Bağışıklık, Haberler, Tüm Yazılar

Corona Virüsü Hakkında Bilmeniz Gerekenler

covid19-dikkat-corona

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ‘’Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu ‘’ilan etmesine sebep olan, insanlar arasında coronavirüs veya corona virüsü olarak adlandırılan şimdiki haliyle Covid-19 Çin’in Wuhan kentinde 2019-n-COV olarak ortaya çıktı. Corona virüsü, aralık ayının son günlerinden itibaren dünyanın gündeminde ve çıkış yeri Çin olmakla beraber Avrupa’yı ve diğer birçok ülkeyi etkisi altına aldı. Çoğu ülkede kırmızı alarm verildi, karantina ilan edildi, siyasi görüşmeler, spor müsabakaları, bilimsel oturumlar, uluslararası uçuşlar iptal edildi. Turizm neredeyse durma noktasına geldi. Okullar tatil edildi. Dünya ekonomisi yılların görülmemiş çöküşünü yaşıyor. Dünya geneline ihracat yapan Çin’ de sanayi faaliyetleri tamamıyla durdurulmuş bulunmakta.

Peki Bizi Korkutan Bu Corona virüsü Nedir?

covid-corona-coronavirus

Adını belki birçoğumuz ilk defa duyuyor olsak da Coronavirüsün dört suşu yaygın soğuk algınlığının yaklaşık beşte birinden sorumlu. Coronavirüs ailesi hem insanlarda hem de hayvanlarda bulunabiliyor. Bu virüs ailesi basit bir soğuk algınlığına neden olup aynı zamanda SARS(Ciddi Akut Solunum Sendromu) ve MERS (Orta Doğu Solunum Sendromu) gibi dünya genelinde iz bırakmış çok ciddi salgınlara da yol açmaktadır.

Coronavirüsler hayvanlardan insana geçebilen virüs türü olduğundan zootonik hastalıklara sebebiyet verir. İnsan bağışıklık sistemi daha önce bu tür virüsle karşılaşmadığı için savunma hücrelerimiz virüse etki edemez. Bundan dolayı zootonik hastalıklar çoğunlukla ölümcül olmaktadır.

Coronavirüs Belirtileri Nelerdir?

Hem mevsimsel grip virüsleri hem de coronavirüsler solunum yolu hastalıklarına neden olan bulaşıcı virüslerdir. Bu yüzden üst solunum yolu hastalıklarına ait semptomlar gözlendiğinde sebep olan virüsün Coronavirüs olup olmadığını belirlemek maalesef çok kolay olmamaktadır. Hastalığın bir Coronavirüs kaynaklı olup olmadığı ancak boğaz-burun kültürleri ile kan tetkikleri neticesinde anlaşılmaktadır.

Yeni coronavirüs olan Covid-19’un genel belirtileri şunlardır;

  • Yüksek ateş
  • Nefes darlığı
  • Öksürük
  • Kas ağrısı
  • Yorgunluk

Özellikle riskli grupta yer alan yaşlı, bağışıklığı zayıf insanlarda , kalp rahatsızlığı bulunanlarda, tansiyon, kolesterol, diyabet gibi kronik hastalığı bulunanlarda belirtiler çok daha ağır seyredebilir. Ağır akut solunum yolu yetmezliği, zatürre, böbrek yetmezliği, ishal, bulantı, kusma da ek olarak görülebilir.

Coronavirüsün Bulaşma Yolları

aksirik-apsirik

Araştırmacılar hala yeni virüsün kişiden kişiye nasıl bulaştığını öğrenmeye çalışıyor. Bilim dünyası coronavirüsün mekanizmasını açıklama hususunda bir nevi yarış içerisindeler. Virüsün yayılma mekanizması tam olarak bilinmese de solunum yolu ile bulaştığı düşünülmektedir. Öksürme-hapşırma damlacıklar yoluyla, virüs taşıyan birey ve hayvanlarla direkt temas bulaşma sürecini hızlandırmaktadır.

Coronavirüsün Tedavisi Var Mı ?

tedavi-corona-coronavirus

Maalesef virüse özel geliştirilen bir tedavisi yoktur. Klasik viral enfeksiyonlardaki gibi semptomatik tedavi uygulanmaktadır. Semptomları tedavi etmenin en iyi yolu ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar almak, bir oda nemlendiricisi kullanmak, boğaz ağrısını ve öksürüğü hafifletmek, bol miktarda sıvı tüketmek, dinlenmek için sıcak bir duş almaktır. Bilim insanları bazı antiviral ilaçlar ve plazma tedavileri de dahil olmak üzere Coronavirüsün tedavisine yönelik alternatif yaklaşımları araştırıyorlar ancak bu çalışmalar şu anda sadece ön çalışmalar olarak yürütülüyor. Bu bilgiler ışığında Coranavirüsten korunmaya çalışmak çok daha akılcı bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Coronavirüsten Korunma Yolları

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün Coronavirüs için tavsiyeleri

Coronavirüs gün geçtikçe küresel kabus haline gelmektedir. Her an vaka sayısı artmakta ölüm haberleriyle korkumuz da artmaktadır. Peki dünyaynın gündemine bomba gibi oturan bu virüsten nasıl korunabiliriz? Sizler için hazırladığımız yazıda daha yakından inceleyelim.

Gözlere; buruna ve ağıza kirli ellerle dokunulmamalı

elden-bulasma

Temiz olmayan ellerimiz ile vücudumuzun herhangi bir yerine özellikle göz, ağız ve buruna temastan kaçınılmalıdır. Virüs cansız ortamda da bir hafta kadar yaşamını sürdürebilir. Bundan dolayı enfekte olmuş yerlerde bulunmamalı ve ellerimizi etrafa sürmemeliyiz.

El Temizliğine Çok Dikkat Edin

el-yikama-corona

Evden dışarıya çıktığımızda, toplu taşıma araçlarını kullandığımızda, iş yerine gittiğimizde kısacası bir ortamdan diğerine geçtiğimizde el hijyen kurallarını uygulamamız gerekir. Ellerimizi sabunla 20 saniye boyunca yıkamalıyız. Yıkarken de el parmak aralarını, el kıvrımlarını, avuç içini iyice ovalamalıyız. El antiseptikleri, kolonya, ıslak mendil de el hijyeni için kullanılabilir.

Yurtdışı Dönüşünde Kendinizi Korumaya Alın

yolculuk-uçak

Neredeyse tüm dünyaya yayılmış olan coronavirüs uluslararası yolculukları da yakından etkilemektedir. Yaptığınız yurtdışı seyahatlerinin ardından belli bir süre kendinizi izole etmelisiniz. Bu hem sizin sağlığınız hem de etrafınızdaki insanların korunması için önemlidir.

Kapalı Ortamları İyice Havalandırın

havalandirma-corona

Coronavirüs düşük sıcaklık ve yüksek nemli ortamlarda daha da hızlı şekilde yayılış göstermektedir.Çalışma ortamlarımızı, oturduğumuz kapalı mekanları mutlaka havalandırmalıyız. Temiz hava, bol oksijen ve güneş ışığı ortamı daha steril hale getirecektir.

Kalabalıktan Olabildiğince Uzak Durmaya Çalışın

kalabalik-corona-covid

Kalabalık ortamlar hastalıkların bulaşması için çok potansiyel yerlerdir. Damlacık yoluyla aktarılan coronavirüs de yakın mesafede daha çabuk bulaşabilir. Özellikle toplu taşıma araçları, alışveriş merkezleri, sinema ve tiyatrolar, çarşı merkezleri birçok insanın gün içerisinde fazlasıyla kullandığı yerlerdir. İnsanlara 1 metreden daha fazla yanaşılmaması önerilir.

Beslenmenize Olabildiğince Dikkat Gösterin

beslenme-corona-covid

Virüs yediğimiz içtiğimizden nasıl etkilenebilir ki diye düşünebilirsiniz fakat hiç de öyle değil. Beslenme düzenimizi gözden geçirmeli özellikle sebze ve meyve ağırlıklı besinleri listemize eklemeliyiz. C vitamini deposu turunçgilleri listenin başına eklemeyi de unutmayın.

Ayrıca bakınız: Bağışıklığı Güçlendiren Besinler

Bağışıklığınızı Güçlendirin

Vücudumuzun kendini koruması hastalıklara karşı mücadele edebilmesi bağışıklık sisteminin gelişmişliğiyle yakından ilişkilidir. Virüs salgınının daha çok yaşlı popülasyonda ölümcül olması bünyelerinin kaldıramamasından dolayıdır. Bağışıklık zayıf düşünce vücut da eskisi gibi çalışamayacaktır. Mevsimsel grip salgınında olduğu gibi coronavirüs salgınında da bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Multivitamin takviyeleri bu konuda öncelikle tercih edeceğimiz ürünlerdir.

Ürünlerimizden biri olan Redagyn içeriğindeki 22 vitamin ve mineralin yanı sıra, üzüm çekirdeği ekstresi, KoEnzim Q10 ile bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkı sağlar. Güne daha hazır başlayabilmek, bağışıklılığımızı güçlendirmek için her gün 1 adet Redagyn kullanabilirsiniz.

Redagyn hakkında daha fazla bilgi için ve içeriğini öğrenmek için tıklayın.

Devamını Okuyun
Bağışıklık, Beslenme

Üşümekten Korkanlar! Kış Günlerinde Soğuk Havayı Yenmek İçin 7 Etkili Besin

soguk-hava

Vücut ısınızı düzenlemenize yardımcı olacak besinler nelerdir? Isı kontrolünden başka ne gibi faydaları vardır? Merak ediyorsanız okumaya devam edin!

Havalar soğumaya başlayınca dolabınızı eldivenler, atkılar, sıcacık yün kazaklar doldurmaya başlıyor. Özellikle dışarıya çıkacaksaksanız sıkıca sarınıp kuşanıyorsunuz. Soğuk havaya pencereden bakmak bile sizi titretiyorsa, düşük sıcaklıklarla kendinizi içeriden ısıtarak savaşabilirsiniz. Soğuk havalara karşı vücudunuzu vücut ısınızı yükseltmeye yardımcı olabilecek besinlerle destekleyin. Böylece vücut sıcaklığınızı korurken, soğuk algınlığı gibi hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı önlem almış olacaksınız. işte! Bu yazımızda vücut ısınızı koruyacak bazı besinlere yer verdik. Bu besinlerden bazıları biliniyorken bazıları sizi şaşırtacaktır. Rahatlayın ve okuyun.

1. Tarçın

tarcın-besin

Kış günlerinde sahleplerinizi süsleyen tarçın aynı zamanda soğuğa karşı bir kalkan işlevi görüyor. Kan akımını vücut yüzeyine yaklaştırarak vücudun ısınmasında etkili oluyor. Gribal enfeksiyonları ve soğuk algınlığını önleyici olarak kullanılan tarçın aynı zamanda öksürükte ve mide rahatsızlıklarında etkilidir. İster sahlebin üstünde toz halinde isterseniz de çubuk tarçın olarak tüketip soğuk havlarda ısınmaya başlayabilirsiniz.

2. Taze Zencefil

zencefıl-cayi

Soğuk havalarda sizi ısıtacak termojenik özelliğe sahip bir diğer bitki de taze zencefildir. Kan dolaşımını iyileştirerek vücut sıcaklığını arttıran ve toksinlerin atılmasında etkili olan bir bitkidir. Enfeksiyonlara karşı savaşarak vücut direncini arttıran zencefil soğuk algınlığının terleyerek atılmasına da yardımcı olabilir. Bunların yanısıra antiseptik bir ekspektoran (balgam söktürücü) ve akıntılı öksürüklerin tedavisinde yararlıdır. Sizlerde ısınmak ve soğuk havlarda yakalandığımız hastalıklardan korunmak istiyorsanız günlük diyetinize zencefil ekleyerek harikalar yaratacak bir dokunuş yapabilirsiniz.

3. Acı Biber

kirmizi-biber

Sıcaklığı kaldırabiliyorsanız acı biber soğuk havalara hile yapacak. Kırmızı biber ailesi iç vücut sıcaklığını arttırmaya yardımcı olabilir. Dolaşım sistemini uyararak vücut ısısını yükseltir.İçerdiği kapsaisin ile daha fazla enerji harcanmasını sağlayarak vücut ısısını yükselttiğine tanık olabilirsiniz. Balgam söktürücü özelliği de olan acı biber; grip mikrobunu önleyerek gribe ve soğuk algınlığına yakalanmanızı önleyebilir. Faydası az bilinen bir besin olan acı biberi yemeklerinize eklemeye başlayabilirsiniz .

4. Zerdeçal

zerdacal

Etken maddesi kurkumin olan zerdeçal termojenik etkisi ile vücut ısısını arttıran ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir diğer besindir. Ayrıca içerdiği besin değeri sayesinde hastalıklardan korunmada önemli bir gıdadır. Daha çok kış günlerinde soğuk havalar yüzünden yakalandığımız soğuk algınlığı ve grip tedavisinde kullanılır. İçeriden ısınmak, vücudunuza hareket katmak ve vücut direncinizi arttırmak istiyorsanız aynı miktar zencefili çay olarak tüketebilir, bal ile veya çiğ olarakta tüketebilirsiniz.

5. Karabiber

karabıber

Bağışıklığı güçlendiren karabiber içerdiği piperin ile sinir sistemini uyararak ısı üretimini destekliyor. Vücut ısısını arttırmasına ek olarak grip ve soğuk algınlığında hastalığın daha kolay atlatılmasına yardımcı oluyor. Ayrıca solunum yollarında balgam söktürücü özelliğine de sahiptir. Sizlerde soğuk havalara ve daha çok soğuk kış günlerinde yakalandığımız hastalıklara veda etmek istiyorsanız çorbalarınıza karabiber ekleyebilirsiniz.

6. Ihlamur

ıhlamur

Virüslere karşı etkili olabilen ıhlamur, terletici özelliği ile vücudu içten dışa doğru ısıtır. Solunum yolu hastalıklarında iltihapları giderici ve vücut savunmasında etkilidir. Soğuk algınlığında hastayı terletip göğsünü yumuşatmak ve çabuk iyileştirmek amacı ile kullanılabilir. Ihlamuru çay olarak limon ve bal ile birlikte tüketebilir soğuk kış günlerinde ısınarak hastalıklardan korunabilirsiniz.

7.Köksap Sebzeler

koksap-sebzeler

Şalgam, turp gibi köksap sebzeleri sindirim kanalında hareket ettirmek için meslektaşları olan yer üstü sebzelerden daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulur. Dolayısı ile bu sebzeleri sindirebilmek için termojenez süreci ile vücut sıcaklığını arttıran enerji oluşur. Kış aylarının gelmesi ile kendini gösteren soğuk havalara vücudun içinden önlem almak için köksap sebzeleri salata yaparak yiyebilir veya sıcak bir çorba şeklinde içebilirsiniz .

Soğuk Havalara Karşı Tedbir Almalısınız

Havalar soğurken birçok önlem alıyorsunuz ancak bunlar yeterli olmayabilir. Bunun için vücut içinden de bir önlem almak daha iyi olacaktır. Sıraladığımız besinleri devamlı olarak tükettiğinizde daha etkili olacaklardır. Sizi sıkmayacak ve düzenli olarak tüketmenize mani olmayacak şekilde diyetinize ekleyebilirsiniz.

Sıcak , mutlu ve sağlıklı günleriniz olsun.

Devamını Okuyun
bagisiklik
Bağışıklık, Tüm Yazılar

Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Vitamin ve Mineraller

Bağışıklık sistemi bir organizma içinde organizmayı hastalık yapan virüs, bakteri, mantar, parazit ve tümörlere karşı savaşarak vücudu koruyan hücre, doku ve organlardan oluşan birçok biyolojik yapı ve süreç içeren bir konak savunma sistemidir. Bu sistemi güçlendirmede ilk yapmanız gereken sağlıklı bir yaşam tarzı ve dengeli bir diyet seçmektir. Grip, enfeksiyon gibi bağışıklık sistemimizin zayıfladığı durumlarda bunları önlemek amacıyla sayacağım on bir maddedeki vitamin ve mineralleri günlük yaşamınıza katarsanız daha sağlam bir immün sisteme neden sahip olmayasınız!

Bağışıklık Sistemi Organları

bagışıklik-sistemi-organlari

Bağışıklık sisteminin organları; kemik iliği, dalak, lenf düğümleri ve timustur. Kemik iliğinden köken alan lenfositler, immün cevap oluşturmadan sorumludur. Bağışıklık sistemimiz mikroorganizmalara birkaç yolla cevap verir. T lenfositleri aktif bir enfeksiyonla savaşarak mikropları ve diğer anormal hücreleri öldürerek etki gösterirken B lenfositleri, geçmiş enfeksiyonları “hatırlayarak” mikroplara özgül, uzun süre dolaşımda kalan antikorlar üreterek onları öldüren bellek hücreleridir. Nötrofiller ve makrofajlar ise T lenfositleri tarafından aktifleştirilip infeksiyonun bulunduğu bölgeye gider ve ordaki mikroorganizmaları fagosite ederek etkisiz hale getirirler.

Bağışıklığınızda Rolü Olan 11 Vitamin ve Mineraller

1) A Vitamini:

A-vitamıni-havuc

Dış toksinlerin girişine karşı vücudun dış savunma yüzeyini oluşturan mukoz zarların sağlıklı oluşumu için önemlidir. Mukus, T ve B lenfositlerinin oluşumu için uygun ortam yaratmakta görevlidir.

2)B12 Vitamini:

B12-vitaminı-et

Eritrosit ve antikor oluşumuna yardım eder. Eksikliğinde akyuvarların fagosite etme yeteneği zarar görür. Anormal akyuvar hücre yanıtları oluşur.

3)C Vitamini:

c-vitaminı-portakal

Akyuvar hücrelerinin yanıt ve işlevini çoğaltmak, interferon düzeyini arttırmak, mukoz zarların yüzey bütünlüğünü sağlamak gibi bağışıklık güçlendirici birçok etkisi vardır. Ayrıca viral enfeksiyonların şikayetini azaltır ve antioksidan özelliği vardır.

4)E Vitamini:

e-vitaminı-kuruyemis

Hem hümoral hem de hücresel bağışıklığı güçlendirdiğinden bağışıklık üzerine etkisi çok önemlidir. Birincil savunma elemanı olan mukoz zarların oluşumu için gereklidir. Özellikle yaşlılarda bağışıklık sistemini güçlendirmede etkilidir.

5) Antioksidanlar ve Beta Karotenler:

antioksıdan

Beta karoten yüksek provitamin A aktivitesi gösterir ve antioksidan özelliği vardır. Antioksidanlar timus bezini serbest radikallere ve oksidatif unsurlara karşı korurlar. Aynı zamanda beta karotenler T hücrelerinin sayısını arttırarak düşük T hücre sayısının görüldüğü AIDS ve kanser gibi hastalıklarda önemli rol oynar.

6) Çinko:

balik-cinko

Fagositozu destekler. Serbest radikal hasarına karşı koruyucudur. Eksikliğinde akvuyar hücre işlevi önemli ölçüde bozulur ve T hücrelerinin sayısı düşer. Çinko aynı zamanda soğuk algınlığına yol açan virüs de dahil birçok virüsün üremesini engeller. Bu sebeple günümüzde çinko içeren boğaz pastilleri çok tercih edilmektedir.

7)Folik Asit:

marul-folık-asıt

Lökositler dahil bütün hücrelerin gelişimi için önemlidir. Folik asit yetersizliğinde timus ve lenf bezleri körelir.

8)B6 Vitamini:

b6-vitamın

Antikor üretiminde ihtiyaç duyulur. Aynı zamanda hücre aracılı bağışıklıkta önemlidir. Yetersizliğinde bağışıklık sistemi baskılanır. Bu baskılanma sonucu akyuvar hücrelerinin sayısı azalır ve üretilen antikorların kalitesinde ciddi bir düşüş olur.

9)Diğer B Vitaminleri:

baklagıl-b- vitaminı

Tiyamin(B1), riboflavin(B2) ve pantotenik asit(B5) yetersizliğinde timus ve lenf dokusunda körelme, antikor ve akyuvar hücrelerinin etkinliğinde düşüşe neden olur.

10)Omega 3 Yağ Asitleri:

somon-omega3

Lökosit sayısını arttırarak bağışıklığı güçlendirir.

11)Demir:

demır

Demir eksikliği bağışıklık sisteminde birtakım bozukluklara yol açmaktadır. Timus ve lenf bezleri körelir. Akyuvar hücrelerinin yanıtını, işlevini azaltabilir.

Sonuç

Özetle; Soğuk algınlığı, grip, enfeksiyon gibi bağışıklığınızın zayıfladığı durumlarda veya normal zamanlarda saydığım vitamin ve mineralleri içeren besinleri öğünlerinize ekleyerek bağışıklık sisteminizi destekleyip güçlendirebilirsiniz. Her vitamin ve mineral bağışıklık sistemini desteklemede farklı bir görev üstlenmektedir. Bu sebeple tek bir besin türünü değil her besini yeterli miktarlarda tüketmelisiniz.

Devamını Okuyun
bagisiklik-besin
Bağışıklık, Beslenme, Tüm Yazılar

Bağışıklığı Güçlendirmeye Yardımcı Besinler

besınler

Bağışıklık sistemi insan vücudunun en karmaşık ve en büyüleyici sistemlerinden biridir. Bağışıklık sisteminin ana işlevi vücudu enfeksiyon ve kanserin oluşumuna karşı korumaktır. Geleneksel tıpta enfeksiyonlardan ya da hastalıklardan kolay etkilenmenin önemi genellikle göz ardı edilir. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve güçlendirilmesi, hastalıklara karşı direnç kazanmak, soğuk algınlığı, grip ve kanserden etkilenme olasılığını azaltmak için belki de önemli noktadır.

Bağışıklık Sistemini Baskılayan Durumlar

Bağışıklık sistemi vücudu sürekli olarak enfeksiyonlardan temizlemeye çalışır. Bu normal bir durumdur. Bağışıklık sistemimizin tölere edemeyeceği kadar enfeksiyonla savaşması sonucunda hastalık oluşur. Bu konuda bağışık sistemimizin zayıflaması bizi birçok hastalığa karşı daha savunmasız bırakır. Gelin bağışıklık sistemimizi baskılayan durumları inceleyelim:

-Duygusal ruh hali:

duygusal-ruh-halı

Mutlu ve olumlu iken bağışıklık sistemimiz çok daha iyi çalışır. Aksine depresif olduğumuzda bağışıklık sistemimiz de depresyona uğrar.


-Grip virüsü, mononükleaz ve kızamık gibi enfeksiyonlar:

grıp-virusu

Bu enfeksiyonlar bağışıklık sistemini kısa bir süre zayıflatabilir. Bunun sonucunda vücudumuz mikroplara karşı daha savunmasız kalır.


-Stres:

stres

Stres adrenalin ve kortikosteroidler gibi adrenal bez hormonlarının düzeyini arttırır. Bu hormonlar alyuvar oluşumunu ve işlevlerini engeller, timus bezinin gerilemesine yol açar. Aynı zamanda sempatik sinir sistemini uyararak da bağışıklığı baskılar. Stres arttıkça bağışıklık baskılanması da artar.


-Temizlik şartlarına uyulmaması:

temızlık

Bunun sonucunda vücudumuzun birincil savunma hattı olan mukoz zarlar mikroplara daha açık hale gelir.


-Şeker:

seker

Günde 100 gram karbonhidrat tüketmek alyuvarların yabancı maddeleri ve mikroorganizmaları yok etme yeteneğini önemli ölçüde azaltabilir. Ne kadar çok şeker tüketirseniz bağışıklık sisteminiz de o kadar olumsuz etkilenir.


-Lipitler:

yag

Kolesterol, serbest yağ asitleri, safra asidi ve trigliserid düzeylerinin yüksek olması alyuvarların bölünme, enfeksiyonlu alana ulaşma ve mikroorganizmaları yok etme yeteneği de dahil olmak üzere pek çok bağışıklık işlevini baskılar.


-Obezite:

obezıte

Bağışıklık sistemini zayıflamanın obezite ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Aşırı kilolu kisilerde normal kilolu kişilerden daha fazla enfeksiyon görülür. Kilolu kişilerin alyuvarları normal bireylere göre daha yetersiz kalmıştır. Bu da bağışıklıkla bağlantısını ortaya koymaktadır.


-Sigara, alkol kullanımı


-Uykusuzluk


-Yetersiz beslenme:

Hiç şüphesiz ki besin yetersizliği baskılanmış bir bağışıklık sisteminin en yaygın sebebidir. Herhangi bir besinin yetersizliği bağışıklık sistemini ciddi biçimde baskılayabilmektedir.

Bağışıklığınızı Güçlendirmeye Yardımcı 10 Besin

1)Turunçgiller:

turuncgiller

C vitamini bakımından oldukça zengindirler. C vitamini suda çözünen bir vitamin olduğu için depolanamazlar. Bu sebeple düzenli olarak alınması daha etkilidir. Tek seferde çok miktarda tükettiğiniz C vitamininin fazlası vücuttan idrar, ter gibi yollarla atılır. Günlük almanız gereken C vitamini miktarı ortalama olarak kadınlarda 75 mg erkeklerde ise 90 mg’dır. Büyük boy bir portakal veya 2 adet kivi günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılamanıza yetecektir.

2)Kırmızı Biber:

kirmizi-biber

Eğer başka bir meyve veyahut sebzenin en çok c vitamini içerdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kırmızı biber narenciyeye göre iki kat daha fazla c vitamini içermektedir. Ayrıca zengin bir beta karoten kaynağıdır.

3)Kivi:

kıvı

Folat, potasyum, K vitamini ve C vitamini de dahil olmak üzere bir ton temel besin ile doludur.

4)Badem:

badem

Badem vitamin ile doludur özellikle E vitamini yönünden zengindir ve sağlıklı yağlara sahiptir. Yarım bardak porsiyon, önerilen günlük E vitamini miktarının yaklaşık yüzde 100’ünü karşılamaktadır.

5)Brokoli:

brokolı

A, C ve E vitaminlerinin yanı sıra diğer birçok antioksidan ve lif ile doludur. Mümkün olduğunca az pişirerek veya çiğ olarak tüketmenizi tavsiye ediyoruz.

6)Ispanak:

ispanak

Ispanak listemizde sadece C vitamini açısından zengin olduğu için değil, aynı zamanda çok sayıda antioksidan ve beta karoten ile dolu olmasından dolayı yer alıyor. Brokoliye benzer şekilde, ıspanak mümkün olduğunca az pişirildiğinde en sağlıklıdır, böylece besinsel değerini korur.

7)Yeşil Çay:

yesil-cay

Hem yeşil çay hem de siyah çaylar bir tür antioksidan olan flavonoidlerle doludur.

8)Yoğurt:

yogurt

Yoğurt da büyük bir D vitamini kaynağıdır. D vitamini bağışıklık sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur ve vücudumuzun hastalıklara karşı doğal savunmasını artırdığı düşünülmektedir.

9)Kümes Hayvanlları:

Kümes hayvanları hasta olduğunuzda, tavuk çorbası plasebo etkisi olan iyi hissettiren bir yemekten daha fazlasıdır. Soğuk algınlığı semptomlarını iyileştirmeye yardımcı olur ve ayrıca ilk etapta hastalanmaktan korunmanıza yardımcı olur. Tavuk ve hindi gibi kümes hayvanları, B-6 vitamini bakımından yüksektir.

10) Ekinezya:

ekınezya-cayi

Diğer adıyla koni çiçeği olan ekinezya bağışık sisteminin spesifik olmayan savunma mekanizmalarından birini harekete geçirerek T hücrelerinin üretimi, makrofaj fagositozu, antikor bağlanması, doğal hücre öldürücü aktivitesi ve kanda dolaşan nötrofil düzeyini arttırarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sonuç

Özetle güçlü bir bağışıklık için: Dinlenin. Bol miktarda sıvı tüketin. Basit şekerlerin tüketimini günde 50 gramdan aza indirin. Stresten uzak durun. Gece 7 saatten fazla uyuyun. Düzenli egzersiz yapın. İdeal vücut ağırlığınıza ulaşın. Öğünlerinizi düzenli yapın. Yeşil sebze tüketimini arttırın. Sigara, alkol kullanmayın veya olabildiğince azaltın ve en önemlisi sık sık gülün, hayata olumlu açıdan yaklaşın ve kendinizi düzenli biçimde zihinsel olarak rahatlatın.
Sağlıklı günler dilerim.

Devamını Okuyun
semptom
Bağışıklık, Tüm Yazılar

Bağışıklık Nedir? Bağışıklık Sistemimiz Ne İşe Yarar?Nasıl Güçlendirebiliriz?

bağışıklık

Bağışıklık bir şeyden korunmak, bundan etkilenmemek veya rahatsız etmemek anlamına gelir. Isıya karşı bağışıklığınız olduğunu varsayalım bu sizi ısının rahatsız edemeyeceği anlamına gelir. Yani bu durumda sıcak erimiş bir lava yürümek nehre yürümekten farksız olacaktır. Şaşırtıcı bir şekilde bağışıklık sisteminiz sayesinde bu süper gücün farklı bir formuna sahipsiniz. Bağışıklık sisteminiz sizi korur ve hastalıklarla mücadelenize yardımcı olur. Bakteri ve virüsler  her yerde bulunur. Hiç tuttuğunuz kapının kolunda kaç tane mikroorganizma var diye düşündünüz mü? Bir çok bakteri ve virüs hastalığa neden olabilir ve patojen(hastalık yapıcı) olarak adlandırılır. Tüm bu patojenlerle her an temasta olmanıza rağmen neden sürekli hasta olmuyorsunuz hiç düşündünüz mü? Çünkü bağışıklık sisteminiz istilacı biyotik ve abiyotik patojenlerle savaşır ve enfeksiyon gelişmesini önler. Patojenleri karşılayarak, nötralize ederek ve temizleyerek; patojenlerin organizmanın bütünlüğünü bozacak zararlı etkilerine karşı direnç oluşturur.

bağışıklık

Vücudun ilk savunma hattı fiziksel engellerdir. Patojenler bu engeli geçmeyi başarırsa, vücdunuzda bunlara karşı eyleme geçecek uzmanlaşmış hücreler vardır. Kan dolaşımınız ve vücudunuzun önemli bölgeleri patojenlerle savaşabilecek beyaz kan hücreleri içerir.

Bağışıklık sisteminiz bu hücrelerle günün her anında sizi enfeksiyonlardan uzak tutmak için çok iyi bir iş çıkarır. Eğer siz bağışıklık sisteminize iyi bakarsanız o da size iyi bakacaktır.

Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirmek İçin Ne Yapabilirsiniz?

Bağışıklığınızı artırma fikri caziptir, ancak bunu yapabilme yeteneği birkaç nedenden dolayı zorlaşmıştır. Bağışıklık sistemi tam olarak – tek bir varlık değil – bir sistemdir. İyi işlemek için denge ve uyum gerektirir. Araştırmacıların bağışıklık tepkisinin karmaşıklığı ve birbirine bağlılığı hakkında hala bilmedikleri çok şey var. Şimdilik, yaşam tarzı ve gelişmiş bağışıklık fonksiyonu arasında bilimsel olarak kanıtlanmış doğrudan bağlantılar yoktur.

Ancak bu, yaşam tarzının bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin ilgi çekici olmadığı ve araştırılmaması gerektiği anlamına gelmez. Araştırmacılar, hem hayvanlarda hem de insanlarda diyet, egzersiz, yaş, psikolojik stres ve diğer faktörlerin bağışıklık tepkisi üzerindeki etkilerini araştırıyorlar. Bu arada, genel sağlıklı yaşam stratejileri, bağışıklık sisteminize üst el vermeye başlamak için iyi bir yoldur.

Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirmenin Sağlıklı Yolları

İlk savunma hattınız sağlıklı bir yaşam tarzı seçmektir. Genel sağlık yönergelerine uymak, bağışıklık sisteminizi doğal olarak güçlü ve sağlıklı tutmak için atabileceğiniz en iyi adımdır. Bağışıklık sisteminiz de dahil olmak üzere vücudunuzun her parçası, çevresel saldırılara karşı korunduğunda ve aşağıdaki gibi sağlıklı yaşam stratejileriyle desteklendiğinde daha iyi çalışır.

Sigara İçmemelisiniz

sigara

Çünkü sigara içmek bağışıklık sisteminizi zayıflatır. Sigara dumanındaki kimyasallar, vücuttaki hücrelere devam eden bir hasar kaynağıdır ve bağışıklık sisteminiz bu hasarla mücadele etmek için sürekli çalışmalıdır. Sigara içmek aynı anda akciğer kanserine neden olabilir ve vücudunuzun savaşma yeteneğini zayıflatabilir.

Meyve Ve Sebzelerde Yüksek Bir Diyet Yemelisiniz

meyve-sebze

Meyve ve sebzeler içeriğindeki flavanoidler ile organizmayı enfeksiyonlara karşı korur.

Düzenli Egzersiz Yapmalısınız

egzersiz

Fiziksel aktivite bakterileri akciğerlerden ve solunum yollarından temizlemeye yardımcı olabilir. Bu, soğuk algınlığı, grip veya başka bir hastalığa yakalanma şansınızı azaltabilir.

Sağlıklı Bir Kiloyu Korumalısınız

kilo

Karın çevresindeki aşırı yağ vücudun savunma sistemini size karşı çevirerek kalbe ve diğer hastalıklara yol açabilir. Avustralyalı araştırmacılar, obez bireyler için sadece 10 kilo vermenin dengesiz bir bağışıklık sistemini düzeltebileceğini buldular.

Bağışıklık sistemindeki hücrelerin belirli bir dengede bir arada bulunması gerekir. Diyet ve aşırı vücut yağı da dahil olmak üzere birçok faktör bu dengeyi değiştirebilir ve vücudumuza zarar vermek yerine zarar verebilecek bağışıklık hücreleri oluşturabilir.

Alkol Alırsanız, Sadece Ölçülü Olarak İçmelisiniz

alkol

Alkol, sağlıklı bağırsak mikroplarının bağışıklık sistemi ile etkileşimini etkiler. Alkol ayrıca bağırsak bariyerini bozarak daha fazla bakterinin kana geçmesine izin verir. Aşırı içme, bağışıklık sisteminizdeki makrofajlar, T ve C hücreleri gibi üç önemli hücre türünün sayısını ve işlevini azaltır.

Yeterli Uyku Almalısınız

uyku

Uyku sırasında bağışıklık sisteminiz, bazıları uykuyu geliştirmeye yardımcı olan sitokin adı verilen proteinleri serbest bırakır. Uyku yoksunluğu bu koruyucu sitokinlerin üretimini azaltabilir. Ek olarak, yeterli uyku almadığınız dönemlerde enfeksiyonla mücadele antikorları ve hücreleri azalır.

Ellerinizi Sık Sık Yıkamak Ve Etleri İyice Pişirmek Gibi Enfeksiyonlardan Kaçınmak İçin Adımlar Atmalısınız.

Stresi En Aza İndirmeye Çalışmalısınız

stres

Stres hormonu kortikosteroid, bağışıklık sisteminin etkinliğini baskılayabilir. (örn. Lenfosit sayısını azaltabilir.)

Enfeksiyonlardan korunmak için ilk önce önlem almalısınız. Özellikle tedavi için antiviral ilaç bulunmayan  viral hastalıklara yakalanmamak için yukarıda bahsettiğimiz şekilde yaşam tarzı değişiklikleri yapmalısınız. Bunları yapmadığınız sürece hastalıklara yakalanmak ne kadar kolay olacaksa, hastalığı tedavi etmek de o kadar zor olacaktır.

Bağışıklığınızın Sizi Düşündüğü Kadar Siz de Onu Düşünmelisiz

Bağışıklığınız sizi bakteri ve viral enfeksiyonlara karşı korumak, eğer hastalanmışsanız, hastalığınızı en kolay şekilde atmanız için devamlı mücadele eder. Yukarıda sıraladığımız önerilere uyarsanız bağışıklık sisteminiz daha güçlü olacaktır ve sizin için daha iyi mücadele verecektir. Bu kolay önerileri uygulayıp hastalıklardan korunun!

Sağlıklı,huzurlu ve güzel günleriniz olması dileğimizle…

Devamını Okuyun