilgilenen Konya’dan gelme Eski Türklerden olan Hatice film teklifinin gelişini tamamen dualarının karşılığı olarak görüyor. Birçok ödül alan belgesel film 2 dalda Oscar Ödüllerine aday. Bu başarılı sonuçların ardından Hatice, yeni evinde daha güzel ve ferah bir hayata merhaba dediğini mutluluk gözyaşlarıyla ifade ediyor. Çekim ekibi ortamın havasına, yaşam koşullarına alışmak için uzun süre bölgede zaman geçiriyor. Hem duygusal hem de tamamen gerçek bir öyküye dayanan bu belgeseli izledikten sonra içinizde merhamet, sevgi, vefa tarzı birçok güzel his oluşacağını unutmayın. Biraz da fazla duygusalsanız ağlayabilirsiniz bizden söylemesi.

Apollo 11

Uzayın bilinmezliği insanlık tarihinin başlamasıyla beraber insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Bu gizemli dünya sürekli aktif araştırma konularından biri olmuştur. Yapılan rasathaneler, inceleme dürbünleri daha da ilerleyen zamanlarda icat edilen teleskoplar araştırmaları ilerletmiştir. Dünyamız dışında başka herhangi bir gezegende yaşam olup olmadığı bilim insanlarının sürekli aklını kurcalayan bir soru olmuştur. Apollo 11, 50. yıldönümünde insanlık tarihinde bir ilk olan Neil Armstrong, Buzz Aldrin ve Michael Collins’in aya adım atmasını tamamen arşiv görüntüleriyle meraklılarına sunuyor. Belki de ilk defa bu kadar gerçekçi görüntülere şahit olacağınız belgesel uzay meraklılarını bekliyor. Günümüzde ileri teknolojilerle yapılan gözlemler önümüzdeki yıllarda bilmediğimiz birçok gerçeği gün yüzüne çıkaracak gibi. Belki de bilim kurgu film ve kitaplarında sıklıkla bahsedilen başka gezegende yaşam fikri gerçekleşir. Kim bilir uzay bu uçsuz bucaksız bir bilinmez sonuçta.

Silicon Cowboys

Teknoloji nasıl mı bu kadar gelişti, nasıl mı artık tüm dünya bir tuşun ardında gizli? Teknolojik gelişmeler baş döndürücü bir hızla ilerliyor, neredeyse uyandığımız her sabah yeni bir gelişmeye tanıklık ediyoruz. Kişisel verilerimizi, çalışmalarımızı, araştırma sonuçlarımızı ufacık bir bilgisayara sığdırabiliyoruz. Resmen hayatımızın şifresi kişisel bilgisayarlarımızda gizli. Daha önce hiç düşündünüz mü bir yemek sırasında en fazla ne gibi çılgın fikirler oluşturulabilir diye? Muhtemelen cevabınız hayır olacaktır. Fakat üç arkadaş Teksas’ta bir restoranda yemek sırasında dünyanın teknoloji gidişatını değiştirecek, bilinen gerçekleri alt üst edecek bir fikre imza atıyorlar. Compaq taşınabilir bilgisayarın keşfiyle dönemin teknoloji devi IBM’e apaçık meydan okuyorlar. Gündemi fazlasıyla karıştıran bu olayın iç yüzünü, sonrasında yaşanan gelişmeleri, ülkelerin bu beklenmedik olay karşısındaki tutumunu merak ediyorsanız sizi vakit kaybetmeden belgeseli izlemeye davet ediyoruz.

Keops Piramidinin Gizemi

Mısır piramitleri asırlardır çözülemeyen bir gizem barındırıyor tonlarca ağırlıktaki taş blokların altında. Antik Mısırda ölümden sonraki yaşama inanıldığından firavunlar öldüğünde bu devasa anıt mezarlara defnedilirmiş. Keops Piramidi dünyanın 7 harikasından biri olup günümüze kadar ulaşan tek eserdir aynı zamanda. Büyük Piramit olarak da bilinen piramit Mısır Firavunu Keops tarafından inşa ettirilmiştir. Her biri 2.75 ton ağırlığında 2.3 milyon tane taş bloğun enteresan bir şekilde birleştirilmesiyle oluşan bu yapının dönemin şartlarına göre nasıl yapıldığı hala netlik kazanmış değil. Yapım aşamasındaki çalışanlar piramitlerin sırrını bildiği için inşa sonrasında hepsi öldürülmüştür. Ayrıca uzaydan kızılötesi teknolojisiyle yapılan gözlemlere göre Mısır çöllerinin altında antik kentler ve 17 adet piramit daha var. İzleyeceğiniz bu belgeselde de ilginç bilgiler öğreneceksiniz. Gidişata bakılırsa piramitlerin sırrını çözmek daha uzun yıllar sürecek. Çayınızı kahvenizi hazırlayıp bu gizemli dünyaya dalmaya ne dersiniz?

Vahşi Doğanın Bir Günü

Vahşi Doğa belgeselleri en çok tercih edilen belgesel türlerinden biridir. Hayvanların zorlu dünyasını, vahşi doğada hayata tutunuşlarını, birbirleriyle arasındaki ilişkiyi ekranlarımıza taşır. Antartika’nın donmuş toprağı, Hindistan’ın vahşi ormanları, Yeni Zelenda’nın gizemli denizleri, çöllerin kum fırtınaları gibi olağanüstü yaşam koşullarına sahip alanlar vahşi doğa belgesellerinin başlıca konularından bazılarıdır. Seri halinde izleyicilerine sunulan bu seri internette boşa geçirdiğiniz zaman hissini ortadan kaldırmaya niyetli. Hayvanlarla aranız iyiyse ve vahşi doğa maceraları sizi de heyecanlandırıyor ekran karşısında da olsa adrenal dolu anlar yaşıyorsanız alarmları kurun bu belgesel serisini kaçırmamalısınız.

Belgesellere Dair

Yukarıda da okuduğunuz üzere bu hafta belgeselleri ele aldık. Birbirinden değerli, güzel bir o kadar da öğretici belgeselleri izlerken umarız faydalanırsınız. Farklı alanlarda bilgi sahibi olur, faydalı bir beyin jimnastiği yapmş olursunuz. Daha umutlu günlerde bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle sağlıklı günler…