fbpx
kolik bebek
Tüm Yazılar

Kolik Bebek Nedir? 7 Rahatlatıcı Tavsiye

kolik bebek

Merhabalar sevgi ve huzur dolu bir günden. Bebek sahibi olmak nerdeyse tüm eşlerin en büyük hayallerinden biridir. Minik bir bebeği büyütmek, onun tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenmek ebeveynlerin sorumlulukları arasındadır. Bazı bebekler biraz daha zorlu bir bebeklik dönemi geçirir. Kolik bebek sahibi anne babalar bu durumu rahatça anlayacaktır. Birçok sağlık problemine sahip bebekler olduğu gibi kolikte ciddi bir problemdir. Bu yazımızda sizlerle beraber kolik nedir, kolik bebek nasıl anlaşılır, kolik bebeklere neler yapılmalı gibi konuları işleyeceğiz. Sizlerde kolik bebek sahibi iseniz, bebek bekliyorsanız ya da bu konu hakkında gerekli bilgileri öğrenmek istiyorsanız yazımıza geçelim isterseniz.

Kolik Bebek Nedir?

Kolik, ortada belirgin herhangi bir sebep yokken bebeğin aniden ağlamaya başlaması, uzun süre boyunca çığlıklar halinde sakinleştirilemeyen ağlama nöbetleridir. Genelde 2. Haftadan sonra bazı bebeklerde kolik görülmeye başlar. Çoğunlukla 2. ve 4. Haftalar arası görülmeye başlar. Koliğin bitiş zamanı bebekten bebeğe değişmekle beraber 3. ve 4. aylarda doruk seviyeye ulaşır. Büyük bir çoğunlukta da 6. aydan itibaren yavaş yavaş bitmeye başlar. Bebeklerin yaklaşık olarak beşte biri koliktir.

bebek aglamasi

Ağlama nedeni açlık, altının temizlenmesi gibi nedenlere bağlı değilse akla ilk gelen yoğun gaz sancısından dolayı kolik ağlamadır. Özellikle ilk bebeklerini büyüten anne babalar aşırı ağlama nöbetleri sonucunda endişeye kapılır. Özellikle akşam 6 ile gece yarısı arasında gelişen ısrarcı ağlama nöbeti anne babaların korkulu rüyasıdır.  Ama bu süreçte en önemli noktalardan biri de anne babaların sakinliğini korumasıdır. Bebeğinizin başka herhangi bir sağlık sorunu bulunmuyorsa kolikten dolayı endişelenmenize gerek yok geçici bir olay ve bebeğiniz sağlıklı bir şekilde atlatacaktır.

Kolik Bebek Nasıl Anlaşılır, Belirtileri Nelerdir?

ağlayan bebekler

Normal bebek ağlaması veya kolik ağlaması arasındaki farklar nelerdir? Anne babalar bebeklerinin kolik olduğunu nasıl anlar? Bu sorulara yanıt bulmaya çalışalım.

-Tekrarlayan hareketlerle bacaklarını karnına doğru çeker ve devamında da uzatır. Bu şekilde devamlı hareketler varsa kolik ağlamalar olduğunu anlayabilirsiniz.

-Ağlarken sırtını iyice gerer ve kol ve bacaklarını etrafa savurur.

-Ağlarken kendini sıkar ve yüzü kızarır.

-Bebekler ağlarken çok fazla miktarda hava yuttukları için karınları şiştir ve çok fazla gazı vardır. Bu da koliğin en belirgin belirtilerinden biridir.

Koliğe Sebep Olan Bazı Etmenler

Koliğin nedeni bebekten bebeğe değişmektedir ve doktorlarda kesin neden söylememektedir. Bebeklerin beşte birinde ortaya çıkan koliği birçok sebep tetikleyebilir.

-Bebekler dünyaya geldiğinde vücuttaki çoğu sistem tam olarak gelişmemiştir ve yavaş yavaş gelişmeye fonksiyon kazanmaya başlar. Sindirim sistemi de tam olarak tamamlanmamış olur. Bebek yediklerini sindirmeye çalışırken zorluk çeker böylece şiddetli ağlama nöbetleri geçiriyor olabilir.

-Sindirim sistemi problemlerinden biri olan reflü bebeği rahatsız ediyor olabilir.

-Yenidoğanların gün içerisinde maruz kaldığı yoğun ilgi ve uyaran bebeği yorabilir ve bünyesi alışık olmadığı için bunu ağlayarak ifade ediyor olabilir.

-Gaz problemi bebekleri fazlaca rahatsız eder ve koliğin en yaygın nedenlerinden biridir.

Kolik Bebekler için 7 Rahatlatıcı Tavsiye

sakin bebek

Anne babalar kolik bebekler için oldukça endişelidir ve geceleri bölen, bitmek bilmeyen gittikçe artan ağlama nöbetleri karşısında ne yapacaklarını kestiremezler. Unutmamanız gerekir ki koliğin nedeni tam olarak belirlenemediği için çözümü de kesin değildir. Ancak olabildiğince kısa sürede atlatabilmek için bazı yöntemleri deneyebilirsiniz.

1. Annelerin Beslenme Düzeni 

Annelerin beslenme düzeni bebeklerin sağlığı üzerinde belirleyici etkiye sahiptir. Emziren annelerin yediği her şey süt yoluyla bebeğe geçer. Baklagil grubu, soğan, fasulye, karnıbahar ve süt ürünleri gibi daha birçok gaz yapan besinden uzak durulmalıdır. Unutmamalısınız ki yedikleriniz sadece sizi değil beraberinde bebeğinizi de etkiler.  

2. Mama Kullanımı

Anne sütünün yetersiz kaldığı durumlarda ek olarak mama verilir. Bazı mamalar çocuğun bünyesine göre hazımsızlık, ishal, kabızlık gibi durumlara sebep olabilir. Bundan dolayı doktorunuza danışmalı ve çocuğunuza uygun mamayı bulmalısınız. Günlük beslenmesini olabildiğince anne sütüyle yapmalı gerekli zamanlarda da uygun mamayı vermelisiniz.

3. Açık Havaya Çıkarabilirsiniz

Hava şartlarına göre ağlama nöbetleri başlayınca bebeğinizi dışarı çıkabilirsiniz. Farklı bir ortam, temiz hava,  yeni sesler iyi gelebilir. Ayrıca bebeklerin araçla gezdirilmesi ya da bebek arabasına bindirilmesi de çoğu kez sakinleştiren faaliyetler arasındadır.

4. Ilık Bir Duş, Hafif Masaj

Bazı bebekler su ile haşır neşir olmaktan çok hoşlanır. Yeni doğan bebekler sıklıkla banyo yapar. Duş almayı seven bebekler ağlama nöbetlerinde ılık bir duş ile sakinleştirilebilir. Sırtı sıvazlayarak yapılan hafif masajlar da rahatlatıcı etkiye sahiptir.

5. Ninni ve Sakin Müzikler

Bebeğinize sakin ninniler, klasik müzik ya da durgun fon müzikleri gibi sakinleştirici müzikler dinletebilirsiniz. Çoğu bebek müzik sesini sevmektedir ve dinletilen müzikler olumlu etkiler bırakır.

6. Emzirmek veya Emzik Kullanımı

Kolik sebeplerinden en yaygın olanı gaz sancısıdır. Emzirmek çoğu zaman gaz sancısını azaltmaktadır. Bebeğinizi emzirebilir ya da böyle bir imkanınız yoksa emzik kullanmayı deneyebilirsiniz.

7. Uyku Düzeni ve Gündüz Uykuları

Bebekler daha sağlıklı bir gelişim dönemi geçirebilmek için daha fazla uyur ve uyurken büyürler. Gaz sancısı nedeniyle özellikle geceleri ağlama nöbeti geçiren bebeklerin gündüz uykuları kısaltılmalıdır. Uyku konusu çoğu anne babanın şikayetçi olduğu konulardan biridir. Bu konuyu mutlaka doktorunuz ile konuşmalı ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmelisiniz.

mutlu bebek

Kolik bebek büyütmek ciddi ölçüde fedakarlık ve sabır gerektirir. Anne babalara verilecek en önemli tavsiye bu durumun geçici olduğu ve birçok bebekte 3. aydan itibaren azaldığı 6. ay itibariyle de sonlandığını söylemek olacaktır. Israrcı ağlamaların başladığı zamanlarda öncelikle siz sakinliğinizi korumalı ve yukarda bahsettiğimiz yöntemlerden bazıları ile bebeğinizi sakinleştirmeye çalışmalısınız. Bebeğinizle geçirecek musmutlu, sağlıklı günleriniz olması dileğiyle…

Devamını Okuyun
çocuk-sağlığı
Anne- Çocuk Sağlığı, Beslenme, Tüm Yazılar

Fast Food ve Hazır Gıdaların Çocuk Sağlığına 6 Zararı

çocuklar-ve-yemek

Fast food veya hazır gıdalar, enerji açısından zengin olan her türlü gıda için genel bir terimdir, çünkü çok fazla yağ ve şeker ve tuz içerirler, ancak protein, lif, vitamin ve mineral gibi diğer önemli besin maddeleri bakımından düşük bir içeriğe sahiptirler. Bununla birlikte, fast food ve hazır gıdaların tadı, düşük fiyatları ve hazırlama rahatlığı nedeniyle çoğu çocuk için son derece caziptir (herhangi bir pişirme veya hazırlık gerektirmez). Çocuklar genellikle bu tür yiyeceklerin sağlıklarını nasıl olumsuz etkilediğini anlamadığından, çocuklarda oldukça bağımlılık yapabilir.

Düzenli fast ve hazır gıda tüketimi; obezite, obeziteye eşlik eden duygusal ve benlik saygısı sorunları ve daha sonraki yaşamdaki kronik hastalıklar gibi uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir. Birçok fast food ve hazır gıdada tehlikeli gıda renklendirici ajanların ve / veya sağlıksız trans yağların varlığı ve gıda hazırlama güvenliği ile ilgili sorunlar genellikle konuyu daha da karmaşıklaştırır.

Fast Food ve Hazır Gıdaların Çocuk Sağlığına Zararları

1. Kabızlık

çocukarda-beslenme

Tekrarlanan öğünlerde aşırı dozda kalori, yağ, şeker ve diğer karbonhidratlar çocuğun gıda isteklerini değiştirir ve çocuğun lif, meyve, süt ve sebze yemesi olasılığını azaltır. Bu, daha fazla kabızlık şansına neden olabilir.

2. Bağımlılık

hazır-gıda

Çocuklukta çok fazla fast food ve hazır gıda tüketmek, tıbbi problemlere neden olmasının yanı sıra, daha sonraki yaşamda sağlıklı beslenmeyi zorlaştırır, çünkü gıda alışkınlığı çocuklukta gelişir. Ayrıca fast food ve hazır gıdaların yoğun ve bağımlılık yapıcı tadı yüzünden çocuklar sıradan yiyeceklere çok ilgi duymayabilir.

3. Öğrenme Performansına Etkisi

çocuklarda öğrenme

Fast food ve hazır gıdalar, öğrenme performansının düşmesine neden olabilir, çünkü yüksek şeker seviyeleri konsantrasyonu düşürebilir. Dolayısı ile uzun süre dikkat gerektiren görevlerin yerine getirilebilmesi zorlaşabilir. Ayrıca kan şekeri dalgalanmaları ruh hali değişimlerine ve uyku bozukluklarına da neden olabilir.

4. Depresyonlu Bir Çocuk

depresyonlu-çocuk

Obezite, benlik saygısı ve belki de depresyon ile sonuçlanabilir. Fast food ve hazır gıdaları çok tüketen bazı çocuklar obezite olmadan bile depresyon gelişme riski altındadır. Depresyon ise büyüme ve gelişme parametrelerini, öğrenme performansını ve sosyal ilişkileri etkiler.

5. Hiperaktivite

çocuklarda-aktivite

Esansiyel yağ asitleri fast food ve hazır gıdalarda çok düşük düzeylerde bulunur. Bunlar, vücut içinde üretilemeyen, ancak hücre zarlarının üretimi için gerekli olan ve ayrıca beyin ve retina içinde yüksek konsantrasyonlarda gerekli olan omega-3 ve omega-6 çoklu doymamış yağ asitlerini içerir. Bu tür besin maddelerinin eksikliğinin artmış antisosyal davranış ve belki de hiperaktivite ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.

6. Düşük Enerji

çocuklarda-hareketsizlik

Fast food ve hazır gıdalar, fiziksel aktivite için yeterli besin sağlamadığından çocukların egzersiz yapmalarını engelleyebilir. Fiziksel aktivite eksikliği, çocukları sadece akran gruplarından uzak tutmakla kalmaz, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel sağlığı da bozar.

Öneri

Fast food ve hazır gıdaların çocuk sağlığına zararlı etkileri mevcut olduğundan kontrol edilmesi gerekir. Çocukların bu tür yiyecekleri tüketmelerini önlemek için meyve tüketiminde küçük bir artış etkili olabilir.

Sağlıcakla kalmanız dileğimizle…

Devamını Okuyun
çocuklar-ve-spor
Egzersiz, Mental Sağlık, Tüm Yazılar

Sporun Çocukların Kişilikleri Üzerindeki 5 Olumlu Etkisi

sporun-faydaları

Spor çocukların gelişmesi, öğrenmeleri ve eğlenmeleri üzerinde çok etkilidir. Çocukların fiziksel gelişiminde birçok yararının olmasının yanı sıra, kişilikleri üzerinde de birçok olumlu etkisi mevcuttur. Çocuklar küçük yaşlarda spor ile özgüven ve iletişim kurma gibi becerilerini geliştirebilirler. Geliştirdikleri ve öğrendikleri beceriler, çocukları bekleyen uzun yaşamları boyunca olumlu etkilerini gösterecektir. Bu yüzden çocukları erken yaşlarda spora teşvik etmek önemlidir. Sizler de sporun çocukların üzerindeki psikolojik etkilerini merak ediyorsanız yazımızı okumaya devam edin.

Sporun Çocukların Kişiliklerine 5 Faydası

1. Benlik Saygısının Geliştirir

çocuklarda-özgüven

Bir spora katılmak çocukların özgüven ve güveninin gelişmesine yardımcı olur. Takım arkadaşları ile kazandıkları bir oyun özgüvenlerini tetikleyecektir. Bununla birlikte spor, çocuklara yeteneklerine güvenmeyi ve yeteneklerinin peşinden koşmayı da öğretir. Önemli olan nokta çocuklara yapılacak olan eleştirilerdir. Yapılacak eleştiriler çocukların eksiklerini göz ardı etmeyip, bu eksikliklerini gidermelerine teşvik edici olmalıdır. Bunlardan hareketle çocuklara kazanıp kaybetmemek yerine spordan zevk almaları öğretilmelidir.

2. Sosyal Beceriler Üzerindeki Etkisi

takım-çalışması

Bir spor yapmak çocuklara hem küçük yaşlarda hem de ileri yaşlarda fayda sağlayacak sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Spor yapmak çocuklara başka bireylere işbirliğini, takım çalışmasını ve farklı bireylerle nasıl iletişim kurmaları gerektiğini öğretir. Ayrıca bir takıma katılmak çocuklarda aidiyet duygusunu geliştirecek ve arkadaş edinme fırsatı verecektir.

3. Kazanmak ve Kaybetmek

kazanmak-kaybetmek

Bir insan, yaşamı boyunca birçok konuda diğer bireylerle yarış halindedir ve bu yüzden kazanmak için çalısması gerekir. Spor sayesinde çocuklar yenilgiyi hissedip vazgeçmek yerine, yenilgiyi kabul edip bununla başa çıkmaları gerektiğini öğrenirler. Kaybetmenin aslında pes etmek değil, eksiklilerinin farkına varmalarını sağlayan bir olay olduğunu benimserler. Sürekli mücadele halinde geçecek yaşamları için küçük yaşlarda bu duyguyu benimsemeleri, çocuklara zorluklar karşısında nasıl durmaları gerektiğini öğretir.

4. Yaşam Boyu Gerekli Disiplin

çocuklarda-disiplin

Spor yapmak için bir disiplini korumak zorunludur. Bu disiplin sadece fiziksel değil aynı zamanda zihinsel bir süreçtir de. Disiplin sporcunun hedeflerine aynı zamanda tam potansiyeline ulaşmasına yardımcı olur. Spor yapan çocuklar takım kurallarına uymaları ve alınan kararları kabul etmeleri gerektiğini öğrenirler. Bu şekilde disiplinli olma duygusunu ve gerekliliğini hissederek, yetişkin bireyler olduklarında en çok ihtiyaç duyacakları özelliklerden olan disiplini edinmiş olurlar.

5. Ben Değil Biz

bencillikten-kurtulma

Spor yapan çocuklar ekiple birlikte hareket etmedikleri taktirde başarılı olamayacaklarını ve ekiple çalışmak için bencil olmamaları gerektiğini öğrenirler. Bu yüzden spor, çocuklara bir ekiple nasıl çalışacaklarını öğrenmek için önemli bir ders verir. Çocuklar spor yaparken bencillik hissinden vazgeçip bir araya gelecekler, birbirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini öğrenip takım için en uygun kararı verebileceklerdir. Şüphesiz bu gelecek kariyerlerinde olumlu etiklerini gösterecektir.

Küçük Bir Öneri

Çocuklar ebeveynlerinden duyduklarını değil gördüklerini yaparlar. Eğer sizlerde çocuklarınızın spor yaparken eğlenmesini ve öğrenmesini istiyorsanız; öncelikle sizler sporun keyifli yanlarını keşfedip, spordan ders almayı bilmelisiniz..

Sağlıcakla kalmanız dileğimizle…

Devamını Okuyun
pure
Tüm Yazılar

Bebeklerde Ek Gıdaya Geçişte Beslenme Düzeni

İlk altı ay yalnızca anne sütünden sonra ek gıdaya geçişte anneler ve bebekler için heyecanlı bir dönem başlıyor. Peki bebeğinizin ek gıdaya hazır olup olmadığını nasıl anlarsınız? ek gıdaya geçiş sürecinde nelere dikkat edilmelidir?
Bu dönem bebekler için bir adaptasyon dönemi olup her bebek aynı şekilde adapte olamıyor. Bu süreçte annelerin dikkat etmesi gereken bazı detaylar var. buyurun birlikte inceleyelim.

ek-besın


Ek Gıdaya Geçişte 12 Püf Nokta

pure

1.Bebeğimi ne zaman ek gıdaya başlatmalıyım?

Bebeğiniz sandalyede oturabiliyorsa, kafasını dik tutabiliyorsa ve sizin yediğiniz yemeklere ilgi gösteriyorsa (6. aydan sonra) doktorunuza da danışarak ek gıdaya başlayabilirsiniz.

2.Aşamalı olarak ek gıda verin.

Bebeğinize kademeli olarak ek gıda vermelisiniz. Tanışma ve alışma süreci olduğu için her bebeğin alışma süreci aynı olmayabilir. Sabırlı olmalısınız. Yemesi için zorlamamalısınız. Tadımlık gıda verebilirsiniz bu süreç içerisinde.

3.Meyve püresi ile başlamayın!

İlk başta sebze püresi ve tahılla başlamalısınız. meyve püresi ile başlarsanız bebeğiniz tahıl ve sebzeyi yemek istemeyecektir.

4.Zamanla kıvam arttırın.

Yaptığınız püreleri ilk başta daha sulu yapıp ilerleyen zamanda kıvamlı bir şekilde yapabilirsiniz. Bu bebeğinizin alışma sürecini daha da kolaylaştıracaktır.

5.Alerjen olabilecek gıdaları vermeyin.

Yumurtanın beyazı, bal, tuz, şeker, mandalina, çilek, bakla, domates, patlıcan gibi besinleri vermemelisiniz. Alerjen olabilecek yiyeceklerdir. İlk bir yaş içerisinde bu gıdaları vermemeye dikkat edin.

anne-bebek

6. İki veya üç malzeme ile püre yapın.

Püre yaparken çok fazla meyve sebze karıştırmayın. Bebeğinizin damak tadını ayırması zorlaşıyor.

7. Bebeğinizi blender çocuğu yapmayın!

Blender kullanmayın! Hep blender yaparsanız bebeğinizin çiğneme becerisi gelişmez, yutma becerisi gelişmez, konuşma yeteneği olumsuz etkilenebilir ve 3-4 yaşına kadar pütürlü gıda tüketemeyebilir.

8.İlk baştan itibaren pütürlü gıda vermeye başlayın.

Başlangıç itibariyle pütürlü gıda verilmelidir. İlk başta sebze pürelerini haşlandıktan sonra tel süzgeçten geçirerek, 9. aya kadar çatalla ezerek ve 9-12. ayda parçacık halinde vermelisiniz.

9.Mama sandalyesi kullanın.

Bebeğinizi masa ve aile düzenine alıştırmak için altıncı aydan itibaren mama sandalyesi kullanın. Yemek alanı dışındaki yerlerde yemeye alıştırmayın.

10.Zeytinyağı kullanın.

Sebze pürelerine sızma zeytinyağı ilave edin. Hem tat ve kalori vermesi hem de ek gıda verilmesi ile barsak düzeni değiştiğinden kabızlık olabilir.

11.Meyve suyu vermeyin.

Meyve suyu yerine meyve püresi verin. Meyve suları hem gereğinden fazla şeker içeriyor hem de iştahsızlığa neden olabiliyor.

12.”3 Gün” kuralına uyun!

Üç gün aynı ek gıdayı verin. Hem herhangi bir alerjik reaksiyon gelişirse hangi gıdadan kaynaklı olduğunu anlayabilirsiniz hem de bebeğinizin o gıdaya olan tepkisini ölçersiniz.

Bebeğime ne kadar ek gıda vermeliyim?

bebek-puresi

Bebekler için ek gıdaya alışma döneminde bu konu çok önemlidir. Ek gıda miktarı: 6-8 ayda % 70 anne sütü, % 30 ek gıda; 9. ay sonrası % 60 anne sütü, % 40 ek gıda; 1 yaş sonrası % 50 anne sütü % 50 ek gıda olacak şekilde kademeli olarak arttırılmalıdır.

Devamını Okuyun
Anne- Çocuk Sağlığı, Tüm Yazılar

Bebeğinizin Zeka Gelişimi İçin 6 Sihirli Öneri

Bebeğinizin beyni zamanla oluşur: Hamilelik sırasında başlar ve erken yetişkinliğe kadar devam eder ve bir bina gibi, güçlü bir temele ihtiyaç duyar. Bebek gelişimi uzmanları, bir çocuğun hayatının ilk aylarının öğrenme için ilk zaman olduğuna inanır, ancak bazen bebeğinizi uyarmanın yeni yollarını düşünmek zor olabilir. Bu eğlenceli ve bilimsel etkinliklerin size ilham vermesine izin verin.

Göz teması kurun

Gözleri açıkken bu kısa anlardan yararlanın ve doğrudan bebeğinize bakın. Bebekler yüzleri erkenden tanır ve sizinki en önemlisidir! Size her baktığında hafızasını inşa eder.

Oyun alanı olun

Bebeğinizin pahalı oyuncaklara ihtiyacı yoktur. Onlara yanıt veren yetişkinlerin sevgi dolu, güler yüzleri gelmiş geçmiş en iyi oyuncaklardır. Birçok elektronik oyuncak ve TV şovu bebekler için “eğitici” olarak pazarlanmaktadır ancak bebeklerin sizinle ve hayatlarındaki diğer insanlarla aktif olarak etkileşime girmesi ve dünyalarını keşfetmesi gerekir. Yere yatın ve bebeğinizin her tarafınıza tırmanmasına ve sürmesine izin verin.Koordinasyonunu ve problem çözme becerilerini geliştirmeye yardımcı olun.

Masaj Yapın

Bebeğiniz sessiz ve uyanık bir durumdayken vücudunu sıcak bir odada yumuşak bir havluya veya battaniyeye yatırın. Toleransı izin verdiği şekilde bacaklarını, kollarını ve karnını nazikçe hareket ettirin. Bebeğinizin sizinle bağ kurmasını sağlayarak bedeninin farkında olmasını sağlayın.

Kaliteli Bir Yemek

Emzirebiliyorsanız, anne sütü bebeğinize yaşamın ilk 6 ayı boyunca (tamamlayıcı gıdalarla birlikte) verebileceğiniz en iyi besindir. Emziriyorsanız ya da mama kullanıyor olsanız da, beslenme zamanını bir beyin inşası zamanı olarak düşünün. Emzirme esnasında göz teması yapmak, gülümsemek ve cilt teması yapmak olumlu deneyimlerdir. Bebeğiniz büyüdükçe, demir açısından zengin gıdalar ve meyve ve sebzeler gibi çeşitli besin maddelerine sahip gıdalar sunduğunuzdan emin olun.

Bebeğinizle çok konuşun

Bebekler, bazı ebeveynlerin seslerine içgüdüsel olarak yüksek sesle yanıt verir. Bebeğinizle çok konuşmak, dil becerilerini geliştirmeye yardımcı olur. “Seni sonsuza kadar seviyorum”, “Sen benim özel bebeğimsin”, “Harika bebeğim kim” gibi sevgi dolu şeyler söylemek bebeğiniz ve sizin bağınızı güçlendirerek bebeğinizin gelişimine yardımcı olur.

Bebeğinize Adı ile Seslenin

Bebeğinizin adını sırtındayken bebeğinizin bir tarafından hafifçe söyleyin. Gözlerini veya başını sesinizin yönünde hareket ettirerek yanıt vermesini bekleyin. Diğer tarafa geçin ve adını tekrar söyleyin. Bebeğiniz sesinize cevap verdiğinde onu sevgi dolu bir dokunuşla ödüllendirin.

Neler yapabilirsiniz?

  • Bebeğiniz için güvenli ve sevgi dolu bir ev sağlayın . Bebeğinizin güvenebileceği günlük rutinler geliştirin. Evinizi sakin tutun.
  • Bebeğinizin hem içinde hem de dışında çevresini keşfetmesine yardımcı olun . Oyun bebeklerin öğrenmesine yardımcı olur ve siz çocuğunuzun ilk oyun arkadaşısınız. Basit oyunlar oynamak onun etrafındaki insanları ve dünyayı öğrenmesine yardımcı olacaktır ve günlük rutinlerinizden geçerken bebeğinizle konuşmayı unutmayın. Bebeğinize neler olup bittiğini anlatın, birlikte gördüğünüz ilginç şeylere dikkat edin ve diğer duyularını geliştirmesine yardımcı olun (işitme, dokunma, tat ve koku).
  • Bebeğiniz için düzenli sağlık hizmeti alın . Bebeğiniz düzenli olarak bir sağlık uzmanı tarafından görülmelidir. Aşıları güncel tutun.
  •  Sizden uzak durması gerektiğinde bebeğinizi, bebeğinize sizin gibi bakacak bir bakıcıyla bıraktığınızdan emin olun. Güvendiğiniz, bebeğinizin duygusal ihtiyaçlarına cevap verecek birini seçin ve öğrenme ve büyüme fırsatları ile güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlayın.
  •  Stresli, bunalmış, depresif hissediyorsanız veya bebeğiniz için biraz desteğe ihtiyacınız varsa, yardıma ulaşmaktan çekinmeyin. Sağlık uzmanınızla, ailenizle konuşun.
  • Son olarak bebeğiniz ve siz hep huzurlu ve sağlıcakla kalın.
Devamını Okuyun
bilim-kurgu
Tüm Yazılar

Hayal Gücünüzü Geliştirecek 5 İlginç Kitap

hayal-gücü-kitap

Korona günlüklerinin 6. haftasından herkese selamlar, merhabalar. Koronavirüs tehlikesi hayatımıza girdiğinden beri birçok olumsuz duruma, üzücü haberlere yol açtı. Dünya genelinde tüm ülkeler fazlasıyla etkilendi. Alınan kişisel önlemler, hükümetlerin sokağa çıkma kısıtlaması, maske takma zorunluluğu gibi birtakım genel tedbirleri işe yarar sonuçlar ortaya koydu gibi. Uzmanların etkisini yavaş yavaş kaybettiğini düşündüğü koronavirüs ülkemizde de geçtiğimiz günlere oranla kontrol altına alınmış bir düzeyde. Umarız ki bu durum en kısa sürede tüm dünyada sona erer ve eski sağlıklı günlerimize dönebiliriz.

Bu hafta evde kaldığımız süre içinde daha eğlenceli ve kaliteli vakit geçirebilmeniz için zevkle okuyacağınız, eğlenerek düşüneceğiniz bilim kurgu kitaplarıyla geldik. Bilim kurgunun enteresan dünyasına adım atmak, hayal gücünün sınırlarını keşfetmek isterseniz bu kitaplar tam da aradığınız türden. Çayınız kahveniz hazırsa başlayalım yepyeni dünyaları keşfe.

Fahrenheit 451

1953 yılında Amerika’nın önemli yazarlarından Ray Bradbury’nin yazdığı Fahrenheit 451, günümüz dünyasına ve uzak geleceğe ağır eleştirilerde bulunuyor. Kitapta kurgulanan distopik düzende teknolojinin gelişmesine bağlı olarak toplumun sanat ve kültür anlayışının gittikçe gerilemesi, düşünüp sorgulamanın önemsiz kaldığı vurgulanıyor. Kitaptaki olay örgüsü itfaiyecilerin yangınları söndürmek yerine hortumlarından çıkan alevle kitapları yakmaları etrafında şekilleniyor. Aslında 24. yy da geçen olaylar, toplum düzeni, yaşayış tarzı Orta Çağ skolastik düşünce tarzını hatırlatıyor okuyucularına. Kitap yakanların yanında kitap okumayanlara da aynı suçu yükleyen yazar asıl önemli meselenin düşünmeyi reddetmek, alışılagelmiş sistemi sorgulamadan kabul etmek olduğunu belirtiyor. Adını kitapların yanma derecesinden alan bu eser başrolünü Guy Montag karakteriyle Michael Jordan’ın üstlendiği ‘’Fahrenheit 451’’ filmine de konu olmuştur. Tanıklık ettiği birkaç olay ve komşusu Clarisse sayesinde hayatını çok daha farklı bir düzene koyan kahramanımızın dünyasına yolculuk için kitapta da bahsettiği gibi televizyona ara verip kitapların esrarengiz dünyasına adım atma vakti şimdi.

Biz

 Rus yazar Yevgeni İvanoviç Zamyetin’in roman dalındaki tek eseri ve en bilinen kitabıdır. Kitabın kurgusu 26. yy da yapılan bir devrim sonrasını anlatmaktadır. 1920 yılında kaleme alınan eser 1921’de Sovyetler Birliğinde yasaklanmış 1988 yılında tekrardan basımı başlamıştır. Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünyası’na, Geoege Orwell’in 1984’ne ilham veren bu baş yapıt distopik geleceği konu edinen özgürlüğü kısıtlayıcı, baskıcı toplum düzenini ve totaliter yönetimi ele alan romanların ilk örneğidir. Roman da kişisel hayat diye bir kavram kalmamıştır, isimler önemsizleşmiş herkes tıpkı ürün kodu gibi belli bir sayıyla ifade edilmeye başlanmıştır ve matematik en üstün bilimdir. Hayat cam duvarlar arasında devam  etmekte ve insanlar her an sistem tarafından izlenmektedir. Erkek kadın kimliğinin kaybolduğu bu düzende toplum gelişmiş, bilim ilerlemiş ancak insan onuru hiçe sayılmıştır. Bundan dolayı bu dünyayı ütopya değil de distopya olarak ifade etmek daha yerinde olacaktır. Okurken bambaşka alemlere gideceğiniz, yaşananları gözünüzde canlandıracağınız bu eser bilim kurgu severlerin gözdesi olmaya kararlı.

Otostopçunun Galaksi Rehberi

İngiliz yazar Douglas Adams’ın inanılmaz geniş bir hayal gücüyle yazdığı 5 ciltlik bu seri komedik bilim kurgunun en çok öne çıkan eserlerinden. Bir Perşembe sabahı kestirme yol için evinin yıkılacağını öğrenen Arthur ve başka bir gezegenden gelip dünyaya hapsolmuş arkadaşı Ford otostopla tamamladıkları yolculuk sonucunda kendilerini Dünya’nın yok oluşundan kaçırabilecek uzay gemisine ulaşırlar. Böylece kurtulduklarını düşünen iki kafadarın sevinci uzay gemisi mürettebatı onları fark edene kadar sürer. Douglas Adams’ın bu eseri ilk olarak BBC radyosunda 5 perdelik oyun olarak tasarlanmıştır. 1975 yılında ise 5 ciltlik seri olarak basılmıştır. Barış Özcan’ın ‘’42’nin Gizemi’’ adlı videosu boyunca bahsettiği bu kitap birçok podcast yayınında detaylı incelenmiş ve ünlü yazarların kitap listesinde yer almıştır. Ufkunuzu açacak, hayal kurma yeteneğinizi geliştirecek kült niteliği taşıyan 5 ciltlik bu seriyi kitaplığınızın bir köşesinde bulundurmanızda fayda var.

1984

Usta yazar George Orwell’ın kaleminden çıkan bu eser tıpkı diğer kitapları gibi bu kitabında da okuyucularını düşündürmeye ve toplum düzenini sorgulamaya itiyor. Yazarın geleceğe dair korku ve endişelerini dile getirdiği eser ilerde yaşanacak bir kabus senaryosu gibi. Özgürlük ifadesinin anlamını yitirdiği düzende yaşamak pek de mümkün değil gibi. Birçok kez çok satanlar listesine girmiş çoğu yazar tarafından defalarca tavsiye kitap olarak paylaşılmış bu eseri mutlaka bir defa okumanızı öneririz.

Marslı

mars

Andy Weir’e bizlere böyle harika bir eser bıraktığı için şükranlarımızı ne kadar sunsak da az. Bilim kurgu olarak tanımlasak da aynı zaman da bir hayat-kurgu kitabı. Kızıl gezegen Mars’a ilk adım atan ekip çıkan yoğun fırtına dolayısıyla görev iptaline karar verir ve uzay araçlarına doğru ilerler ekipte bulunan Mark Wattney kopan iletişim anteninin karnına şiddetle batması ve uzay giysisini delmesi sonucu çok uzağa fırlar. Arkadaşları maalesef onu geri almaya gidemez. Ve Mark için sıra dışı günler başlar. Hayat koşullarının olmadığı yere bilimle hayat şartlarını taşımaya çalışan bu eser uzay, teknoloji ve bilim kurgu severlerin mutlaka keşfetmesi gereken bir kitap. Kitaptan uyarlanarak çekilen filmde büyük ilgi uyandırdı. Kitabını okuduktan sonra filmini de heyecanla izleyebileceğiniz bu eseri çok geciktirmeden okunacaklar listenize alabilirsiniz.

Önerilerimizin Ardından

Bu hafta bilim kurgu kitaplarını masaya yatırdık ve sizler için en çok okunan, üzerinde derin incelemeler yapılan ve çoğu kez çok satanlar listelerine girmeye hak kazanan kitapları derledik. Bilim kurgu; eğlencelerle dolu, beyin jimnastiği yaptıran, hayal gücünün doruklarında hissettiren inanılmaz bir dünya. Sizlerde bu dünyada keşif yapmak, bambaşka karakterle tanışmak isterseniz kitap önerilerimizi okuma listenize ekleyebilirsiniz. Her gün yeni serüvenler keşfetmeniz ve kitap okumanın büyüsüne kapılmanız dileğiyle…

Devamını Okuyun
beta glukan
Bağışıklık, Beslenme, Genel Sağlık, Tüm Yazılar

Beta Glukan’ın 5 Faydası ve Çocuklar İçin Önemi

beta-glukan

Bağışıklığınız desteğe mi ihtiyaç duyuyor? Çocuğunuz çok efor sarfedip yorgun mu düşüyor? İşte sizler için bu sorunları ortadan kaldırmanıza yardımcı olacak beta glukan hakkında bilgiler.

Beta Glukan Nedir?

beta-glukan

Lifin sizin için iyi olduğunu duymuş olabilirsiniz, ancak tüm liflerin aynı olmadığını biliyor muydunuz? Diyet lifinin iki ana kategorisi vardır: çözünür ve çözünmez. Her kategoride farklı türler vardır.

Beta glukan, kolesterol seviyelerini iyileştirme ve kalp sağlığını artırma ile güçlü bir şekilde bağlantılı bir çözünür diyet lifi biçimidir. Birçok elyaf gibi, ek formda da mevcuttur. Ayrıca kepekli tahıllar, yulaf, kepek, buğday ve arpada da bulabilirsiniz.

Neden Liflere İhtiyacımız Var?

lif

Yediğimiz bitkisel gıdalardan diyet lifi alıyoruz. Beta glukan gibi çözünür lifler kısmen suda çözünür. Çözünmeyen lif hiç çözülmez. Çoğu gıda her iki çeşit lif içerir, ancak miktarlar değişebilir. Farklı türlerde çözünen ve çözünmeyen lifler de vardır.

Lif, vücudunuzun kolesterolü azaltmasına kan şekeri seviyelerini kontrol etmesine ve bağışıklık sistemini güçlendirmesine yardımcı olarak sağlığı iyileştirir. Ayrıca kabızlık ve bağırsak sorunlarına yardımcı olur, sağlıklı bağırsak bakterilerini korur ve kilo kontrolüne yardımcı olur.

Beta Glukanın Faydaları Nelerdir?

1. Kalp Sağlığını Artırır

kalp

Yüksek miktarda beta glukan içeren gıdaların kalp sağlığı için faydaları bilinmektedir. Ayrıca çalışmalar beta glukanın kolesterol ve trigliseritleri düşürebileceğini göstermektedir. Bir günde en az 3 g beta glukan içeren yulaf yemenin kötü kolesterol (LDL) seviyelerini yüzde 5 ila 7 arasında azalttığı bulundu.

2. Beta Glukan Kan Şekeri Seviyelerini Düzenler

kan-şekeri

Diyabet hastalığında tüketilen besinlerin önemi yadsınamaz. Alınan besinlerin posa türü ve miktarı oldukça önemlidir. Beta glukan içeren posaların, kan şekerinin dengeli bir şekilde yükselmesini sağlayarak hiperglisemiye karşı koruyucu etki gösterdiği ve böylelikle fazla insülin salınımının önüne geçildiği bilinmektedir.

3. Bağışıklık Sistemini Uyarır

bağışıklık

Araştırmalar beta glukanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Bilim adamları, beta glukanın bağışıklık sistemini uyarabileceğini vücudun hastalık ve enfeksiyonla daha etkili bir şekilde savaşmasına yardımcı olabileceğini söylüyor. Bununla birlikte, insanın bağışıklık sistemi karmaşıktır ve araştırmacılar hala nasıl çalıştığını araştırmaktadır. Beta glukanın tam etkilerini bilmemiz biraz zaman alabilir.

4. Kötü Kolesterole Karşı Beta Glukan

kolesterol

Araştırmalara göre yulafta bulunan beta glukan kolesterolü kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir. Yapılan çalışmalarda yulaf türevi beta glukanın toplam ve LDL (“kötü”) kolesterolü ortalama olarak, günlük yulaf tüketiminin toplamda sırasıyla% 5 ve% 7 azalma ve LDL kolesterol seviyelerinde azalma ile ilişkili olduğunu belirtmektedir.

5. Beta Glukanın Kanser Tedavisindeki Yeri

kanser

Araştırmalar beta glukanın kansere karşı savaşan (T hücreleri ve doğal öldürücü hücreler gibi) bir dizi hücre ve proteini aktive edebileceğini göstermektedir. Dahası, hayvanlar üzerindeki testler beta glukanın kanser hücrelerinin yayılmasını engelleyebileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, beta glukanın kanser tedavisinde etkinliği için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Beta Glukan Çocuklar İçin Neden Önemlidir?

çocuk-sağlığı

Beta glukanın bağışıklık sistemini desteklediğini belirtmiştik. Bağışıklık sistemi, çoğu araştırmacının hala öğrendiği karmaşık reaksiyonlar ve yanıtlar ağıdır. Genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmek hakkında konuşuyoruz, gerçekte bağışıklık aktivitesindeki bir artıştan daha fazlasına ihtiyacımız olduğunda birincil bağışıklık yanıtı, iltihabı arttırmaktır sadece bu tür bir yanıtın arttırılması her zaman yararlı değildir.

Bunun yerine, beta glukan gibi immünomodülatörler etkili bir bağışıklık tepkisini düzenler.

Yapılan çalışmalar beta glukanın çocuklardaki hastalık ve fiziksel aktivite sonrası çöküş durumunu ortadan kaldırmada etkili olduğu bilinmektedir. Çocukların büyük bir oyundan, uzun bir oyun hafta sonundan veya yazın ilk büyük yüzme gününden sonra “çökme” eğilimini düşünün. Düzenli egzersiz faydalıdır, ancak aşırı fiziksel efor herkes için vergilendiricidir. Beta glukan, bu aşırı yükü hafifletmeye ve bağışıklık sisteminin her koşulda en uygun şekilde çalışmasına yardımcı olur. Ayrıca patojenlere karşı da koruma sağlar.

Beta Glukan İçeren Gıdalar

1. Tam Tahıllar

yulaf

Tam tahıllar, özellikle arpa ve yulaf bağışıklık sistemini uyarıcı özelliğine ilaveten kanser, mikrobiyal enfeksiyonlar, diyabet ve yüksek kolesterol tedavisinde de etkili olabileceği gösterilen beta glukanı içerir. Budan dolayı özellikle sık sık soğuk algınlığı ve gribe yakalananlar, yoğun ve stresli bir çalışma temposu olanlar mutlaka beslenmelerinde yulaf ve arpaya yer vermelidir.

2. Hurma

hurma

Hurma lif içeriği yüksek bir besin olmasının yanı sıra birçok hastalığa karşı önleyici etkisi olduğu bilinmektedir.. Ayrıca beta glukan miktarı da yüksektir ve bu sayede bağışıklık sistemini desteklediği bilinmektedir.

3. Mantarlar

mantar

Kolestrol seviyelerinin düzenlenmesine ilaveten mantarlardaki beta glukanların bağışıklık sistemi fonksiyonlarını arttırdığı görülmüştür. Bunu hücre bağışıklık tepkisini aktive ederek ve beyaz kan hücrelerinin üretimini uyararak yaparlar. Ayrıca bazı mantarlarda bulunan beta glukanlar kansere karşı bağışıklık sistemini düzenleyemeye ve güçlendirmeye yardımcı oluyor.

4. Ekmek Mayası

ekmek-mayası

Bağışıklık üzerinde etkili olan ekmek mayası ayrıca beta glukan bakımından da zengindir. Günümüzde ekmeklerin raf ömrünü uzatmak için farklılaşmış mayalar kullanılmasından olayı bağışıklığı destekleyecek beta glukanı almak olası değil gibi görünmektedir. Beta glukanı doğal mayalanmış ekmekleri tüketerek almak mümkündür.

ÖNERİ

Beta glukanın bu faydalarından yararlanmak için yukarıdaki gıdaları sofranızdan eksik etmeyin. Bu gıdaları özellikle de tahılları tüketirken ölçülü ve devamlı olmanız gerektiğini unutmayın.

Sağlıcakla esen kalın…

Devamını Okuyun
Beslenme, Tüm Yazılar

Üzüm Çekirdeği Ekstresi Tüketmemiz İçin 6 Neden

Üzüm Çekirdeği Ekstresi Nedir?

Üzüm çekirdeği ekstresi, son yıllarda çok ilgi çeken ve yaygın kullanıma sahip olan doğal bileşiklerden biridir. Çok güçlü antioksidandır. Günümüzün kirli dünyasının önemli endişelerinden biri de gelişen sinir sistemini korumaktır. Üzüm çekirdeği polifenolleri beyne karşı çok koruyucudur. Üzüm çekirdeği ekstresinin antioksidan durumu bağışıklık fonksiyonunu da destekler. Ayrıca bir meyve özü olarak çocuklar için de çok güvenlidir. Gelin hep beraber bu faydalara bakalım.

1.Kan Akışını Artırabilir

 8 sağlıklı genç kadında yapılan bir çalışmada, üzüm çekirdeği ekstresinin 400 mg’lık tek bir proantosiyanidin dozunun etkileri ve ardından 6 saatlik oturma süresi değerlendirilmiştir. Üzüm çekirdeği ekstresini alan kadınların ödemlerinin % 70 oranında azaldığı gösterilmiştir.

Aynı çalışmada, 14 gün boyunca üzüm çekirdeği ekstresinden günlük 133 mg proantosiyanidin dozu alan diğer 8 sağlıklı genç kadın, 6 saatlik oturuştan sonra% 40 daha az bacak şişmesi yaşadığı kaydedilmiştir.

Üzüm çekirdeği ekstresinin kan dolaşımını iyileştirdiği ve dolaşım problemleri olanlara fayda sağlayabilecek kan pıhtılaşma riskini azalttığı gösterilmiştir.

2.Kollajen Seviyelerini ve Kemik Gücünü Artırabilir

Zengin bir flavonoid kaynağı olarak üzüm çekirdeği ekstresi, kemik yoğunluğunuzu ve gücünüzü artırmanıza yardımcı olabilir. Hayvan çalışmaları, üzüm çekirdeği ekstresinin artritik durumları tedavi etme ve kollajen sağlığını geliştirme becerisi ile ilgili umut verici sonuçlar göstermektedir. 

3.Böbrek Fonksiyonunu Artırabilir

Hayvan çalışmaları, üzüm çekirdeği ekstresinin oksidatif stresi ve inflamatuar hasarı azaltarak  böbrek hasarını azaltabileceğini ve işlevi iyileştirebileceğini göstermiştir.

4.Kanser Riskini Azaltabilir

Laboratuar çalışmalarında üzüm çekirdeği ekstresinin çeşitli insan hücre tiplerinde kanseri inhibe ettiği gösterilmiştir. Üzüm çekirdeği ekstresinin ayrıca tedaviyi olumsuz etkilemeden hayvan çalışmalarında kemoterapiye bağlı toksisiteyi azalttığı görülmektedir. Ancak daha fazla insan temelli araştırmaya ihtiyaç vardır.

5.Karaciğerinizi Koruyabilir

Test tüpü çalışmalarında üzüm çekirdeği ekstresinin iltihabı azalttığı, geri dönüştürülmüş antioksidanlar ve toksin maruziyeti sırasında serbest radikal hasarına karşı koruduğu belirlenmiştir. Özetle üzüm çekirdeği ekstresinin, karaciğerinizi ilaca bağlı toksisite ve hasara karşı koruduğu görünüyor. Bununla birlikte, daha fazla insan çalışmasına ihtiyaç vardır.

6.Yara İyileşmesini ve Görünümünü İyileştirir

Çeşitli hayvan çalışmaları üzüm çekirdeği ekstresinin yara iyileşmesine yardımcı olabileceğini bulmuştur. Üzüm çekirdeği ekstresinin kremlerinin cildinizdeki büyüme faktörlerini arttırdığı görülmektedir. Bu nedenle, yara iyileşmesine yardımcı olabilir ve cilt yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilirler.

Üzüm çekirdeğinin olası yan etkileri nelerdir?

Bu alerjik reaksiyon belirtilerinden herhangi birine sahipseniz acil tıbbi yardım alın: kurdeşen, nefes almada zorluk, yüzünüzün, dudaklarınızın, dilinizin veya boğazınızın şişmesi.

Yaygın yan etkiler şunları içerebilir:

  • İshal
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Ağız kuruması
  • Boğaz ağrısı
  • Öksürük
  • Baş ağrısı
  • Kas ağrısı.

Dikkat Etmeniz Gereken Noktalar

dıkkat

1.Üzüm veya üzüm ürünlerine alerjiniz varsa bu ürünü kullanmamalısınız.

2.Üzüm tohumunun doğmamış bir bebeğe zarar verip vermeyeceği bilinmemektedir. Hamileyseniz bu ürünü kullanmayın.

3.Üzüm çekirdeğinin anne sütüne geçip geçmediği veya emzirilen bir bebeğe zarar verip vermeyeceği bilinmemektedir. Bir bebeği emziriyorsanız bu ürünü kullanmayın.

4. Ayrıca laktobasillus alıyorsanız veya yiyorsanız üzüm çekmekten kaçının. Üzüm çekirdeği, bu “dost” bakterilerin bağırsaklardaki büyümesini yavaşlatarak laktobasil ürünlerinin faydalarını azaltabilir.

Sağlıcakla kalın.

Devamını Okuyun
vitamin
Beslenme, Enerji, Genel Sağlık, Tüm Yazılar

B12 Vitaminin 9 Faydası

B12-VİTAMİNİ

Kobalamin olarak da bilinen vitamin B12, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu ancak üretemediği önemli bir vitamindir. Hayvansal ürünlerde doğal olarak bulunur, ancak bazı gıdalara eklenir ve oral destek veya enjeksiyon olarak bulunur.

B12 vitamininin vücudunda birçok rolü vardır. Sinir hücrelerinizin normal işlevini destekler ve kırmızı kan hücresi oluşumu ve DNA sentezi için gereklidir. Çoğu yetişkin için, önerilen günlük alım miktarı (RDI) 2,4 mcg’dir, ancak hamile veya emziren kadınlar için daha yüksektir . B12 vitamini, enerjinizi artırarak, belleğinizi geliştirerek ve kalp hastalığını önlemeye yardımcı olarak vücudunuza etkileyici şekillerde fayda sağlayabilir.

İşte Hepsi Bilime Dayanan B12 Vitamininin 9 Faydası

1. Kırmızı Kan Hücresi Oluşumu ve Anemi Önleme ile Yardımcı Olur

kırmızı-kan-hücresi

B12 vitamini kırmızı kan hücresi oluşumunda rol oynar. B12 vitamini seviyeleri çok düşük olduğunda, kırmızı kan hücrelerinin üretimi değişir ve megaloblastik anemiye neden olur.

2. Büyük Doğum Kusurlarını Önlemek İçin B 12 Vitamini Gereklidir

hamilelik

Uygun B12 vitamini seviyeleri, sağlıklı bir hamileliğin anahtarıdır. Beyin ve omurilik doğum kusurlarının önlenmesi için önemlidirler. Ayrıca doğumdan sonra bebeklerde motor gelişim dediğimiz baş tutma, oturma, yürüme, konuşma gibi fonksiyonların gelişmesi gecikir.

3.Vitamin B12 Kemik Sağlığını Destekleyebilir ve Osteoporozu Önleyebilir

kemik-sağlığı

Mineral ve vitamin yoğunluğu azalmış kemikler zamanla hassas ve kırılgan hale gelebilir ve bu da osteoporoz riskinin artmasına neden olur. B12 vitamini kemik sağlığınızda hayati bir rol oynayabilir. Bu vitaminin düşük kan seviyeleri, artmış osteoporoz riski ile ilişkilendirilmiştir.

4. Vitamin B12 Makula Dejenerasyonu Riskinizi Azaltabilir

göz-hastalıkları

Maküler dejenerasyon esas olarak merkezi görüşünüzü etkileyen bir göz hastalığıdır. Yeterli B12 vitamini seviyelerini korumak kanınızdaki homosistein seviyelerini azaltır. Bu, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun gelişmesini önlemeye yardımcı olabilir.

5. Duygudurum ve Depresyon Belirtilerini İyileştirebilir

depresyon

B12 vitamini ruh halinizi iyileştirebilir.

B12 vitamininin ruh hali üzerindeki etkisi henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Bununla birlikte, bu vitamin, ruh halini düzenlemekten sorumlu bir kimyasal olan serotoninin sentezlenmesinde ve metabolize edilmesinde hayati bir rol oynar.

Bu nedenle, B12 vitamini eksikliği serotonin üretiminin azalmasına neden olabilir ve bu da depresif bir ruh haline neden olabilir.

6. Nöronların Kaybını Önleyerek Beyninize Fayda Sağlayabilir

sinir-hücresi

B12 vitamini beyin atrofisini ve hafıza kaybını önlemeye yardımcı olabilir. Bu vitaminle takviyenin eksikliği olmayanlarda hafızayı iyileştirip iyileştiremeyeceği sonucuna varmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

7. Enerji Artışı Sağlayabilir

enerjik

B12 vitamini takviyeleri uzun zamandır enerji dalgalanması için gidilecek ürün olarak lanse edilmiştir. Tüm B vitaminleri vücudunuzun enerji üretiminde önemli bir rol oynarlar, ancak kendileri mutlaka enerji sağlamazlar

Bir takviye almak enerji seviyenizi artırabilir, ancak sadece bu vitaminde eksikseniz.

8. Homosisteini Azaltarak Kalp Sağlığını İyileştirmek İçin Vitamin B12

kalp-sağlığı

Yaygın amino asit homosisteinin yüksek kan seviyeleri, kalp hastalığı riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir. B12 vitamini açısından önemli derecede eksikseniz, homosistein seviyeleriniz yükselir.

Bununla birlikte B12 vitamininin bu riski azalttığı iddiasını kanıtlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

9. Vitamin B12 Sağlıklı Saç, Cilt ve Tırnakları Destekler

cilt-bakımı

B12 vitamininin hücre üretimindeki rolü göz önüne alındığında, sağlıklı saçları, cildi ve tırnakları desteklemek için bu vitaminin yeterli seviyeleri gerekir. Aslında, düşük B12 vitamini seviyeleri hiperpigmentasyon, tırnak renk değişikliği, saç değişiklikleri, vitiligo (yamalardaki cilt renginin kaybı) ve açısal stomatit (iltihaplı ve çatlak ağız köşeleri) dahil çeşitli dermatolojik semptomlara neden olabilir. Bununla birlikte, eğer seviyeleriniz zaten yeterli ise, ek almak muhtemelen bu alanlarda sağlığınızı iyileştirmez.

B12 vitamini eksikliği iki yoldan biriyle ortaya çıkabilir. Diyetinizde yeterli miktarda yok veya vücudunuz yediğiniz yiyeceklerden tamamen ememiyor.

B12 Vitamini Eksikliği Riski Taşıyanlar Arasında Kimler Var

  • Daha yaşlı yetişkinler
  • Crohn hastalığı veya çölyak hastalığı gibi gastrointestinal hastalıkları olan kişiler
  • Bariatrik cerrahi veya bağırsak rezeksiyonu ameliyatı gibi gastrointestinal cerrahi geçirenler
  • Sıkı vegan diyet yapan insanlar
  • Kan şekeri kontrolü için metformin alan kişiler
  • Kronik mide ekşimesi için proton pompası inhibitörleri alanlar
  • Birçok yaşlı yetişkinde, midede hidroklorik asit salgısı azalır ve B12 vitamini emiliminde bir azalmaya neden olur.

B12 Vitamini Eksikliği Nasıl Giderilebilir?

Vücudunuz B12 vitamini emmekte zorlanıyorsa, doktorunuz seviyenizi arttırmak için kas içi B12 enjeksiyonlarını önerebilir.

B12 vitamini sadece hayvansal ürünlerde doğal olarak bulunur.

Bazı bitki bazlı sütler veya tahıllar B12 vitamini ile güçlendirilmiş olsa da, vegan diyetleri genellikle bu vitaminte sınırlıdır ve insanları eksiklik riski altına sokar.

B12 vitamini eksikliği oral veya kas içi enjeksiyonlarla önlenebilir veya çözülebilir. Ayrıca tablet olarak kullanımı da yaygındır.

Özet

B12 vitamini, diyet veya takviyelerle almanız gereken suda çözünür bir vitamindir.

Birçok bedensel fonksiyondan sorumludur ve büyük doğum kusurlarını önleme, kemik sağlığını destekleme, ruh halini iyileştirme ve sağlıklı cilt ve saçları koruma gibi sağlığınıza çeşitli şekillerde fayda sağlayabilir.

Diyetinizden yeterli miktarda B12 vitamini almak çok önemlidir. Bununla birlikte, yeterince elde etmek için mücadele ederseniz veya emilimi etkileyen bir durumunuz varsa, takviyeler B12 alımınızı arttırmanın basit bir yoludur.

Sağlıcakla kalın…

Devamını Okuyun
kalsiyum
Bağışıklık, Beslenme, Genel Sağlık, Tüm Yazılar

Kalsiyum Hakkında Bilmeniz Gereken 8 Bilgi

kalsiyum

Kalsiyum vitamini neden bu kadar önemli hiç düşündünüz mü ? Kemik gelişimi için ısrarla çocuklara kalsiyum alınması gerektiği söylenir. Peki kalsiyum sadece kemikler üzerinde mi etkilidir. Merak ediyorsanız okumaya devam edin.

1. Kalsiyum Vücudunuzun Temel İşlevlerinde Rol Oynar

diş

Kalsiyum vücudunuzun temel işlevlerinin çoğunda rol oynar. Vücudunuz kan dolaşımını sağlamak, kasları hareket ettirmek ve hormon salmak için kalsiyuma ihtiyaç duyar. Kalsiyum ayrıca beyninizden vücudunuzun diğer bölgelerine mesaj taşımaya yardımcı olur.

Kalsiyum da diş ve kemik sağlığının önemli bir parçasıdır. Kemiklerinizi güçlü ve yoğun yapar. Kemiklerinizi vücudunuzun kalsiyum deposu olarak düşünebilirsiniz. Diyetinizde yeterli miktarda kalsiyum almazsanız, vücudunuz onu kemiklerinizden alacaktır.

2. Vücudunuz Kalsiyum Vitamini Üretmiyor

kalsiyum-içeren-besinler

Vücudunuz kalsiyum üretmez, bu nedenle ihtiyacınız olan kalsiyumu almak için diyetinize güvenmeniz gerekir. Kalsiyum oranı yüksek gıdalar şunları içerir: süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri; lahana, ıspanak ve brokoli gibi koyu yeşil sebzeler. Ayrıca kuru fasülye, sardalya, kalsiyumla güçlendirilmiş ekmekler, tahıllar, soya ürünleri ve portakal suları da kalsiyum içerir.

3. Kalsiyum Emmek İçin D Vitamini Gerekir

VİTAMİN

Vücudunuzun kalsiyumu emmesi için D vitaminine ihtiyacı vardır. D vitamini düşükse kalsiyumdan zengin bir diyetten tam olarak yararlanamayacağınız anlamına gelir.

D vitamini, somon, yumurta sarısı ve bazı mantarlar gibi bazı gıdalardan elde edilebilir. Kalsiyum gibi, bazı gıda ürünlerinde kendilerine D vitamini eklenir. Örneğin, sütlere genellikle D vitamini eklenir.

Güneş en iyi D vitamini kaynağınızdır. Cildiniz güneşe maruz kaldığında doğal olarak D vitamini üretir. Koyu tenli olanlar da D vitamini üretimez veya düşük miktarlarda üretilir, bu nedenle eksikliği önlemek için takviyeler gerekebilir.

4. Kalsiyum Vitamini Kadınlar İçin Daha da Önemlidir

kadın

Birçok çalışma kalsiyumun adet öncesi sendrom (PMS) semptomlarını hafifletebileceğini göstermektedir. PMS’li kadınların daha düşük kalsiyum ve magnezyum alımına ve daha düşük serum seviyelerine sahip olduğu sonucuna varmıştır.

5. Önerilen Miktar Yaşınıza Bağlıdır

Yeterli kalsiyum alıp almadığınızı nasıl anlarsınız? Yetişkinlere her gün 1.000 mg, 50 yaşın üzerindeki kadınlara , hamilelik ve emzirme döneminde olanlara günde ortalama 1.200 mg önerilmektedir.

gerekli-kalsiyum-miktarı

6. Kalsiyum Vitamini Eksikliği Diğer Sağlık Sorunlarına Yol Açabilir

hastalık

Kalsiyum eksikliği diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Yetişkinler için, çok az kalsiyum osteoporoz veya kolayca kırılan zayıf ve gözenekli kemikler geliştirme riskinizi artırabilir. Osteoporoz özellikle yaşlı kadınlarda yaygındır, bu nedenle kadınların daha fazla kalsiyum tüketmeleri önerilir.

Kalsiyum, çocuklar büyüdükçe ve geliştiklerinde gereklidir. Yeterli kalsiyum alamayan çocuklar tam potansiyel boylarına kadar büyüyemez veya başka sağlık sorunları geliştiremezler.

7. Kalsiyum Vitamini Takviyeleri Doğru Miktarda Olursa Yardımcı Olabilir

kalsiyum-takviyesi

Herkes ihtiyaç duyduğu kalsiyumu sadece diyetten almaz. Laktoza tahammülsüz, vegan veya sadece süt ürünleri hayranı değilseniz, diyetinizde yeterli miktarda kalsiyum almayı zor bulabilirsiniz.

Bir kalsiyum takviyesi diyetinize kalsiyum eklenmesine yardımcı olabilir. Kalsiyum karbonat ve kalsiyum sitrat en çok tavsiye edilen iki kalsiyum takviyesidir.

Kalsiyum karbonat daha ucuz ve daha yaygındır. Çoğu antiasit ilacında bulunabilir. İyi çalışması için yiyecekle birlikte alınması gerekir.

Kalsiyum sitratın yiyecekle birlikte alınması gerekmez ve daha düşük seviyelerde mide asidi olan yaşlı insanlar tarafından daha iyi emilebilir.

Kalsiyum takviyelerinin yan etkileri olduğunu unutmayın. Kabızlık, gaz ve şişkinlik yaşayabilirsiniz. Takviyeler, vücudunuzun diğer besinleri veya ilaçları emme yeteneğini de etkileyebilir. Herhangi bir takviye başlamadan önce doktorunuza danışın.

8. Çok Fazla Kalsiyumun Olumsuz Etkileri Olabilir

şişkinlik

Herhangi bir mineral veya besin maddesi ile, doğru miktarı elde etmek önemlidir. Çok fazla kalsiyumun olumsuz yan etkileri olabilir.

Kabızlık, gaz ve şişkinlik gibi belirtiler çok fazla kalsiyum aldığınızı gösterebilir.

Ekstra kalsiyum böbrek taşı riskinizi de artırabilir. Nadir durumlarda, çok fazla kalsiyum kanınızda kalsiyum birikmesine neden olabilir. Buna hiperkalsemi denir.

Sonuç

Kalsiyum genel sağlığınız için gereklidir. İhtiyacınız olan kalsiyumu birçok farklı gıdadan ve gerekirse takviyeden alabilirsiniz. Kalsiyum, D vitamini gibi diğer besinler ile birlikte çalışır, bu nedenle dengeli bir diyete devam etmek önemlidir. Herhangi bir mineral veya besleyici maddede olduğu gibi, kalsiyum alımınızı çok fazla veya çok az almamanız için izlemelisiniz.

Sağlıklı ve mutlu günler dileriz…

Devamını Okuyun