uyku
Tüm Yazılar, Uyku

Beyin Sağlığı İçin Uykunun Önemi

bebek-uyku

Uyku deyince ilk ne gelir aklımıza ? Dış dünyadan tüm bağımızı kesmek, vücudumuzun işleyişini durdurması ya da günün yorgunluğunu atmak mı? Bugün ki yazımızda uyku ve beyin sağlığı arasında ki sıkı ilişkiyi ele alacağız . Gelin hep birlikte cevap bulalım aklımızda ki sorulara .

Uyku Nedir?

      Yazımıza uykunun kısa bir tanımıyla başlayalım. Uyku, bilincin dış uyarılarının bir kısmını ya da tamamını algılayamadığı ya da tepki gücünün zayıfladığı ve vücudumuzun pek çok organın çalışmasını yavaşlattığı süreçtir. Pek çok organ içerisinde beyin yer almamaktadır. Vücudumuzun kontrol merkezi olan beynimiz tam bir durgunluk ya da dinlenme durumuna geçmez. Uykuda da çalışmaya devam eder sadece etkinlik türünü değiştirir. Burayı biraz daha yakından inceleyelim.

Beynin Fonksiyonları

beyin-fonksiyonlari

       Gün içerisinde beynimiz her an aktif bir çalışma içerisindedir. Bir yandan vücut ve hormonal sistemlerin İşlevlerini yürütürken bir yandan kompleks zihin fonksiyonlarını düzenler. Bu bilişsel fonksiyonlar sayesinde çevresel bilgileri almamıza, seçmemize, depolamamıza ve dönüştürmemize olanak sağlayan mental süreçleri yönetir.

 Gün içerisinde bu tür görevleri üstlenen beynimiz bambaşka bir karaktere bürünür. Gün boyunca yüklediği bilgileri dosyalamasını, arşivlemesini, düzenlemesini yapar. Kendini onarır çöplerini temizler. Üç maddede özetleyecek olursak ;

  • Gün içerisinde öğrendiğimiz bilgileri pekiştirir.
  • Bilgileri uzun süreli kullanım için dosyalayıp depolar.
  • Vücut için gerekli onarıcı düzenlemeler yapar, kendi atıklarını temizleyip zararlı toksinleri uzaklaştırır.

Kaliteli Uykunun Kaçırılmaz 3 İpucu

           Uyku beden için değil beyin için uyunur. Peki hayati fonksiyonlarımızı idame ettirmemizde vazgeçilmezlerimizden biri olan uykunun kalitesi nelere bağlıdır? Kısaca açıklayalım.

Gün boyunca ne kadar hareket ettiğimizin uyku üzerinde belirgin etkisi vardır. Bedensel aktiflik arttıkça uykunuzun kalitesi ve dinlendiriciliği artar.

yürüyüs

İkinci bir kriterde ne kadar kalori aldığımızdır. Diyetimizde karbohidrat ağırlıklı besinler yer alıyorsa uyku kalitemiz normal seviyelerin altına düşecektir.

kalori

Ve son olarak hiç de şaşırmayacağınız gibi stres düzeyi. Çok fazla stres altında yaşıyorsanız bu durum uykunuzun en verimli dilimi olan  REM dönemine de yansır ve uyku kalitenizin belirgin biçimde düşmesine sebebiyet verir.  

stred

Sonuç

      Uyku beynimizin bizimle uğraşmayı bırakıp kendiyle ilgilenip kendine zaman ayırdığı dönemdir aslında. Beyin tüm enerjimizin %20’sini tek başına kullanır ve bu kadar enerji sarfeden organa kendini temizleyip yenileyebilmesi , ertesi güne daha dinamik, dinç ve sağlıklı merhaba diyebilmesi için yeterli ve kaliteli bir uykuyu çok görmemek lazım fikrimce. Siz ne dersiniz? Beyninizle minik bir istişare ile baş başa bırakıyorum sizleri. Hepinize mutluluk dolu, iyi uykulu günler.

Devamını Okuyun
cocuk-beslenme
Anne- Çocuk Sağlığı, Beslenme, Tüm Yazılar

Çocukluk Dönemi Beslenmenin Yaşantımıza Etkileri

bebek

      Anne ve babalar olarak hepiniz eminim ki sizler için hayatınızın en özel ve kıymetli yerinde bulunan çocuklarınızın beslenmesine çok dikkat ediyor. Aman sağlıklı beslensin, abur cubur yemesin diye telaş içerisinde. Bu haklı endişeniz gayet normal ve sonuna kadar hak verilir doğrulukta. Peki çocuğunuzun bu dönemde ki beslenme alışkanlığı ileri ki yaşamını hangi boyutta etkiliyor, okul ve hayat başarısında ne gibi söz hakkına sahip? Şimdiki yazımızda bu sorunları detaylı olarak masaya yatıracağız. Hadi zaman kaybetmeden başlayalım !

Beslenme Nedir?

beslenme

       Beslenmenin tanımını yaparak başlayacak olursak; beslenme, insanın büyüme, gelişme ve onarım gibi yaşamsal faaliyetlerini yerine getirebilmesi, sağlıklı ve daha da üretken bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli olan birtakım besin maddelerinin yeterince ve sürekli bir şekilde kullanılmasıdır.

       Beslenme; yaşamın başlangıcından itibaren ölüm anına kadar sürekli devam eden bir süreçtir. Canlılığın temel ihtiyaç listesinin başlarında yerini almıştır. Beslenme, hayatın yeni başladığı hızlı bir büyüme ve gelişme dönemi olan çocuklukta çok daha hayati önem taşır. Çünkü ilerideki yıllarda tüm hayatımızı etkileyecek sağlığımızın temeli bu yaşlarda atılmaktadır. Attığımız temelin dayanıklılığı, gelecek yaşantımızdaki kalite ve refah düzeyinin habercisidir. Umutlu, güzel haberler alabilmek için çocukluk dönemindeki beslenmeye ayrı bir özen  göstermeliyiz. Çocuğun beslenmesinde amaç; normal sağlıklı büyüme ve gelişmeyi sağlamaktır. Bu konu da bizlere ne gibi görevler düşmektedir biraz da onu inceleyelim.

Çeşitli Beslenin!

çesitli-beslenme

      Yeterli ve dengeli beslenme için tüm besin ögelerini tüketmek gerekir. Başlıca besin ögelerini protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral olarak sıralayabiliriz.

Vazgeçilmez Protein

protein

  Bu besin besin yapıtaşlarının vücudumuzda ki vazgeçilmezliğini örnekleyecek olursak; çocukluk evresinde yeterli miktarda protein tüketilmezse, vücut hücreleri kendini istenilen oranda yenileyemeyecek ve büyüme yetersiz kalacaktır. Fiziksel ve zihinsel gelişimlerin tamamlanmasında , vücudun hastalıklara karşı mikroplarla savaşmasında proteinlere çok önemli görevler düşmektedir.

Minerallerden Biri ; Kalsiyum

kalsiyum

Kalsiyumdan dem vuracak olursak çocuk gelişiminde hayati önem taşır. Yaşamın ilk yıllarında anne sütü ile alınan kalsiyum; çocuklarda sağlıklı kemik gelişimini sağlarken ileri ki yaşlarda risk oluşturabilecek osteoporoz riskini de belirli düzeyde engeller. Bebeklik döneminin hemen peşi sıra çocukluk evresinde  de yeterli ve dengeli kalsiyum tüketimi yapılmalıdır. Kas ve kemik gelişiminde, dişlerin oluşumunda temel mineraldir. Eksikliği ileri ki yaşantımızı ciddi mana da kötü etkileyebilir. 

Ne ! Biri Abur Cubur Mu Dedi?

abur-cubur

    Gel gelelim çocukların en sevdiği kısım olan abur cuburlara. Abur cubur ve fastfood tarzı besinlerin kullanımı çok yaygındır ve çabucak tüketilir. Her çocuğun hayalinde vardır sabah uyanınca çikolatadan, dondurmadan duvarları; şekerlemelerden pencereleri olan , musluklarından kola ve meyve suyu akıtan, ev eşyası gofret, bisküvi ve keklerden meydana gelen rengarenk bir evde gözlerini açmak.

Çocukların Çok Sevdiği Besinlerin Ne Gibi Zararları Var?

sekerler

Pek de  besleyici değeri bulunmayan bu tür yiyeceklerin yağ içeriği oldukça yüksektir. Çoğunluk olarak doymuş veya hidrojenize edilmiş trans yağ içerirler. Bunlar da haliyle kalp rahatsızlıklarına ve obeziteye kapı aralar. Vitamin ve mineral oranı yok denecek kadar az lif içeriği yönünden fakir olduğundan sindirim sistemi hastalıklarına ve bir takım kanser türlerine davetiye çıkarır. Raf ömrünü ve ürünün çekiciliğini arttırmak için koruyucu maddeler kullanılır. Aşırı şeker ve tuz içerdiklerinden erken yaşlarda diyabet ve hipertansiyon riskini de fazlasıyla  yükseltir.

Sizlere Birkaç Çözüm Önerisi

kuruyemis

Çocuklar her ne kadar bu tarz ürünleri çok fazla sevse de paketlenmiş ve hazır gıdaların sağlık üzerinde ciddi oranda zararlı etkileri vardır. Mümkün olduğunca bu hususta daha bilinçli davranmalı çocuğa farklı bazı alternatifler sunarak zararlı ürünlerden uzak tutmalıyız. Örneğin ara öğünlerde taze/kuru meyve veya çerez tüketme alışkanlığı kazandırmalıyız. Ayrıca tam tahıllı veya kepekli undan çeşitli kek ve kurabiyeler yaparak hatta yapım aşamasına çocukları da katarak eğlenceli bir oyun haline getirebiliriz. Çeşitli sağlıklı ve pratik atıştırmalıklar da hazırlayarak abur cubur yeme isteğini baskılamış oluruz. 

Sonuç

sonuc

    Çocukların hem şimdi  ki yaşantılarında hem de ileri ki dönemlerde daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürmesini istiyorsak yeterli ve dengeli beslenmelerine elimizden geldiğince özen göstermeliyiz. Yarınlarımızı emanet ettiğimiz, umut bağladığımız çocuklara sağlıklı yaşam için şimdiden yatırım yapmalıyız.     

Sağlıklı ve huzurlu günleriniz olması dileğiyle…

Devamını Okuyun
stres
Mental Sağlık, Tüm Yazılar

Stresin Vücudumuza Etkileri

dertı

     Asabi ya da aksi misiniz? Sınavlarınız ile ilgili kabuslar mı  görüyorsunuz ? Huzursuz  bir  şekilde mi uyanıyorsunuz? Endişelenmeyin sadece streslisiniz.

     Zorluk ve sıkıntıyla karşılaştığımızda stres hepimizin yaşadığı   bir duygudur. Kısa vadede yararlı olabilir. Örneğin toplum önünde konuşurken size fazladan enerji sağlayıp odaklanmanıza yardımcı olabilir. Ancak uzun vadede stres sadece beynimizi değil tüm vücudumuzda yer alan diğer organları da zarara uğratır.

Stres Nedir, Mekanizması Nasıl İşler?

belırtı

     Stres, kabaca potansiyel bir tepkimeye karşı verilen biyolojik bir tepki mekanizmasıdır. Vücudumuz strese maruz kaldığında beynin hipotalamus bölgesi, beynin altında yer alan hipofiz bezi ve böbrek üstü bezlerinden oluşan eksen aktive olur. Bu minvalde oluşan hormonal değişimler dizisi nihayetinde kortizol hormonu salınmasına neden olur. Kortizol hormonu böbreküstü (adrenal, sürrenal) bezlerinden salgılanan stres hormonudur. Uzun süre kronik stresörlere maruz kaldığımızda böbrek üstü bezlerimiz giderek daha çok kortizol pompalar. Biz de onun etkilerine giderek daha dirençli hale geliriz. Uzun süren yüksek seviyelerdeki kortizol beynimizi mahvedebilir. Kortizolden etkilenen beyin sinir sistemimizi harekete geçirir. Sinir sistemimizdeki ağ vasıtasıyla bağırsaklarımızla iletişim kurulur. Bağırsak-beyin arası bağ stresin etkisiyle bağırsak sendromuna neden olur. Sendromun etkisiyle ritmik kasılmalar ve reflü gözlenir.

    Stresin Vücudumuza Başlıca 9 Etkisi:

1. Cilt Hastalıkları

cılt

Sedef hastalığı, sivilce ve diğer cilt hastalıklarının nedeni stres olabilir. Öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalara göre, psikolojik stres ile cilt problemleri arasında doğrudan bağlantı olduğunu saptandı.

2. Kilo Kontrolü

yemek

Diyetler veya fiziksel egzersizlerle kilolarınızı bir türlü dengeleyemeyebilirsiniz. Ortaya çıkan stresli durumlar sıklıkla kortizon hormonu üretimini sağlar. Yağ ve karbonhidrat metabolizmasını stabilize eder ve kandaki gerekli şeker seviyelerini destekler. Bir insanda fazla hormon miktarı varsa, kişi daha fazla yemek yer ve vücut daha az kalori tüketir. Bu durum da sizin kilo almanızı sağlar.

3. Odaklanma Güçlükleri

odak

Uzun zamandır stres altındaki insanlar bir şeye odaklanmakta zorlanırlar.

4. Saç Dökülmesi

sac

Saçlarınızın eskisinden daha az olduğunu fark ettiyseniz, saçlarınızın dökülmesi strese bağlı olabilir.

5. Baş Ağrısı

basagrısı

Baş ağrısı birçok nedene bağlı olabilir. Ancak bazen baş ağrısı, yaşadığınız ortamdan ya da geçirdiğiniz duygusal stres yüzünden de ortaya çıkar.

6. Uyku Sorunları

baby

Stres uyku ile ilgili ciddi sorunlara neden olabilir. Öncelikle her birey iyi bir uyku olmadan normal bir şekilde çalışamaz ve hayattan zevk alamaz.

7. Boyun ve Sırt Ağrıları

agrı

Stres halindeyken boyun ve sırt bölgenizde ağrılar oluşabilir. Bu hal daha sonra baş ağrısı gibi sorunlara da yol açabilir. Çünkü sinirlendiğinizde vücudunuzda gerginliği ve ağrıları arttıracak olan hormonların üretimi yapılır. Bunun sonucunda bitkin bir vücut ortaya çıkar.

8. Depresyon

mutsuz

Stres hormonlarının sinir hücrelerini öldürdüğü biliniyor. Bu durum ise depresyon gibi hastalıkların daha çok görülmesini sağlıyor. Kişide seratonin hormonunun azalmasıyla bunalımlar ve depresif bir hal görülmeye başlıyor.

9. Akciğer Sorunları

akciger

Akciğer rahatsızlıkları yaşayanlar bunu başlıca stres kaynaklı olarak yaşamaktalar. Stres en büyük astım tetikleyicilerinden biri olarak sayılıyor. Ayrıca üst solunum yolu enfeksiyonlarına da neden olabiliyor. Stres kaynaklı olarak gelişebilen nefes darlıkları ve kaygılar da en çok yaşanan sağlık sorunlarından.

Sonuç

bitis

Stres, yoğun ve koşturmalı geçen hayata verdiğimiz gayet doğal bir tepki çeşididir. Yeterli ve kontrollü stres hayatımızı daha da düzene koyacaktır. Fakat farkında olmadan dozunu arttırdığımız stres yaşam kalitemizi düşürebilir. Yukarıda bahsi geçen önerilere kulak verirseniz strese yakalanma riskiniz düşerken streste iseniz atlatma zamanınız da en aza inecektir. Yaşam kalitemizi daha iyi seviyelere çıkarmak istiyorsak stresi kontrolümüz altında tutmalıyız.

Başarılarla dolu, mutlu daha az stresli günlerin sayısını arttırmak umuduyla…

Devamını Okuyun
mutlu-depresyondan-cikmis
Mental Sağlık, Tüm Yazılar

Depresyondan Kurtulmak İçin Birkaç İpucu

acı

Sürekli depresyonda mısınız? Yataktan kalkmak istemiyor , kimseyle konuşmaya tahammül edemiyor musunuz ? Depresyon ne demektir öğrenip depresyonla başa çıkma yollarını keşfedelim o zaman.

Depresyon Nedir?

depresyon

Depresyon (majör depresif bozukluk), nasıl hissettiğini, nasıl düşündüğünü ve nasıl davrandığını olumsuz etkileyen yaygın ve ciddi bir tıbbi hastalıktır. Depresyon, üzüntü duyulan duygulara ve / veya bir kez zevk alan etkinliklere olan ilginin kaybolmasına neden olur.

Neyse ki depresyon belirtileri ile başa çıkıp hayat kalitenizi arttırabileceğiniz 8 yıldızlı ipucumuz var:

Depresyonla Başa Çıkmanın İpuçları

1.Sosyal Destek

dost

Arkadaşlarınız veya ailenizle güçlü bağlar kurmak depresyonla mücadele gücünüzü arttırarak hayata bakışınızı olumlu yönde değiştirebilir.

2.Stresi Azaltın

mutlü

Stresin ürettiği kortizol kısa sürede iyi etkileri olmasına rağmen uzun vadede depresyonda dahil sizde pek çok hasara neden olabilmektedir. Dolayısıyla stresi ne kadar azaltabilirseniz en büyük etkisi olan depresyonu da o denli yenebilirsiniz.

3.Uyku

Yapılan çalışmalarda, majör depresif bozukluğu olan kişilerin yüzde sekseninin uyku bozukluğu yaşadığı bulunmuştur. Bu hastalar uykuya dalamayacaklarını ya da uykudan uyanamayacaklarını düşünerek depresif bir ruh hali almaktadırlar.

İyi bir uyku için yatmadan bir saat önce elektronik aletleri kapatarak kitap okuyabilir veya dinlendirici müzikler dinleyebilirsiniz. Uyuduğunuz odanın ışıklarını loş hale getirmeyi unutmayın.

Bu alışkanlıklar uykuya dalmanızı kolaylaştırarak kaliteli bir uyku sunacaklar.

4.Diyet

aci-diyet

Araştırmalar diyet ve zihin sağlığı arasında bağlantılar olduğunu gösteriyor.Bu alandaki yazılar depresyonu etkileyebilecek birçok beyin temelli besin olduğunu açıklıyor.2012 yılındaki araştırmalar çinko eksikliğinin depresyon belirtilerini arttırdığını bulmuştur.Diyetinizi geliştirerek depresyon semptomlarını büyük ölçüde azaltabilirsiniz.Diyetinizi değiştirecek her bir adım için lütfen öncelikle diyetisyen ve doktorunuza danışın!

5.Negatif Düşünceleri Durdurun

mutlü

Depresyon yalnızca kötü hissetmenizi sağlamaz aynı zamanda olaylara negatif bakmanıza da neden olur.Negatif düşüncelerle başa çıkmak ruh halinizi iyileştirebilir.

Bu düşünceleri yenmek için kişisel gelişim kitapları,online kurslar ve uygulamalardan faydalanabilirsiniz.

6.Erteleme Sorunu

saati

Yorgunluk ve mutsuzluk gibi depresyon belirtileri ertelemeyi cazip hale getirir.Erteleme ise depresyonda tam bir kısır döngüye neden olur.Ertelenen işler endişe ve stresi arttırarak olayları içinden çıkılmaz bir hale sokar.Burada yapılması gereken kısa hedefler belirlemek ve zamanı iyi yönetmektir.Başarıyla üstesinden gelinen her iş, güvenle beraber depresyondan kurtulmamıza yardımcı olacaktır.

7.Ev İşleri

temızlık

Depresyon klasik ev işlerine olan ilgimizi azaltacaktır.Ancak biriken bulaşıklar ve dağınık bir ev depresyonu  daha kötü bir duruma sürükleyebilir.Bu yüzden küçük başlangıçlarla her seferinde kendinizi bir işe vererek kafanızı dağıtabilirsiniz.Hayatınızdaki küçük değişikliklerle daha mutlu ve huzurlu bir yaşam hazırlayabilirsiniz.

8.Sevdiğiniz Aktiviteler

orgu

Sevdiğiniz aktiviteleri küçük bir deftere not alarak modunuzu nelerin yükselteceğini görebilirsiniz.Hobileriniz,sevdiğiniz kitaplar,müzikler,filmler…Kendinizi mutsuz hissettiğiniz her an bu defterden bir aktivite seçerek kendinize zaman ayırın ve değerli olduğunuzu hissedin.

Depresyonu Dikkate Almalıyız

destekk

Depresyon zayıflık veya kişisel bir kusur değildir!Aksine tek başına aşılmaması gereken tıbbi bir durumdur.Sevdiklerinizi kaybetmeniz,tartışmalarınız,kötü puanlar almanız hatta yağmurlu bir hava bile depresyon tetikleyicisi olan hüznü açığa çıkarır.Bunun için destek alıp rahatsızlığınız ile başa çıkabilmelisiniz.Unutmayın ki her insan zaman zaman kendini kötü hisseder,önemli olan bu durumun geçici olduğunu bilip hayata yeniden tutunabilmektir.

Huzurlu,sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Devamını Okuyun
metabolizma
Metabolizma, Tüm Yazılar

Metabolizma Nedir?Nelerden Etkilenir? Kilo Kontrolünde Önemli midir?

metabolizma

Metabolizma, günümüzde herkesin merak ettiği bir konudur. Birçok kişi kilo almasının sebebini yavaş çalışan metabolizmayla ilişkilendirir. bu yüzden de metabolizmasını hızlandıracak öneriler arar. Sizler de metabolizma hakkında gerçek bilgiler edinmek istiyorsanız yazımızı okumalısınız.

Metabolizma Nedir?

Metabolizma, sizi hayatta tutmak için vücudunuzun içinde sürekli olarak devam eden tüm kimyasal süreçleri ve organlarınızın normal çalışmasını, örneğin solunum, hücreleri onarma ve yiyecekleri sindirmeyi tanımlar.Dinlenirken bile, vücudunuzun nefes alma, kan dolaşımı, hormon seviyelerini ayarlama ve hücreleri büyütme ve onarma gibi tüm “gizli” işlevleri için enerjiye ihtiyacı vardır. Vücudunuzun bu temel işlevleri yerine getirmek için kullandığı kalori miktarı, bazal metabolizma hızınız (BMR) olarak bilinir.

bazal-metabolizma-hızı

BMR’niz, yaşınıza ve yaşam tarzınıza bağlı olarak vücudunuzun günlük enerji gereksinimlerinin% 40 ila% 70’ini oluşturur. “Yavaş metabolizma” daha düşük bir BMR olarak tanımlanır.

Bazal Metabolizma Hızını Etkileyen 7 Faktör

Vücut Büyüklüğü

vücut-büyülüğü

Ağırlık, boy ve yüzey alanı arttıkça metabolik hız artar.

Vücut Kompozisyonu

kas

Yağ dokusu kas dokusundan daha düşük metabolik aktiviteye sahiptir. Yağsız kas kütlesi arttıkça metabolik hız artar.

Cinsiyet

cinsiyet

Bazal metabolizma hızı (BMR) kadınlarda erkeklerden ortalama yüzde 5 ila 10 daha düşüktür. Bunun nedeni büyük ölçüde kadınların genellikle benzer büyüklükteki erkeklerden daha fazla vücut yağına ve daha az kas kütlesine sahip olmasıdır.

Yaş

yaş

Yetişkinlik döneminde yağsız kas kütlesindeki azalma, yaklaşık 30 yaşından sonra BMR’de yılda yaklaşık yüzde 0,3’lük yavaş, sürekli bir düşüşe neden olur. Bu, yetişkinlik boyunca kuvvet antrenmanı ile büyük ölçüde önlenebilir.

İklim Ve Vücut Sıcaklığı

sıcaklık

Tropik iklimlerde yaşayan insanların BMR’si daha ılıman bölgelerde yaşayan meslektaşlarına göre genellikle yüzde 5 ila 20 daha yüksektir, çünkü vücudu serin tutmak enerji alır. Sıcak havalarda yapılan egzersiz de ek bir metabolik yük getirir. Vücut yağ içeriği ve giysilerin etkinliği, soğuk ortamlarda enerji metabolizmasındaki artışın büyüklüğünü belirler; çok soğuk havalarda çalışıyorsanız veya egzersiz yaparsanız vücudu sıcak tutmak enerji ister.

Hormonal Seviyeler

hormon

Tiroid bezleri tarafından salınan anahtar hormon olan tiroksin (T4) metabolik hız üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Hipotiroidizm, özellikle menopoz yakınında veya sonrasında kadınlarda nispeten yaygındır. Kilo problemi olan herkes tiroid fonksiyonlarını doktorları tarafından kontrol etmeli ve düşük olduğu ortaya çıkarsa uygun şekilde tedavi edilmelidir.

Sağlık

Ateş, hastalık veya yaralanma istirahat metabolizma hızını iki katına çıkarabilir.

Metabolizmanın Kilo Kontrolündeki Önemi Nedir?

kilo

Metabolizmanın ağırlıkla bağlantılı olduğu doğrudur. Ancak yaygın inanışın aksine yavaş bir metabolizma nadiren tek bir etken olarak  aşırı kilo alımının nedenidir. Metabolizmanız vücudunuzun temel enerji ihtiyaçlarını etkilemesine rağmen, ne kadar fiziksel aktivite yaptığınızla birlikte ne kadar yediğiniz ve içtiğiniz, nihayetinde kilonuzu belirler. Fakat bunlardan yola çıkarak metabolizmanın kilo kontrolünde önemsiz olduğunu söylemek yanlış olur. Aşırı kilo alımında sadece bir etken olan metabolizmanın kilo kontrolününde önemi yadsınamaz. Bu yüzden metabolizma hızını arttıracak yaşam tarzı değişiklikleri yapmak kilo kontrolünde size yardımcı olacaktır.

Metabolizma Hızını Artıran 10 Etken

Bazıları için hızlı bir metabolizma kalıtsaldır ancak diğerleri için, cinsiyetleri, yaşları veya hatta vücutlarının tepki verme biçimleri nedeniyle farklı olabilir. Yaşımızı, cinsiyetimizi veya genetiğimizi kontrol edemeyeceğimizden eminiz ancak onu arttırabileceğiniz yollar var.

Yemek Saatlerini Düzenlemek

saat

Düzenli zamanlarda yemek yemek, kişinin metabolizmasını artırmasına yardımcı olabilir.

Vücut denge ve düzenliliğe dayanır. Tutarlı zamanlarda yemek, metabolik dengenin korunmasına yardımcı olabilir.

Aksi takdirde, kişi tek seferde çok yer ve uzun süre yemek yemezse, vücut kalorileri daha yavaş yakabilir ve daha fazla yağ hücresi depolayabilir.

Yeterli Kalori Almak

kalori

Bazı insanlar kilo verebilmek için öğünlerini atlayabilir. Kalori kontrolünü iyi bir şekilde yapabilmek gereklidir. Çok az kalori almak vücudu enerji tasarrufu yapmaya yönelteceğinden kişinin metabolizmasını yavaşlatacaktır.

Yeşil Çay İçmek

yeşil-çay

Çalışmalar kesin olarak kanıtlanmamış olsa da, bazı araştırmalar yeşil çay ekstraktının yağ metabolizmasının çalıştırılmasını teşvik etmede rol oynayabileceğini göstermektedir. Yeşil çay; şekerli meyve sularına ve gazlı içeceklere kıyasla çok daha sağlıklı bir alternatif olacaktır.

Direnç Eğitimi Yapmak

eğitim

Direnç eğitimi metabolizmayı artırabilir . Kuvvet antrenmanı, metabolizmayı arttırabilecek kas oluşturmaya yardımcı olur. Kas kütlesi yağdan daha yüksek bir metabolik hıza sahiptir, bu da kas kütlesinin korunması için daha fazla enerji gerektirdiği anlamına gelir.

Bir kişinin vücudu yaşlandıkça doğal olarak kasını kaybeder. Düzenli direniş eğitimi bu etkiye karşı koyabilir. Direnç eğitimi, ağırlık kaldırmak ve kas oluşturmak için vücudun ağırlığını veya direnç bantlarını kullanan egzersizleri yapmak içerebilir.

Yeterli Su İçmek

su

Yeterli miktarda su almak vücudun en iyi şekilde çalışması için gereklidir. En uygun metabolizma için vücuda yeterince su gereklidir ve bir kişinin kilo vermesine yardımcı olabilir.

Stresi Azaltmak

stres

Stres, hormon seviyelerini etkiler ve vücudun normalden daha fazla kortizol üretmesine neden olabilir.

Kortizol, iştahı düzenlemeye yardımcı olan bir hormondur. 2011 yılında araştırmacılar, yeme bozukluğu yaşayan kişilerde anormal kortizol seviyeleri buldular. Diyet kısıtlaması ve bazı kilo endişeleri de dahil olmak üzere düzensiz beslenme, metabolizmayı bozabilecek sağlıksız yeme alışkanlıklarına yol açabilir.

Stres, metabolizmayı etkileyebilecek uyku kalitesi ile de yakından ilgilidir.

Yüksek Yoğunluklu Antrenmanları Denemek

antrenman

Kuvvet antrenmanı gibi, yüksek yoğunluklu aralık antrenmanı (HIIT) metabolizmayı artırabilir. Bir kişi bir antrenmana her ikisinin unsurlarını eklemekten yararlanabilir.

HIIT, sabit kardiyoya bir alternatiftir. Sürekli koşmak, yüzmek veya bisiklete binmek sabit kardiyoya örnektir. Bunun yerine, değişen yüksek yoğunluklu ve düşük yoğunluklu egzersiz dönemlerini içeren bir rutinin denenmesine yardımcı olabilir. Bu, 1 dakika boyunca sprint yapmayı, sonra 2 dakika boyunca yürümeyi veya kısa atlama jakı patlamaları ve yürüme iyileşme süreleri arasında geçiş yapmayı içerebilir.

Yeterli Uyku Almak

uyku

Bir kişi çok az uyku aldığında, vücut bir insanı aç hissettirebilecek bir hormon olan grelin salgılar. Aynı zamanda daha az leptin salgılar, bu da bir kişinin kendini tam olarak hissetmesine yardımcı olan bir hormon. Yeterli uyku almak bu hormonların dengeli kalmasını sağlayabilir. Bu, bir kişinin aşırı yemek yemesini önleyebilir.

Doğru uyku miktarı kişiden kişiye değişse de, araştırmalar yetişkinlerin gecelik en az 7-8 saate ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.

Yeterli B Vitamini Almak

tahıl

B vitaminleri metabolik hızda önemli bir rol oynar. Bazı anahtar B vitaminleri arasında B1 (tiamin), B2 (riboflavin) ve B6 (piridoksin) bulunur.

Yeterli Protein Tüketimi

et-tüketmek

Gün içerisinde vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineralleri dengeli almalıyız, bu besin öğelerinin içinden özellikle proteinlerin termik etkisi (vücut proteini sindirirken daha fazla enerji harcar) yüksektir. Bu yüzden süt, yoğurt, peynir, yumurta, et, tavuk, balık, kurubaklagiller gibi protein içeren besinleri diyetimizde yeteri kadar almalıyız.

Metabolizma Neden Bu Kadar Önemli?

Metabolizmanızın dengeli ve düzgün çalışması dinamik bir hayat yaşamanız, hastalıklarla mücadele etmeniz gibi olaylarda etkilidir. Kısacası sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez unsurlardan biridir. Bu yüzden metabolizmanızı geliştirmeye daha fazla önem vermelisiniz. Yukarıdaki bilgileri hayata geçirmeniz doğrultusunda daha etkili bir metabolizmanız olacaktır.

Sağlıklı, huzurlu, sevinç dolu günleriniz olsun.

Devamını Okuyun
ai-yapay-zeka
Haberler, Tüm Yazılar

Yapay Zeka Çağı

yapay-zeka-cagı

Değişen insan değişen bilim. Her ne kadar birbirinden bağımsız iki süreç gibi düşünüyor olsak da aslında hiç de öyle değil. Bilimin değişip gelişmesiyle bizlerde sürece dahil oluyor ve mecburi değişime ayak uyduruyoruz.

Yapay Zeka Nedir?

yapay-zeka

Yapay zeka (AI) kendisine yüklenilen görev ve sorumlulukları yerine getirebilmek için insan zekasını taklit eden ve topladıkları veri hafızasına bağlı yinelemeli olarak kendini geliştiren sistem veya makinelerdir. İnsan zihniyle ilişkilendirilen öğrenme ve problem çözme gibi bilişsel işlevleri üstlenirler. Yapılan AR-GE çalışmaları ve çeşitli deneysel gözlemler sonucunda yapay zeka sürekli kendini yenilemektedir.

Yapay Zekanın Yakın Gelecek Hedefleri

  • Robotik ve makine öğrenimi
  • Mantık veya yapay sinir ağları
  • Akıl yürütme
  • Bilgi temsili
  • Arama ve matematiksel optimizasyon
  • Planlama
  • Öğrenme
  • Doğal dil işleme
  • Algılama, nesneleri taşıma ve kullanma
  • Genel zeka da yapay zekanın uzun vadeli hedefleri arasındadır.

Yapay Zekanın Faydalandığı Bilim Dalları

  • Bilgisayar bilimi
  • Bilgi mühendisliği
  • Matematik
  • Psikoloji
  • Dil bilim
  • Felsefe gibi daha birçok alan ile etkileşimli olarak çalışma yapmaktadır.

Yapay Zekanın Kullanım Alanları

1. Sağlık Analizi ve Hasta Tedavisi

saglık-analizi

Hayatımızı daha rahat ve yaşanabilir geçirebilmemiz için sağlık öncelikli kriterlerimizdendir. Yapay zeka sağlık sektöründe de hızlıca adından söz ettirmeye başlamıştır. Tıbbi teşhis ve tedavinin hızı ve doğruluğunda , yapılan kişisel sağlık harcamalarının en aza indirilmesinde , sağlık hizmetlerinin etkinlik ve erişilebilirlik konusunda gün geçtikçe ilerleme göstermektedir.

2. Yapay Zeka ve Otonom Sürüş

otonom-sürüs

Yapay zeka ve makine öğrenimi beraber işlev görür. Veri tabanı ne kadar genişse işlevsellik de o oranda artacaktır. Gelecek günlerde var olan otonom araçlara yenileri eklenecek ve daha gelişmiş özellikler yüklenecektir.

3. Bilgi Teknolojileri

bilgi-teknolojisi

Güvenlik için tahmini istihbarat , dış veri kaynakları ve küresel siber tehlikelerin izlenmesinde altyapıların sağlamlaştırılması ile birlikte kayıpları en aza indirir.

4. Sanal Asistanlar

asistan

Günümüzde de aktif olarak kullanılan asistan programları daha da kompleks ve kişiselleşmiş becerilerle donatılacak ve kullanıcılarını tanıyarak ihtiyaçlarını önceden tahmin edebilir düzeye gelecektir.

5. Tekstil Sanayi ve Moda

tekstil-moda

Mağazalara giderek alışveriş yapmak gittikçe tarihe karışıyor. İnsanlar artık internet üzerinden ihtiyaçlarını karşılamayı daha çok tercih ediyor. Yapay zeka bu sektörde de karşımızda. İnternet alışverişinin en çok iade nedeni beden uyumsuzluğu olarak tespit edilmiştir. Yapay zeka ile kişinin fotoğraflarından beden ölçülerini tahmin edip ona uygun kıyafetleri karşısına çıkaran uygulamalar geliştirilmektedir.

6. Eğlence ve Oyunda Kişisellik

eglence-oyun

İnsanlar yoğun tempolu çalışmaları, yorucu iş hayatlarının ardından dinlenme, rahatlama bir nevi zihin boşaltma amaçlı sanal ortamlarda çeşitli oyunlar oynar. Yapay zeka ile bu alanda da kişinin zevk ve tercihlerine göre oyun programları özelleştirilmektedir.

Sosyal Medya Alanındaki Uygulamalar

sosyal-medya

Facebook geçtiğimiz yıllarda yüz tanıma sistemi için 60 milyon dolarlık face.com sitesini satın almıştır. Ayrıca ilginizi çeken reklamların sayfanıza düşmesi için de yapay zekayı kullanıyorlar. Instagram, emoji anlamlarının tanımlanmasında; Snapchat, dijital maske ve aniasyon uygulamalarında, Pinterest arama ve keşfetme özelliklerinde e-posta ve reklam pazarlama yöntemlerinde yapay zekayı daha çok ön plana çıkarmayı planlamaktadır.

Yapay Zekanın Hayatımızdaki Yeri?

yapay-zeka-insan

Yapay zeka 4. sanayi devrimi atılımlarının en büyüğüdür. Hayatımızın her alanında kullanılmaya başlanmıştır. Gittikçe gelişen teknoloji hayatlarımızın odağında yer almaya devam etmektedir. Yapay zeka uygulamaları ile birbirinden farklı birçok alanda hayatımızı daha da kolaylaştıracak uygulamalar geliştirilmektedir. Önceden tahmin etme , olasılıkları hesaplama, bazı maliyetleri azaltma , sistemleri daha etkili ve bilinçli kullanabilme hususunda yapay zeka yardımımıza ulaşmaktadır.

Gelecekte daha güzel günler görebilmek umuduyla…

Devamını Okuyun
semptom
Bağışıklık, Tüm Yazılar

Bağışıklık Nedir? Bağışıklık Sistemimiz Ne İşe Yarar?Nasıl Güçlendirebiliriz?

bağışıklık

Bağışıklık bir şeyden korunmak, bundan etkilenmemek veya rahatsız etmemek anlamına gelir. Isıya karşı bağışıklığınız olduğunu varsayalım bu sizi ısının rahatsız edemeyeceği anlamına gelir. Yani bu durumda sıcak erimiş bir lava yürümek nehre yürümekten farksız olacaktır. Şaşırtıcı bir şekilde bağışıklık sisteminiz sayesinde bu süper gücün farklı bir formuna sahipsiniz. Bağışıklık sisteminiz sizi korur ve hastalıklarla mücadelenize yardımcı olur. Bakteri ve virüsler  her yerde bulunur. Hiç tuttuğunuz kapının kolunda kaç tane mikroorganizma var diye düşündünüz mü? Bir çok bakteri ve virüs hastalığa neden olabilir ve patojen(hastalık yapıcı) olarak adlandırılır. Tüm bu patojenlerle her an temasta olmanıza rağmen neden sürekli hasta olmuyorsunuz hiç düşündünüz mü? Çünkü bağışıklık sisteminiz istilacı biyotik ve abiyotik patojenlerle savaşır ve enfeksiyon gelişmesini önler. Patojenleri karşılayarak, nötralize ederek ve temizleyerek; patojenlerin organizmanın bütünlüğünü bozacak zararlı etkilerine karşı direnç oluşturur.

bağışıklık

Vücudun ilk savunma hattı fiziksel engellerdir. Patojenler bu engeli geçmeyi başarırsa, vücdunuzda bunlara karşı eyleme geçecek uzmanlaşmış hücreler vardır. Kan dolaşımınız ve vücudunuzun önemli bölgeleri patojenlerle savaşabilecek beyaz kan hücreleri içerir.

Bağışıklık sisteminiz bu hücrelerle günün her anında sizi enfeksiyonlardan uzak tutmak için çok iyi bir iş çıkarır. Eğer siz bağışıklık sisteminize iyi bakarsanız o da size iyi bakacaktır.

Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirmek İçin Ne Yapabilirsiniz?

Bağışıklığınızı artırma fikri caziptir, ancak bunu yapabilme yeteneği birkaç nedenden dolayı zorlaşmıştır. Bağışıklık sistemi tam olarak – tek bir varlık değil – bir sistemdir. İyi işlemek için denge ve uyum gerektirir. Araştırmacıların bağışıklık tepkisinin karmaşıklığı ve birbirine bağlılığı hakkında hala bilmedikleri çok şey var. Şimdilik, yaşam tarzı ve gelişmiş bağışıklık fonksiyonu arasında bilimsel olarak kanıtlanmış doğrudan bağlantılar yoktur.

Ancak bu, yaşam tarzının bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin ilgi çekici olmadığı ve araştırılmaması gerektiği anlamına gelmez. Araştırmacılar, hem hayvanlarda hem de insanlarda diyet, egzersiz, yaş, psikolojik stres ve diğer faktörlerin bağışıklık tepkisi üzerindeki etkilerini araştırıyorlar. Bu arada, genel sağlıklı yaşam stratejileri, bağışıklık sisteminize üst el vermeye başlamak için iyi bir yoldur.

Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirmenin Sağlıklı Yolları

İlk savunma hattınız sağlıklı bir yaşam tarzı seçmektir. Genel sağlık yönergelerine uymak, bağışıklık sisteminizi doğal olarak güçlü ve sağlıklı tutmak için atabileceğiniz en iyi adımdır. Bağışıklık sisteminiz de dahil olmak üzere vücudunuzun her parçası, çevresel saldırılara karşı korunduğunda ve aşağıdaki gibi sağlıklı yaşam stratejileriyle desteklendiğinde daha iyi çalışır.

Sigara İçmemelisiniz

sigara

Çünkü sigara içmek bağışıklık sisteminizi zayıflatır. Sigara dumanındaki kimyasallar, vücuttaki hücrelere devam eden bir hasar kaynağıdır ve bağışıklık sisteminiz bu hasarla mücadele etmek için sürekli çalışmalıdır. Sigara içmek aynı anda akciğer kanserine neden olabilir ve vücudunuzun savaşma yeteneğini zayıflatabilir.

Meyve Ve Sebzelerde Yüksek Bir Diyet Yemelisiniz

meyve-sebze

Meyve ve sebzeler içeriğindeki flavanoidler ile organizmayı enfeksiyonlara karşı korur.

Düzenli Egzersiz Yapmalısınız

egzersiz

Fiziksel aktivite bakterileri akciğerlerden ve solunum yollarından temizlemeye yardımcı olabilir. Bu, soğuk algınlığı, grip veya başka bir hastalığa yakalanma şansınızı azaltabilir.

Sağlıklı Bir Kiloyu Korumalısınız

kilo

Karın çevresindeki aşırı yağ vücudun savunma sistemini size karşı çevirerek kalbe ve diğer hastalıklara yol açabilir. Avustralyalı araştırmacılar, obez bireyler için sadece 10 kilo vermenin dengesiz bir bağışıklık sistemini düzeltebileceğini buldular.

Bağışıklık sistemindeki hücrelerin belirli bir dengede bir arada bulunması gerekir. Diyet ve aşırı vücut yağı da dahil olmak üzere birçok faktör bu dengeyi değiştirebilir ve vücudumuza zarar vermek yerine zarar verebilecek bağışıklık hücreleri oluşturabilir.

Alkol Alırsanız, Sadece Ölçülü Olarak İçmelisiniz

alkol

Alkol, sağlıklı bağırsak mikroplarının bağışıklık sistemi ile etkileşimini etkiler. Alkol ayrıca bağırsak bariyerini bozarak daha fazla bakterinin kana geçmesine izin verir. Aşırı içme, bağışıklık sisteminizdeki makrofajlar, T ve C hücreleri gibi üç önemli hücre türünün sayısını ve işlevini azaltır.

Yeterli Uyku Almalısınız

uyku

Uyku sırasında bağışıklık sisteminiz, bazıları uykuyu geliştirmeye yardımcı olan sitokin adı verilen proteinleri serbest bırakır. Uyku yoksunluğu bu koruyucu sitokinlerin üretimini azaltabilir. Ek olarak, yeterli uyku almadığınız dönemlerde enfeksiyonla mücadele antikorları ve hücreleri azalır.

Ellerinizi Sık Sık Yıkamak Ve Etleri İyice Pişirmek Gibi Enfeksiyonlardan Kaçınmak İçin Adımlar Atmalısınız.

Stresi En Aza İndirmeye Çalışmalısınız

stres

Stres hormonu kortikosteroid, bağışıklık sisteminin etkinliğini baskılayabilir. (örn. Lenfosit sayısını azaltabilir.)

Enfeksiyonlardan korunmak için ilk önce önlem almalısınız. Özellikle tedavi için antiviral ilaç bulunmayan  viral hastalıklara yakalanmamak için yukarıda bahsettiğimiz şekilde yaşam tarzı değişiklikleri yapmalısınız. Bunları yapmadığınız sürece hastalıklara yakalanmak ne kadar kolay olacaksa, hastalığı tedavi etmek de o kadar zor olacaktır.

Bağışıklığınızın Sizi Düşündüğü Kadar Siz de Onu Düşünmelisiz

Bağışıklığınız sizi bakteri ve viral enfeksiyonlara karşı korumak, eğer hastalanmışsanız, hastalığınızı en kolay şekilde atmanız için devamlı mücadele eder. Yukarıda sıraladığımız önerilere uyarsanız bağışıklık sisteminiz daha güçlü olacaktır ve sizin için daha iyi mücadele verecektir. Bu kolay önerileri uygulayıp hastalıklardan korunun!

Sağlıklı,huzurlu ve güzel günleriniz olması dileğimizle…

Devamını Okuyun