fbpx
bebeklerde-cilt-bakimi
Anne- Çocuk Sağlığı, Hijyen

7 Adımda Bebeklerde Cilt Bakımı

Anne ve babalar doğdukları andan itibaren bebeklerinin üzerine titrerler. Aman ayağı bir yere takılmasın, yabancı kimseler fazla dokunmasın, hastalık çekmesin bir yeri ağrımasın ve daha birçok telaş içerisine girerler. Bebeklerde cilt bakımı da ebeveynlerin hassasiyet gösterdiği önemli bir konudur.

Bebeklerde Cilt Bakımı ve Hassasiyet

Yeni doğan bir bebek düşünelim. Halk arasındaki tabirle su gibidir vücudu. Oldukça hassas dikkat edilmesi gerekir. Dokunurken bile herhangi bir mikrop kapar mı ya da bir yeri incinir mi diye düşünerek hareket etmeliyiz.

bebeklerde-cilt-bakimi

Bu yazımızda sizlerle hem yeni doğan hem de ilerleyen dönemde bebeklerde cilt bakımı nasıl olmalı, özellikle hangi hususlara dikkat edilmeli, bebeklerimiz nasıl daha sağlıklı bir cilde kavuşabilir bunu konuşacağız. Sıcak yaz gününde soğuk içecekleriniz hazırsa başlayalım hemencecik.

Bebeklerde Güneş Işığı Maruziyeti

Bebeklerin özellikle 2-3 yaşlara gelene kadar ne kadar hassas olduğundan biraz bahsettik. Güneş ışığı alınan zaman ve miktara göre iki farklı etki de gösterir. Hepimizin bildiği üzere D vitaminin emiliminde görev alır. Ve genel ortalamaya bakacak olursak birçok insanda ne yazık ki D vitamini eksikliği görülür, takviye edici besin ve  ilaçlar ile tedavi edilmeye çalışılır. Sabah saatlerinde alınan güneş ışığı da doğal tedavi niteliğindedir. Bebeklerimizin cildi biz yetişkinlere göre fazlasıyla hassas olduğu için güneş ışığından da hemencecik etkilenirler.

bebeklerde-günes-korumasi

Bebeklerde cilt bakımı doğru güneş ışığına maruz kalmaktan geçer. 1 yaş altı bebekleri direkt güneş ışığına maruz bırakmamaya özen göstermelisiniz. Güneş yanıkları, güneş lekeleri olumsuz sonuçlardan birkaçıdır. Dışarı çıkarken 1 yaş altı bebeklere ince uzun kollu kıyafetler giydirmeli, minicik kafalarına şapka takmayı ihmal etmemelisiniz. İlerleyen yaşlarda daha esnek davranabilirsiniz. Güneş, kum ve deniz üçlüsüyle beraber güzel bir tatil bile yaptırabilirsiniz.

Bebeklerde Hassas Cildin Kuruması

Çoğu insanın cilt kuruluğundan bahsettiğine şahit olmuşsunuzdur. Özellikle de kış aylarında bu durum daha çok artış göstermektedir. Bebeklerde cilt bakımı konusunda en çok uğraşılan alanlardan biridir ciltte kuruluk. Genetik yatkınlık, mevsim geçişleri ve ani hava değişimleri, kullanılan bazı dermo kozmetik ürünler, sık sık duş aldırma gibi bazı nedenler kuruluğa yol açar. Bebeğinizde kaşıntı, kızarıklık, deride pullanma ve döküntü herhangi bir çatlak bebeğinizde cilt problemlerinin habercisi olabilir.

cilt-kurulugu

Nem dengesinin bozulması beraberinde cilt problemlerini getirir. Bebeğinizin cildini daha nemli tutabilmek için içeriği doğal nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Ayrıca zeytinyağını bir parça pamuğa damlatarak kuruyan ve kuruluğun beraberinde getirdiği çatlaklara uygulayabilirsiniz. Özellikle yaz mevsiminin bunaltıcı ve nemli havalarında fazla kıyafet giydirmemeye özen göstererek bebeklerde cilt bakımı için daha özenli ve bilinçli davranmış olursunuz.

Bebeklerde Cilt Bakımı ve Banyo

Belli bir yaşa kadar banyo yapmaz çocuklar. Bıcı bıcıdır onun adı. Kimine göre oyun zamanı, eğlenip yaramazlık vakti kimine göre ise istemeden yaptığı hatta olanca sesiyle bağırıp korktuğu vakit. Yani kısacası bazı çocuklar banyoya girmek için can atarken bazıları da kaçacak yer arar resmen.

bebeklerde-banyo

Banyo kişisel hijyen açısından çok önemlidir. Yeni doğan bebekler her gün ya da gün aşırı yıkanırken aylar geçtikçe bu süreler biraz daha uzar. Sağlıklı ve parlak bir cilt için banyo sürelerine dikkat etmeli olabildiğince doğal sabun ve şampuan kullanımına özen gösterilmelidir. Banyo sonrası bebeğinize süreceğiniz zeytinyağı veya hindistan cevizi yağı cildini yumuşacık yapacaktır.

Bebeklerde Doğru Bez Seçimi

Doğuma yakın hummalı bir alışveriş trafiği başlar. Doğum öncesinden her şey hazırlanmaya başlar. Rengarenk kıyafetler, biberon, emzik gibi daha birçok eşya alınır. Bebek bezi de alışveriş listesinin başında yer alır. Bebek bezi seçimi bebeklerde cilt bakımı için oldukça önemlidir. Anne ve babalar bez seçimi yaparken kaç aylık olduğuna göre değil de kilo aralığına dikkat edip ona göre seçim yapmalıdır. Bebeklerin yaş, kilo, gelişim aralığı birbirinden farklılık gösterir.

bez-secimi

Bebek bezinin sıkması hem pişik oluşumuna sebep olur hem de bebeğinizin huzursuz olmasına sebebiyet verir. Seçim yaparken bezin içerisindeki lastiklere de dikkat edilmelidir. Bebeğin rahat hareket etmesini engelleyecek, yeteri kadar emici kısmı bulunmayıp yaş hissi veren, hava almayı sağlayan kanalları bulunmayan bebek bezlerinden kaçınmalısınız. Bebeklerin ağlama sebeplerinden biri de altlarının kirli olması ve bebek bezinin içinde rahat etmemeleridir. Bundan dolayı bebek bezi seçimi yaparken oldukça seçici davranmalıyız.

Bebeklerde Pişik Problemi ve Yapılması Gerekenler

Pişik nasıl ki yetişkinlerde hayatı olumsuz etkileyen fazlasıyla rahatsız edici bir problemse bebekler için de öyledir. Bebeklerin cildi çok hassastır. Yabancı müdahaleye, soğuk sıcak değişimine, bezlerinin kirli olmasına hemen tepki verirler. Özellikle sıcak yaz günlerinde bebeğinizin boynunun, koltuk altının kızarıp piştiğini görürsünüz. Fazla hareketli olmakta pişik sebebidir. Ayrıca bebeğin bezinin uzun süre değişilmeden kalması pişiğin başlıca sebeplerinden biridir. Bu durumda bebeğiniz huysuzlanabilir ve canı yandığı için uzun süreli ağlamalara sebep olabilir.

bebeklerde-pisik

Pişiği önlemek için;

  • Bebeğin cildinin temiz ve kuru olmasına dikkat edilmelidir.
  • Her bez değişiminden sonra bebeğin cildini temizlemek
  • Pişik olan bölgeyi nemli bezle, bastırmadan, hafifçe silmek
  • Bez değişiminin ardından biraz havalandırmak
  • Pişik sorunu geçinceye kadar biraz daha büyük beden bez kullanmak
  • Pişikli bölgeye pişik kremi, merhem veya talk pudrası sürmek

Bebeklerde Kıyafet Seçimi ve Cilt Bakımı

Bebek mağazasına girdiyseniz ne kadar harika ve mutluluk verici bir yer olduğunu biliyorsunuzdur. Daha bebek doğmadan aylar öncesinden birbirinden güzel, rengarenk, çeşit çeşit kıyafetler alınır, el örgüsü yelekler, kazaklar, atkılar, bereler yapılır. Apayrı özen gösterilir bebek giyimine. Birbiriyle uyumlu takımlar, ponçik ayakkabılar ve daha niceleri.

bebek-giysileri

Bebeklerde cilt bakımı konusunun ne kadar hassas olduğunu daha öncede belirtmiştik. Kıyafet seçimi de bebeklerde oldukça dikkat isteyen bir konudur. Bebekler de pamuklu kıyafetler seçmek en iyisidir. Sık sık terledikleri için yanınızda daima yedek kıyafet bulundurmalısınız. Yaz mevsiminde daha bol ve serin kıyafetler tercih etmek gerekir. Dışarı çıkardığınızda da şapka kullanımına dikkat ederseniz güneşin istenmeyen etkilerinden korumuş olursunuz.

Bebeklerin büyüme evresi çok hızlı olur ve kıyafetler çabucak küçülür. Bunun için kıyafet alırken yaşa göre değil de kiloya bakarak satın almanız daha yerinde olur. Böylece aldığınız kıyafeti daha uzun süreler giydirebilirsiniz.

Bebek Bakım Ürünleri ve Cilt Hassasiyeti

Bebek kozmetiği olur mu demeyin. Bayağı da ilerlemiş bir sektör. Bebek parfüm ve kolonyaları, bebek bakım kremleri, ıslak mendiller, bebek deterjanları ve daha birçok ürün. Ama ne yazık ki çoğu ürün birden fazla kimyasal madde içerir.

bebek-bakim-ürünleri

Bebeğinizin altını temizlerken kullandığınız ıslak mendilleri kullanırken içerisinde alkol, paraben gibi maddeleri bulundurmamasına dikkat etmelisiniz. Bu tür kimyasallar bebeğinizin hassas cildine zarar vererek pişik oluşumuna sebep olur.

Parfümlü bebek bakım ürünleri yerine doğal sabun ve şampuan kullanımı önemlidir. Mesela banyo sonrası vücudunu hindistan cevizi yağı ile nemlendirebilirsiniz.

Kıyafetlerini yıkadığınız deterjanlarda bebeklerde cilt bakımı hassasiyeti için dikkat edilmesi gerekenler arasındadır. Parfüm ilaveli ve kıyafetlerde kalıntı bırakan deterjanları kullanmayı bırakmalısınız. Yüksel ısıda yıkayarak mikropların yok olma oranını da arttırabilirsiniz. Evde kendi doğal deterjanınızı hazırlayabileceğinizi de unutmayın.

Bebeğiniz için kullandığınız biberonların cam olması sağlık açısından en yararlı olanıdır. Plastik ham maddeli biberonlar da sıcak mama hazırladığınızda ya da içerisine sıcak içecek koyduğunuzda plastik içerisindeki zararlı maddeler çözünür hale gelir ve içerisindeki yiyeceğe geçmiş olur. Çoğu kanserojen etkisi bulunan bu kimyasalların sağlık üzerine istenmeyen birçok etkisi vardır. Bu konuda oldukça dikkat etmeli ve cam biberon tercih etmelisiniz.

Bebeklerde Cilt Bakımı ve Anne Babalar

bebek-anne-baba

Bebekler evin göz bebeği, tatlı neşesidir. Ne kadar uykusuz gecelere, yorgun uyanmalara, halsiz dirençsiz işe gitmenize, yemek düzenizin bebişlerin tüm vücudu olduğu gibi ciltleri de oldukça hassastır. Bu hassasiyet ebeveynlerinde daha dikkatli olmasını beraberinde getirir. Alınacak birkaç basit önlem ile bebeğiniz daha sağlıklı ve mutlu olabilir. Her gününüzün öncekinden daha mutlu ve huzurlu geçmesi dileğiyle. Bebeğinizle geçireceğiniz nice sağlıklı günlere…

Devamını Okuyun
çocuk-sağlığı
Anne- Çocuk Sağlığı, Beslenme, Tüm Yazılar

Fast Food ve Hazır Gıdaların Çocuk Sağlığına 6 Zararı

çocuklar-ve-yemek

Fast food veya hazır gıdalar, enerji açısından zengin olan her türlü gıda için genel bir terimdir, çünkü çok fazla yağ ve şeker ve tuz içerirler, ancak protein, lif, vitamin ve mineral gibi diğer önemli besin maddeleri bakımından düşük bir içeriğe sahiptirler. Bununla birlikte, fast food ve hazır gıdaların tadı, düşük fiyatları ve hazırlama rahatlığı nedeniyle çoğu çocuk için son derece caziptir (herhangi bir pişirme veya hazırlık gerektirmez). Çocuklar genellikle bu tür yiyeceklerin sağlıklarını nasıl olumsuz etkilediğini anlamadığından, çocuklarda oldukça bağımlılık yapabilir.

Düzenli fast ve hazır gıda tüketimi; obezite, obeziteye eşlik eden duygusal ve benlik saygısı sorunları ve daha sonraki yaşamdaki kronik hastalıklar gibi uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir. Birçok fast food ve hazır gıdada tehlikeli gıda renklendirici ajanların ve / veya sağlıksız trans yağların varlığı ve gıda hazırlama güvenliği ile ilgili sorunlar genellikle konuyu daha da karmaşıklaştırır.

Fast Food ve Hazır Gıdaların Çocuk Sağlığına Zararları

1. Kabızlık

çocukarda-beslenme

Tekrarlanan öğünlerde aşırı dozda kalori, yağ, şeker ve diğer karbonhidratlar çocuğun gıda isteklerini değiştirir ve çocuğun lif, meyve, süt ve sebze yemesi olasılığını azaltır. Bu, daha fazla kabızlık şansına neden olabilir.

2. Bağımlılık

hazır-gıda

Çocuklukta çok fazla fast food ve hazır gıda tüketmek, tıbbi problemlere neden olmasının yanı sıra, daha sonraki yaşamda sağlıklı beslenmeyi zorlaştırır, çünkü gıda alışkınlığı çocuklukta gelişir. Ayrıca fast food ve hazır gıdaların yoğun ve bağımlılık yapıcı tadı yüzünden çocuklar sıradan yiyeceklere çok ilgi duymayabilir.

3. Öğrenme Performansına Etkisi

çocuklarda öğrenme

Fast food ve hazır gıdalar, öğrenme performansının düşmesine neden olabilir, çünkü yüksek şeker seviyeleri konsantrasyonu düşürebilir. Dolayısı ile uzun süre dikkat gerektiren görevlerin yerine getirilebilmesi zorlaşabilir. Ayrıca kan şekeri dalgalanmaları ruh hali değişimlerine ve uyku bozukluklarına da neden olabilir.

4. Depresyonlu Bir Çocuk

depresyonlu-çocuk

Obezite, benlik saygısı ve belki de depresyon ile sonuçlanabilir. Fast food ve hazır gıdaları çok tüketen bazı çocuklar obezite olmadan bile depresyon gelişme riski altındadır. Depresyon ise büyüme ve gelişme parametrelerini, öğrenme performansını ve sosyal ilişkileri etkiler.

5. Hiperaktivite

çocuklarda-aktivite

Esansiyel yağ asitleri fast food ve hazır gıdalarda çok düşük düzeylerde bulunur. Bunlar, vücut içinde üretilemeyen, ancak hücre zarlarının üretimi için gerekli olan ve ayrıca beyin ve retina içinde yüksek konsantrasyonlarda gerekli olan omega-3 ve omega-6 çoklu doymamış yağ asitlerini içerir. Bu tür besin maddelerinin eksikliğinin artmış antisosyal davranış ve belki de hiperaktivite ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.

6. Düşük Enerji

çocuklarda-hareketsizlik

Fast food ve hazır gıdalar, fiziksel aktivite için yeterli besin sağlamadığından çocukların egzersiz yapmalarını engelleyebilir. Fiziksel aktivite eksikliği, çocukları sadece akran gruplarından uzak tutmakla kalmaz, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel sağlığı da bozar.

Öneri

Fast food ve hazır gıdaların çocuk sağlığına zararlı etkileri mevcut olduğundan kontrol edilmesi gerekir. Çocukların bu tür yiyecekleri tüketmelerini önlemek için meyve tüketiminde küçük bir artış etkili olabilir.

Sağlıcakla kalmanız dileğimizle…

Devamını Okuyun
bebeklerde-aglama
Anne- Çocuk Sağlığı

Bebeklerde Ağlama ve Altında Yatan 5 Neden

Ama lütfen yavrum niye ağlıyorsun anlamıyorum ki, bebeğim bak halimiz kalmadı sendeki ağlama bitmedi, hadi söyle bakalım ne istiyorsun seni yaramaz? Bebeklerde ağlama ve birtakım şikayetler…

aglayan-bebek

Tanıdık geldi mi acaba bunlar size de 🙂 Her annenin yaşadığı kalıplaşmış şeylerdir. Özellikle henüz çiçeği burnunda annelerimizin sıklıkla yaşadığı sorunların en önemlilerinden biri bebeklerin ağlamasıdır. Sürekli, dur durak bilmeden ağlayan bebekler, geceleri uykuyu haram edip nöbet tutturan mini minnacıklar, her şey dört dörtlükken bile ağlamak için bahane arayan akıllı bıdıklar farkında olmadan biricik annelerini fazlasıyla yorar. Ağlayan bebekleri susturabilmek, dertlerini anlayıp çözüm bulabilmek ise anneler için dünyanın en zor işlerinden şüphesiz.

Ağlamak Nedir, Bebeklerde Ağlama Normal midir?

Ağlayan birini görünce genel olarak kötü şeyler düşünür ve ağlayan kişi için üzülürüz. Oysaki ağlamak hepimizin hayatında belli dönemlerde yer eden tamamen fizyolojik bir olay.  Ağlamayı herhangi bir anda yaşadığımız duyguları dışarıya yansıtmak amaçlı kullanırız. Yapılan bazı saha çalışmaları ağlamanın fiziksel ve duygusal refah sağladığını kanıtlamıştır.

aglama

Bebeklerin 9 ay kadar uzun bir süre sessiz sedasız anne karnında kaldığını düşünürüz. Oysaki anne karnı oldukça gürültülüdür. Ve sürekli devam eden sesler vardır. Bebeklerde ağlama oldukça sağlıklı bir süreçtir. Özellikle ilk birkaç hafta sık sık ağlama nöbetleri dahi geçirebilir. Ama bu durum uzun süreler boyunca devam ederse sıkıntı var demektir. Unutmamak gerekir ki ağlamak bebeklerin imdat çağrısıdır. İhtiyaçlarını bu şekilde bize anlatmaya çalışırlar. Bizlerin de bu çağrıya kulak verip doğru bir şekilde nedeni anlayıp problemi çözmemiz gerekir. Peki, neden bebekler ağlar, özellikle hangi ihtiyaçları ağlamaya neden olur? Bebeğiniz uyduysa ya da akıllı uslu duruyorsa alın çayınızı kahvenizi bebeklerin ağlama psikolojisini beraber anlayıp çözüm bulmaya çalışalım.

Bebeklerde Gaz Sorunu ve Çözüm Önerileri

Bebeklerde gaz sancısı oldukça yaygın bir problemdir. Günün her saatinde olabileceği gibi akşam saatlerinde daha çok görülür. Yani uykusuz gecelerin ardından şişmiş gözaltlarının sebeplerinden biri gaz sancısı olabilir. Aslında gaz sancısı hastalık değil günlük dış dünyaya alışma sürecinde olağan olarak gelişen fizyolojik bir olaydır. Bebekler dünyaya sindirim sistemi tam gelişmiş olarak gelmez. Bundan dolayı ilk zamanlarda sindirim sistemi sorunu beraberinde de gaz sancısı çekerler.

gaz-sancisi

Anne sütü ile beslenenler mamaya oranla daha az gaz sancısı çeker. Aynı zamanda annenin beslenmesi de bebeğinizin gazını etkiler. Anne kuru baklagil, baharatlı yiyecekler, süt ve süt ürünleri, gazlı içecekler çay, kahve gibi gaz yapıcı besinlerden uzak durmalıdır. Bebeğinizin bezinin kuru ve temiz olması da huzurlu olmasını sağlar. Islaklık hissi rahat ettirmez. Ilık havlu koymak, ılık yağla hafif masajlar yapmak da bebeğinizi rahatlatacaktır. Rezene çayı yapıp hem kendiniz hem de çay kaşığıyla azar azar bebeğinize vermeyi de unutmayın.

Bebeğinizin Acıktığını Nasıl Anlarsınız?

Acıktığımızda mutfağa gider canımız ne istiyorsa afiyetle yeriz ya da çocuklarımız acıktığında bize söyler ve sonrasında hemen yemek hazırlarız. Peki ya bebekler nasıl anlatacak acıktıklarını? İşte bunun cevabı çok hoşumuza gitmese de ağlayarak. İlk 2 aya kadar bebekler sürekli acıkır her defasında azıcık süt emerek kuş kadar midelerini doldurmaya çalışırlar. Bundan dolayı acıktıklarını ağlayarak, huzursuz ve mızmız davranarak anlatırlar. Çocuğunuzun; elini emmeye çalışması, dilini yalaması, kucağınıza aldığınızda direkt başını göğsünüze doğru çevirmesi, kol ve bacaklarını sürekli hareket ettirmesi acıktığının diğer göstergeleri olabilir.

acikmak

Sizlerde bu belirtileri çocuğunuzda fark ediyorsanız bebeğinizin karnını doyurmalısınız. Anne sütü her zaman için özellikle yeni doğan bebeklerde yoğun miktarda besleyici değere sahiptir. Elinizden geldiğince anne sütü vermeye özen gösterirseniz bebeğiniz daha sağlıklı gelişim gösterecektir.

Bebeklerde Uyku Problemi

Bebeğinizi kucağınıza ilk alışınızı, doyasıya kokladığınızı, sevgiyle gözlerinin içine bakışınızı hatırlayın ne kadar da özel anlar değil mi? O zamanlar aklınıza hiç gelmemiş olsa da hayatın gerçeğinde uykusuz geceler, yorgun argın sabahlamalar da bulunur. Bebeklerde uyku en şikayet edilen konudur. Gecenin bir yarısı uyanır ve hiç kesintisiz devam eder bebeklerde ağlama.

uyku-bebek

Bebek uykusuz kaldığında huysuzlaşır, yavaş yavaş ağlamaya başlar. 9 ay boyunca karanlık, rahat ortamda uyuyan bebişler dış ortama ayak uydurmakta belli süre sorun yaşayabilir. Bundan dolayı ilk aylarda anne karnının güvenli ve huzur veren yönünü hatırlatan kundak yapmak uyku konusunda yardımcı olabilir. Ama bunu her zaman değil de ara vererek yapmanız tavsiye edilir. Bebeğinizin uyku düzenini oluşturması belli zaman alır. Deneme yanılma yoluyla en iyi uyku tarzını belirleyebilirsiniz. Anne olmak uykusuz geceleri de yanında getiren fedakarlık temsili harika bir ayrıcalıktır.

Bebeklerde Ağrı ve İnatçı Ağlama

Hasta olmak herkesin en son isteyeceği şeydir. Halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, karın ağrısı, kulak ağrısı ve daha türlü türlü ağrı çekeriz ne yazık ki. Henüz minicik bedenleriyle bebeklerde hasta olur. Bebeklerde ağlama nedenlerinden biri acı çekmeleridir. Bir yeri ağrıyan bebek söyleyemeyeceği için ağlayarak anlatmaya çalışır. İnatçı ağlamalar kolik ağrısı, erken diş çıkarma sonucu olabilir. Etrafta ki stres durumu ne kadar artarsa bebeğinde ağlama huzursuzlanma düzeyi de yükselir.

bebek-agri

Eğer bebeğinizde bir türlü geçmek bilmeyen inatçı ağlama nöbetleri varsa doktora başvurmanızda fayda var. Nedeni çektiği acı ve hastalıklar olabilir.

Bebeklerde İlgi Eksikliği ve Gelişim

Kim sevmez ki ilgi görmeyi, hep sevilmeyi? Akıllı bıdıklarda nereden öğrendilerse artık hep el üstünde tutulmayı isterler. Özel ilgi alaka göremeyince minnacık boylarına hiç aldırmadan naz yapıp trip atarlar. Özellikle evde abla abi varsa olay daha da kızışır. Genelde tam tersi durumdan yakınır anne babalar. Çocuğumuz bebeği kıskanıyor diye emin olun bunun tam tersi de geçerli.

bebek-anne-ilgi

Sizlerde bebeklerinizle daha yakından iletişim kurarak anne çocuk ilişkisini daha çok geliştirerek nazlandıklarında ki ağlamalarının önüne geçebilirsiniz.

Bebeklerde Ağlama Nöbetinde Siz Nasıl Davranmalısınız?

Annelik içgüdüsü sürekli korumacı davranmayı sever. Hep bir endişe telaş vardır. Bebeklerde ağlama ister istemez anneleri strese sokar hele bir de ilk defa anne olanların eli ayağına dolaşır ne yapacaklarını bilemezler. Bu neredeyse her annenin doğasında olan ama doğru kontrol edilemezse yanlış bir davranıştır.

bebekler

Bebeğinizin ağlaması sizi korkutmamalı. Öncelikle yukarıda bahsettiğimiz nedenlerden dolayı bebeğiniz huysuzlanıp ağlıyor olabilir. İlk yapacağınız bu sorunları çözüme kavuşturmayı sağlamaktır. Bezini kontrol etmeli, karnının aç olup olmadığını anlamalı, uykusuz ise kalabalık ve gürültülü ortamlardan uzaklaştırıp uyutmalı, gazını doğal yöntemlerle ya da ilaçla almalı, özel ilgi göstermeli aranızda ki kopmayacak sevgi bağını bebeğinize de hissettirmelisiniz. Tüm bunları denediniz ve hala bebeğiniz ağlamayı bırakmıyorsa belli bir hastalıktan dolayı ağlıyor olabilir. Ve sağlık işini şansa bırakmak ya da ertelemek olmaz. En kısa zamanda bebeğinizi çocuk doktorunuza götürmelisiniz. Hem sizin içiniz rahat eder hem de minik bebişin durmadan ağlama sırrını çözmüş olursunuz.

Hep birlikte evlerin neşesi minik bebişler neden ağlar, ne yapmak gerekir bunu konuştuk. Her ne kadar ağlasalar, uykusuz gecelerin sebebi de olsalar onlar her zaman kalbimizin en derin köşesindedir. Siz değerli fedakar annelerimiz ve tatlış, ponçik bebeklerimizin her gününün sağlıklı ve mutlu geçmesi dileğiyle…

Devamını Okuyun
bebek-uyku
Anne- Çocuk Sağlığı, Uyku

Çocuklarda Rahat Uyku İçin 5 Yıldızlı Tavsiye

uyku-çocuk

Uyku hepimizin hayati ihtiyaçları arasındadır. Gün içerisindeki fiziksel ve zihinsel yorgunluklarımızı uyku sırasında giderir, öğrendiğimiz bilgileri pekiştirir ve uzun süreli hafızaya kaydederiz. Vücudumuz dinlenme esnasında kendi atıklarını temizler ve toksinleri uzaklaştırır. Kısacası uyku hem beden hem de zihin sağlığı için hayati öneme sahiptir.

Çocuklarda Uyku Düzeni

uyku-düzeni

Uyku düzeni yetişkinlerde oldukça mühim olduğu gibi çocuklarda çok daha hassastır. 0-3 yaş aralığı çocukların her yönden gelişim dönemidir. Örneğin beslenme yetersizliği yaşanırsa birtakım fiziksel rahatsızlıklar gelişebilir. Uyku için de aynı durum söz konusudur. Bu zamanda uykuyu düzene koymuş olmak oldukça önemlidir. Yetersiz uyku yada fazlasıyla uykuda kalmak çocukların zihinsel gelişimini de olumsuz yönde etkiler. İlerleyen yaşlarda zeka geriliğine yol açabilir. Özellikle REM uykusu gelişim için başlıca kriterdir. Gecenin ilerleyen saatlerinde daldığımız REM uykusu beyindeki nöronlar arası bağlantının güçlenebilmesi, öğrenilen bilgilerin sınıflandırılması için gerekli uyku ile uyanıklık arası bir uyku dönemidir. Çocuk dışarıdaki uyarılarla uyanmaya açıktır. Eğer hızlı nefes alıp veriyor, gülümsüyor, çeşitli ağız hareketleri yapıyor, gözleri sık sık kıpırdıyorsa çocuğunuz REM uykusundadır.

Tükenmeyen Enerjileri ile Akıllı Minikler

akıllı-minikler

Çocukların bitmeyen enerjisiyle uğraşmak her annenin korkulu rüyası gibidir. Özellikle ilk defa anne olanlar için bu durum daha da çetrefillidir. Gün içerisinde fazlasıyla hareketli olmalarına rağmen gece de aynı performansı göstermeleri açıkçası ebeveynleri şaşırtır. Nereden geliyor bu enerjinin kaynağı, nasıl oluyor da yorgunluktan ayakta kalabiliyorlar diye düşünmüşüzdür birçoğumuz. Ve tabi ki uyku zamanı diye bir kavram da yoktur onların hayatında. Bu konu üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Uykunun ne kadar vazgeçilmez olmasının sebeplerini yukarıda konuşmuştuk.

uyumak

Özetle hem fiziksel hem de zihinsel ihtiyaçlarımızı yerine getirmek için uyku bir nimettir daha sağlıklı olmak, güne daha da zinde başlayabilmek için yeteri kadar uyku uyumalıyız. Peki uyumayan yaramaz minikler, söz dinlemez çok bilmişler neden uyumaz? Bugün ki yazımızda çocukların uyumamasının altındaki bazı nedenleri yakından inceleyeceğiz. Şanslı gününüzdeyseniz eğer çocuğunuz yatakta mışıl mışıl uyurken sizlerle faydalı bir serüvene çıkalım.    

Evinizde Uyku Düzeni Olmalı

aile-uyku

Çocukların öğrenmeye başladığı ilk adres ailedir. Erken yaşta aile ortamında alınan eğitim çocukları hayata hazırlar. Anne babanın yaptığı her davranış çocuğun karakteri üzerinde belli bir etkiye sahiptir. Çocuğunuzun uykusunu düzene sokmak istiyorsanız işe kendi uykunuzdan başlamalısınız. Evinizde belli bir yatağa girme saatinin olması, o saatte evdekilerin uykuya hazırlık yapması küçük çocuğunuzun da uyumasını kolaylaştırır. Varsa abi ve ablaların da yatağa girmesi sizlerin de yatağa geçmesi çocukta uyuma hissini uyandırır. Herkesin uyduğu kural haline gelirse mecburiyet hissi çocuğunuzu bir an önce uyumaya teşvik edecektir. Özellikle uyuma saatlerinin çok geç olmamasına da özen göstermeli, okuyacağınız kısa bir hikaye ile uykuyu daha verimli hale getirebilirsiniz.

Gün İçerisinde Yeterince Hareket Etmeli

hareket

Çocukların sürekli oyun isteği, hep bir hareket halinde olmaları anne babayı oldukça zorlayan konulardan biridir. Hatta çocuklara kızılma sebeplerinin başında yerinde durmamaları, çok hareket etmeleri gelir. Çocuklukla eşleşen bir kavramdır oyun oynamak. Herkes çocukluğunu oyun oynayarak, düşe kalka, kimi zaman ağlayarak kirlenerek geçirmiştir. Anne babalar her ne kadar bu durumdan şikayetçi oluyor olsalar da çocuğun enerjisini atması gerekir. Enerjisini atamadığı zamanlarda fazlasıyla huysuz ve evde daha şımarık olur. Yeterince hareket etmeyen çocuk için uykuya geçiş de geç olacaktır. Çünkü hala bitmeyen enerjisi ve hareket isteği vardır. Çocuğunuz daha rahat ve sorunsuz bir uykuya dalması için yeteri kadar aktif olmalı ve hareket etmelidir.

Ortam Şartları Optimize Edilmeli

ortam-şartları

Çocuğunuzun uyuduğu ortamda uyku kalitesinde etkilidir. Vücudumuzun günlük biyoritmini düzenleyen melatonin hormonu karanlıkta salgılanır. Bundan dolayı uyumadan önce 1 saat kadar önce ortam loş hale getirilmeli ve uyku boyunca da devam etmelidir. Çocuğunuzun yattığı odanın sıcaklığı da önemlidir. Dinlendirici bir uyku için beden sıcaklığının biraz daha düşük olması gerekir. Ortalama 18 derece idealdir diyebiliriz. Melatonin salgısını azaltan faktörlerden biri de ekranlardan yayılan mavi ışıktır. Çocuğunuz uyumadan önce televizyon, bilgisayar, telefon gibi elektronik araç gereçlerden mümkün olduğu kadar uzak durmalıdır. Hem yaydıkları radyasyon hem de mavi ışık uykuya geçişi zorlaştırır ve uyku kalitesini de düşürür.

Çocuğa Yeteri Kadar Vakit Ayrılmalı

anne-baba-iletişim

Çocuklarla kurulan iletişim zihinsel gelişimi doğrudan belirler. Anne ve babanın çocuğa yaklaşımını, hitap şeklini önemli görmüyor olabilirsiniz. Ama siz fark etmeseniz de çocukların taklit yetenekleri bu konuda söz sahibidir. Ve çocuğunuzun karakter gelişimi sizin ona nasıl davrandığınız etrafında gelişir. Günümüz koşullarında çalışan anne ve babalar çocuklarıyla yeteri kadar vakit geçiremez. Anne ve babadan ayrı kalmak bazen çocuklarda psikolojik sorunlara sebep olabilir. Gün içinde anne ve babasından yeteri ilgi göremeyen çocuk akşam herkes eve geldiğinde bu ilgiyi yakınlığı bekler. Birlikte bir şeyler yapmak, vakit geçirmek isterler. Bu da uyku saatlerinin sarkmasına neden olabilir. Çocuğunuzla elinizden geldiğince yakından ilgilenir ve ona değerli olduğunu hissettirirseniz bazı sorunları aşmış olacaksınız.

Uyku Öncesi Beslenmeye Dikkat Edilmeli

beslenme

Sağlıklı bir hayatın başlıca şartı dengeli beslenme düzenidir. Çocuğunuzun uykuya geçiş sürecinde de ne yiyip içtiği önemlidir. Gün içerisinde kola, kahve gibi kafein miktarı yüksek içeceklerin tüketilmesi uykuyu zorlaştıracaktır. Özellikle kafein 12 saate kadar vücutta kalır. Mümkün olduğu kadar uykudan önce içilmemesi gerekir. Ilık süt içirerek de çocuğunuzu uykuya daha rahat hazırlayabilirsiniz. Bal, muz veya vanilya ile tatlandırarak içmesini kolaylaştırabilirsiniz. Kuru kayısı ve badem gibi kuruyemişlerde içeriğindeki triptofan sayesinde çocuğunuzu yatıştırıp sakince uykuya dalmasını sağlar.

İyi Uykular, Tatlı Rüyalar

balonlar

Uyku, yaşamımızı şekillendiren başlıca unsurdur. Sağlıklı kalabilmek, vücudumuzun dinlenme ihtiyacını karşılayabilmek ve zihinsel yorgunluğumuzu atabilmek için her gün düzenli olarak belli bir zamanı uykuda geçirmeliyiz. Çoğu zaman anne ve babaların çocuklarının uykusundan şikayetçi olduklarını duymuşsunuzdur. Yukarıdaki yazımızda tam da bu şikayetlere sahip anne ve babalar için harika önerilerden bahsettik. Umarız ki faydalı bir yazı olmuştur. Akıllı miniklere şimdiden iyi uykular, tatlı rüyalar…

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   

Devamını Okuyun
anne-cocuk-ılıskısı
Anne- Çocuk Sağlığı

Anne Çocuk İlişkisinde 7 Önemli Uyarı

anne-cocuk

Anne çocuk ilişkisinin hamilelikten itibaren başladığı bilinmektedir. Anne karnından itibaren bebek kendini korumacı bir düzen içerisinde bulur ve bu durum çocukluk, gençlik ve hatta yetişkinlik durumlarında da devam eder.  Çocuğun planlı ve isteyerek dünyaya getirilmesi, anne karnında bebekle kurulan diyaloglar belki önemsiz gibi geliyor olabilir fakat ilerleyen zamanlarda çocuk psikolojisinin üzerinde yadsınamayacak etkilere sahiptir. Dinlenen müzikler, hatta sesli okunan kitaplar, karşında duruyormuş gibi muhabbet etmek, sürekli olumlu telkinlerde bulunmak çocuk için olumlu sonuçlar geliştirir.

Anne Çocuk İlişkisi Nasıl Olmalı?

aıle

Baba genel olarak koruyucu, otorite sahibi olarak yer alır çocukların hayatında. Ama anne kavramı bir çocuğun hayatının her anındadır, daima tüm işlerde bir anne faktörü bulunmaktadır. Buna bağlı olarak da çocuk gelişiminin yoğun kısmında anne görev alır. En basitinden anne kokusunun insana huzur ve güven verdiği üzerinde birçok defa psikolojik araştırmalar yapılmıştır.

 Bu yazımızda her an yanımızda olmalarını istediğimiz, başımız sıkıştığında gideceğimiz acil durum çıkışı olan annelerimiz ile kimi zaman yaramazlıkları çoğu zaman tatlılıkları ile hayatta bizlere verilen en güzel ve anlamlı hediye olarak kabul ettiğimiz çocuklar arasındaki iletişimin nasıl olması gerektiğini, nelere özellikle dikkat etmemiz gerektiğini konuşacağız. Daha bilinçli bir anne olmak ve çocuklarınızla kaliteli vakit geçirmek istiyorsanız sizi yazımızın devamını birlikte incelemeye davet ediyorum.

En Büyük Sorumluluk Annelerimizde

anne-cocuk-aıle

Anne-çocuk ilişkisinde en kritik görevler anneye düşmektedir. Anne bir çocuğun nefes almaya başladığı andan itibaren beraber olduğu, hayatının geri kalanında da sürekli yanında yer aldığı güvenli limandır. Anne ve babanın tutumundan oldukça etkilenen çocuk çoğunlukla annenin etkisi altında daha çok kalır. Bundan dolayı anneye, çocuğun yetişmesi konusunda fazlasıyla iş düşer.

Çevreyle Etkili İletişim Kurulmalı

ıletısım

Anne, çocukla sürekli yakın iletişimde bulunduğu için anne-çocuk arası etkileşim çocuğun sosyal hayattaki duruşunu da belirler. Arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle, büyükleriyle arasındaki iletişim sizin çocuğunuzla aranızdaki iletişim tarzınıza bağlı olarak gelişir. Çocuğunuzu bazı konularda serbest bırakmalı ve kendi fikirlerini ortaya koymasına izin vermelisiniz.

Çocuğunuza Sorumluluk Vermelisiniz

sorumluluk-cocuk

Annelerin gözünde çocuklar hiç büyümez, sürekli onların küçük bebişleri olarak kalır. Bu anneliğin doğasında vardır belli dönemlere kadar bu şekilde davranmak iyi sonuçlar da çıkarabilir. Ama bu durumun devamlılık sağlaması oldukça tehlikelidir. Sorumluluk almak hayatta kalmanın başlıca şartlarından biridir. Çocuklarınıza kendi işlerini yapmaları için zaman vermeli, ilk dönemlerde yanlışlıklar olabilir ama bu konuda anlayışlı olmalı, sorunlara beraber çözüm bulmayı denemelisiniz. Böylelikle çocuğunuzun sorumluluk duygusunun gelişmesine katkıda bulunabilir ve hayata daha sağlam adımlar atmasını sağlayabilirsiniz.

Yanlış Hareketlere Karşı Yapıcı Olmalısınız

cocuk

Çocuklarınız hayata yavaş yavaş adım atmaya başlar ve bu süreç herkeste olduğu gibi biraz sancılı geçebilir. Bu dönemlerde kendilerine göre doğru olan davranışları yapmakta ısrarcı davranabilir ve sizleri biraz da olsa sinirlendirebilirler. Bu gibi durumlar karşısında siz sakinliğinizi korumalı çocuğunuzun üstüne çok gitmemelisiniz. Çünkü çocukluk çağı karakterlerin yavaşça şekillenmeye başladığı, etrafta görülenlerin örnek alınıp tekrar edildiği dönemlerdir. Bu zamanlarda çocuğunuza karşı daha şefkatli ve affedici yaklaşmalısınız. Yaptığı yanlışın hayatına, sevdiklerine olan olumsuz etkilerini aşağılayıcı olmayan ifadelerle anlatırsanız emin olun çocuğunuz daha ılımlı yaklaşım gösterecektir. 

Aşırı Korumacı Yaklaşımı Bırakmalısınız

cocuk-oyun

Annelik içgüdüsü gereği şefkat hissi sürekli ön plandadır. Korumacı yaklaşım, sürekli endişe duymak çoğu annede var olan hislerdir.  ‘’Aman çocuğum düşmesin, acaba karnı doydu mu, çok mu zayıfladı sanki bu aralar’’ gibi düşünceler uzun süre devam ederse hem çocuk hem de anne için pek de iyi olmayabilir. Aşırı korumacı yaklaşım; çocukların kendilerini ifade edememesine, arkadaşları arasında pasif kalmasına neden olur. Özellikle ilk defa çocuk sahibi olan anneler çocuklarına belli bir sınır koyar ve hep kendi dediklerinin olmasını ister. Bunun sonucunda çocuğun kendine olan özgüveni, sorunlara çözüm bulma yeteneği, toplumsal sosyalleşmesi sıkıntıya düşer. Unutmamanız gerekiyor ki çocuklarınız gün geçtikçe büyüyor sizlerde her hareketlerine karşı çıkmadan, çok sıkmadan gelişimlerine daha sağlıklı bir katkıda bulunabilirsiniz.

Çocuğunuzu Mutlaka Dinlemelisiniz

anne-cocuk-dınleme

   Her insan dinlenmeyi, fikirlerini anlatabilmeyi ister. Kendini ifade etmeye çalışmak insan doğasının en tabii sonuçlarından biridir. Çocuklarınızda günlük yaşam içinde kendi fikirlerini sürekli anlatmaya çalışır, özellikle yeni bir şeyler öğrenirken devamlı soru sorar, kafalarına iyice yerleştirmeye çalışırlar. Bıkmadan usanmadan ardı arkası kesilmeyen sorulara sabırla cevap vermeniz beyin gelişimi için çok önemlidir. Onların hayal dünyasına inebilmeli sordukları soruları, anlatmaya çalıştıklarını elinizden geldiği kadar dinleyip yanıtlamaya özen göstermelisiniz. Onları dikkate almadığınızda öğrenme sürecini yavaşlatabilir ve daha hırçın davranışlarda bulunmalarına sebep olabilirsiniz.

Çocuğunuza Kendini Değerli Hissettirmelisiniz

cocuk-deger

Değer verildiğini görmek insanı çok mutlu hissettirir. Yapılan araştırma sonuçlarına göre ailesiyle zaman geçiren, onlarla birebir iletişimde olan çocukların daha mutlu olduğunu, kişisel gelişimlerinin daha hızlı ve kaliteli devam ettiğini göstermektedir. Çocuğunuzla geçirdiğiniz her vakit kıymetlidir. Anne karnından itibaren başlar çocuğun gelişimi. Belli bir döneme kadar sürekli beraber vakit geçirdikleri anneler, hem zihinsel gelişimde hem de kişilik belirlemesinde önemli görevlere sahiptir. Çocuğunuz sürekli bir öğrenme süreci içindedir. Ve bu zamanlarda sizden gördüğü destek motivasyonunu arttıracaktır. Sizin ona duyduğunuz güveni yansıtmanız özgüven açısından çok faydalıdır. Başarılarını tebrik etmeli onun çok daha iyi işler çıkarabileceğine inandırmalısnız.

Gelecek Sizlerin Elinde

Çocukları boş bir CD’ye benzetebilirsiniz siz ne yüklemek istiyorsanız onlarda onu alacaktır. Birer kaydedici gibi çalışan beyinleri etrafı sürekli izler ve gördükleirni taklit eder. Çocuklar birer gelecek emanetçisidir. Onların gelişimine katkıda bulunmanız sadece çocuğunuzu değil ilerleyen zamanlarda toplum yapısını da etkiler. Çocuklarınız gözlerini hayata açtığından itibaren sizinle beraber zaman geçirir bundan dolayı sizlerin yaptıkları onlar için en doğru olan, yapılması gerekendir. Doğru olanı sadece söyleyerek değil davranışlarınızla da göstererek daha gerçekçi ve kalıcı olmasını sağlayabilirsiniz. Çocuklar her evin neşesi, en kıymetlisi, geleceğin teminatıdır. Özgüveni tam, kendini ifade edebilen, sağlıklı bir nesil yetiştirebilmeniz umuduyla…

Devamını Okuyun
Anne- Çocuk Sağlığı, Tüm Yazılar

Bebeğinizin Zeka Gelişimi İçin 6 Sihirli Öneri

Bebeğinizin beyni zamanla oluşur: Hamilelik sırasında başlar ve erken yetişkinliğe kadar devam eder ve bir bina gibi, güçlü bir temele ihtiyaç duyar. Bebek gelişimi uzmanları, bir çocuğun hayatının ilk aylarının öğrenme için ilk zaman olduğuna inanır, ancak bazen bebeğinizi uyarmanın yeni yollarını düşünmek zor olabilir. Bu eğlenceli ve bilimsel etkinliklerin size ilham vermesine izin verin.

Göz teması kurun

Gözleri açıkken bu kısa anlardan yararlanın ve doğrudan bebeğinize bakın. Bebekler yüzleri erkenden tanır ve sizinki en önemlisidir! Size her baktığında hafızasını inşa eder.

Oyun alanı olun

Bebeğinizin pahalı oyuncaklara ihtiyacı yoktur. Onlara yanıt veren yetişkinlerin sevgi dolu, güler yüzleri gelmiş geçmiş en iyi oyuncaklardır. Birçok elektronik oyuncak ve TV şovu bebekler için “eğitici” olarak pazarlanmaktadır ancak bebeklerin sizinle ve hayatlarındaki diğer insanlarla aktif olarak etkileşime girmesi ve dünyalarını keşfetmesi gerekir. Yere yatın ve bebeğinizin her tarafınıza tırmanmasına ve sürmesine izin verin.Koordinasyonunu ve problem çözme becerilerini geliştirmeye yardımcı olun.

Masaj Yapın

Bebeğiniz sessiz ve uyanık bir durumdayken vücudunu sıcak bir odada yumuşak bir havluya veya battaniyeye yatırın. Toleransı izin verdiği şekilde bacaklarını, kollarını ve karnını nazikçe hareket ettirin. Bebeğinizin sizinle bağ kurmasını sağlayarak bedeninin farkında olmasını sağlayın.

Kaliteli Bir Yemek

Emzirebiliyorsanız, anne sütü bebeğinize yaşamın ilk 6 ayı boyunca (tamamlayıcı gıdalarla birlikte) verebileceğiniz en iyi besindir. Emziriyorsanız ya da mama kullanıyor olsanız da, beslenme zamanını bir beyin inşası zamanı olarak düşünün. Emzirme esnasında göz teması yapmak, gülümsemek ve cilt teması yapmak olumlu deneyimlerdir. Bebeğiniz büyüdükçe, demir açısından zengin gıdalar ve meyve ve sebzeler gibi çeşitli besin maddelerine sahip gıdalar sunduğunuzdan emin olun.

Bebeğinizle çok konuşun

Bebekler, bazı ebeveynlerin seslerine içgüdüsel olarak yüksek sesle yanıt verir. Bebeğinizle çok konuşmak, dil becerilerini geliştirmeye yardımcı olur. “Seni sonsuza kadar seviyorum”, “Sen benim özel bebeğimsin”, “Harika bebeğim kim” gibi sevgi dolu şeyler söylemek bebeğiniz ve sizin bağınızı güçlendirerek bebeğinizin gelişimine yardımcı olur.

Bebeğinize Adı ile Seslenin

Bebeğinizin adını sırtındayken bebeğinizin bir tarafından hafifçe söyleyin. Gözlerini veya başını sesinizin yönünde hareket ettirerek yanıt vermesini bekleyin. Diğer tarafa geçin ve adını tekrar söyleyin. Bebeğiniz sesinize cevap verdiğinde onu sevgi dolu bir dokunuşla ödüllendirin.

Neler yapabilirsiniz?

  • Bebeğiniz için güvenli ve sevgi dolu bir ev sağlayın . Bebeğinizin güvenebileceği günlük rutinler geliştirin. Evinizi sakin tutun.
  • Bebeğinizin hem içinde hem de dışında çevresini keşfetmesine yardımcı olun . Oyun bebeklerin öğrenmesine yardımcı olur ve siz çocuğunuzun ilk oyun arkadaşısınız. Basit oyunlar oynamak onun etrafındaki insanları ve dünyayı öğrenmesine yardımcı olacaktır ve günlük rutinlerinizden geçerken bebeğinizle konuşmayı unutmayın. Bebeğinize neler olup bittiğini anlatın, birlikte gördüğünüz ilginç şeylere dikkat edin ve diğer duyularını geliştirmesine yardımcı olun (işitme, dokunma, tat ve koku).
  • Bebeğiniz için düzenli sağlık hizmeti alın . Bebeğiniz düzenli olarak bir sağlık uzmanı tarafından görülmelidir. Aşıları güncel tutun.
  •  Sizden uzak durması gerektiğinde bebeğinizi, bebeğinize sizin gibi bakacak bir bakıcıyla bıraktığınızdan emin olun. Güvendiğiniz, bebeğinizin duygusal ihtiyaçlarına cevap verecek birini seçin ve öğrenme ve büyüme fırsatları ile güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlayın.
  •  Stresli, bunalmış, depresif hissediyorsanız veya bebeğiniz için biraz desteğe ihtiyacınız varsa, yardıma ulaşmaktan çekinmeyin. Sağlık uzmanınızla, ailenizle konuşun.
  • Son olarak bebeğiniz ve siz hep huzurlu ve sağlıcakla kalın.
Devamını Okuyun
anne-ve-cocuk
Anne- Çocuk Sağlığı, Bağışıklık, Beslenme

İştahsız Çocuklara Altın Değerinde 5 Öneri

cocuk-beslenme

Çocuklar her ailenin neşesi, evin huzurudur. Tatlı yaramazlıkları, bazen söz dinlemeyişleri, sürekli kendi dediklerini yapma istekleri olsa da onlar birtanecik yavrularımızdır. İştahsızlık problemi çoğu evde yaşanır. Yemek yemede isteksiz, iştahsız çocuklar annelerin korkulu rüyasıdır. Özellikle yeni anne olanlar bu konuda oldukça sıkıntı çeker, ne yapacaklarını tam olarak kestiremezler. Çocukları için oldukça endişelenip, fazlasıyla telaş yaparlar.

Daha önceki yazımızda; iştahsızlık nedir, kimlerde daha çok görülür ve altında yatan birkaç sebebinden bahsetmiştik. Yazımızın devamı olarak da iştahsızlık sorununa birkaç öneri sunacağız. Hadi hep beraber başlayalım yazımızın detaylarını inceleyip siz değerli annelerimizin kafasındaki soru işaretlerini gidermeye.

Yemek Öncesi Atıştırmalıklara Hayır!

atistirmalik

Hazır yiyecekler, fast food tarzı beslenme, şekerli, gazlı içecekler çocukların vazgeçilmez tercihleri arasındadır. Fakat bu beslenme alışkanlığı çocuklarımızın sağlığı için oldukça tehlikelidir. Ana öğünlerden önce çocuğunuzun tüketeceği atıştırmalıklar da beslenme düzenini bozar ve iştahsızlık yapabilir. Çocuğunuzun ana yemeklerden önce abur cubur tüketmemesine dikkat etmelisiniz.

Porsiyon Düzenlemesine Dikkat!

porsiyon

Porsiyon ayarlamasını başlangıçta çocuğunuza bırakın daha sonra ihtiyaç duyarsanız siz ekleme yapabilirsiniz. Çocuklarımız fizyolojik olarak da yetişkinler kadar tüketemez. Midelerinin büyüklüğü de buna uygun değildir zaten. Bunun bilincinde olup çocuklarımızın tabağını ona göre hazırlamalıyız.

Çocuğunuzla Dertleşip Onu Dinleyin

çocuk-dertlesme

Çocuğunuzun en iyi arkadaşı olun. Onunla dertleşin ve beraber çözüm önerileri bulmaya çalışarak zor zamanlarda hep onu yanında olacağınızı, hiçbir zaman yalnız kalmayacağını hissettirin. Böylece hem çocuğunuzun ruhsal gelişimine katkıda bulunabilir hem de iştahsızlığın psikolojik sebeplerini minimuma indirebilirsiniz.

Mevsimsel Rahatsızlıklarda Az ve Dengeli Beslenme

vitamin-beslenme

Özellikle kış mevsimi salgın rahatsızlıkların arttığı dönemlerdir. Mevsimsel rahatsızlıklarda olabildiğince meyve ve sebze ağırlıklı beslenme düzeni oluşturmaya, az ve dengeli beslenmesine özen göstermelisiniz. Çünkü bu dönemlerde vücudun vitamine olan ihtiyacı artmaktadır. Özellikle C vitamini ağırlıklı meyve ve sebzelerle beslenmek çok önemlidir.

Çocuğunuzun Sevdiği Yemekler Yapın

sevdigi-yemekler

Özellikle çocuğunuzun yemesinde sorun hissettiğiniz, iştahsız olduğunu anladığınız zamanlarda daha çok sevdiği yemekler yapmaya, onu mutlu edecek sağlıklı atıştırmalıklar hazırlamaya çalışın ayrıca yemek yapma sürecine çocuklarınızı da dahil ederek eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Doktorunuza Başvurabilirsiniz

İştahsızlık başlangıçta halledilebilir bir problem gibi görülebilir. Ama altında yatan sebepleri iyi tespit etmek gerekir. Ciddi sağlık problemleri olabilir. Çocuğunuz da iştahsızlık sorunu yaşıyor, fazlasıyla iştahsız diyorsanız yukarıda belirttiğimiz nedenlerden bazıları çocuğunuzun iştahsızlık nedenlerinden değilse mutlaka bir uzmana başvurmalısınız. Çoğu hastalık gibi özellikle çocuklardaki iştahsızlıklarda alınan önlemlerle engellenebilir.

anne-baba-cocuklar

Sevgili annelerimiz çocuklarınız için elinizden geleni yapmaya çalışıyorsunuz, onların iyiliği için sürekli fedakarlıklar yapıyorsunuz. Annelik iç güdüsü; korumacı yaklaşmayı, şefkat duygusunu beraberinde getirir. Unutmayın ki her çocuk belli dönemlerde sağlık sorunları yaşayacaktır. İştahsızlık da bu durumlardan biridir. Yapacağınız birkaç değişiklik ya da doktor tavsiyesiyle bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz. Çocuklarınızla daha mutlu, sağlıklı zamanlar geçirebilmeniz dileğiyle…

Devamını Okuyun
çocuklarda-istahsizlik
Anne- Çocuk Sağlığı, Beslenme

Çocuğunuz Çok mu İştahsız? İşte Altında Yatan 4 Sebep

çocuklar

Çocuklar; bugünün yarını, yarının umududur. Evlerin neşesi, kimi zaman tatlı belası, ailenin saadetidir. Çocukların beslenmesi, uyku düzeni, hastalığı, okul telaşı, davranış ve kişilik gelişimi ebeveynleri yakından ilgilendirmekle beraber özellikle beslenme alışkanlığı daha çok annelerin işidir. Etrafınızda illa ki rastlamışsınızdır hele ki bir de ilk defa anne olan hanımefendiler varsa kesin duymuşsunuzdur. Benim çocuğum hiçbir şey yemiyor, çok iştahsız ağzını yemeğe sürmüyor, çok da zayıfladı sanki gözümde, böyle giderse bağışıklığı da düşecek hep hasta olacak yavrum benim tarzı birçok yakınmayı.

Anneliğin içgüdüsünden dolayı hep korumacı yaklaşır, telaş yapar söz konusu biricik evladıysa. Çocukların beslenmesi ta bebeklikten beri problemdir çoğu anne için.

istahsizlik

Peki neden bazı çocukların beslenme düzeni gayet yerinde ve sağlıklıyken bazıları hep sıkıntı çıkarır, zorla yemek yer, sürekli hasta gibidir? Bu bir sağlık problemi olabilir mi yoksa sadece annelerimizin kuruntusu mudur? Bu yazımızda çocuklarda iştahsızlığı ele alacağız, nedenleri nelerdir bunları konuşacağız. Ev işlerini hallettiyseniz kendinizi ödüllendirip yorgunluk kahvenizi alın ve iştahsız çocuğunuz için yazımızı yakından incelemeye başlayalım.

İştahsızlık Nedir, Kimlerde Görülür?

İştahsızlık; gün içerisinde alınan besin miktarının azalması, gerekli olan kalori ihtiyacının alınmaması, yeme isteğinin olmaması zorla yemek, yemeklerde aşırı seçici davranmak olarak tanımlanabilir. Yetişkinlerde de görüldüğü gibi çocuk ve bebeklerde daha sık rastlanır. Günlük yaşantıyı etkileyip sağlığımız üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Çocuklarda İştahsızlık Neden Gelişir?

        Yutma Güçlüğü Problemleri

yutma-güclügü

Bazı çocuklar sık sık boğaz ve üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanır. Bunun nedenlerinden biri de bağışıklık sisteminin zayıf olmasıdır. Boğaz ağrıları gıcıklanma yapar özellikle. Bu da çocuğunuzun yemek yerken zorlanmasına ve yutmada güçlük çekmesine sebep olur. Çocuk bir şeyler yemeye çalıştığında boğazındaki ağrı yemesine engel olur. Ve bunun uzun sürmesi iştahsızlığı da beraberinde getirir. Birbiri ardınca devam eden bu olaylar hem çocuğunuzu hem de sizi oldukça kötü etkiler.

Çinko Eksikliği

çinko

Çinko, çocuk gelişiminde önemli fonksiyonlara sahip bir mineraldir. Tüm hücrelerin büyüme ve gelişiminde etkilidir. Ayrıca doku hasarına sebep olan serbest radikallerin yıkımını sağlayarak antioksidan özellik gösterir. Yaraların iyileşme sürecinde de önemli görevler alır. Özellikle okul öncesi çocukluk çağında, hamile kadınlarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde daha çok eksikliği yaşanır. Günlük alınması gereken miktarı karşılayamamak çocuklarda iştahsızlığın sebeplerindendir.

Bazı Mevsimsel Rahatsızlıklar

mevsimsel-rahatsizlik

Özellikle kış mevsiminde salgın hastalıklar halk arasında yayılış gösterir. Yetişkinleri de oldukça yakından etkileyen bu durum çocuklarda daha ağır seyreder. Soğuk algınlığı, grip ve nezle gibi başlıca hastalıklar; baş ağrısı, halsizlik, öksürük, burun akıntısı ve iştahsızlık ile karakterizedir. Aslına bakılacak olursa iştahsızlık bu hastalıklarda gayet doğaldır. Bu dönemlerde bağışıklık sistemi oldukça hızlı çalışmalıdır ve vücutta ki enerjinin büyük bölümünü kullanır. Fazla beslenme bağışıklık sisteminin çalışma hızını düşüreceğinden tepki olarak bünyemiz iştahımızı azaltır. Böyle hastalık durumlarında hem bağışıklık sistemimiz hem de vücut sağlığımız için az beslensek de yediklerimizi özenle seçmeli, dengeli beslenmeliyiz.

Psikolojik Rahatsızlıklar

çocuklarda psikoloji

Şimdiye kadar hep fiziksel etkenlerden bahsettik ama çocuklarımız oldukça hassas ve naiftirler. En ufak psikolojik olaydan etkilenir kendi iç dünyalarında travmatik etki dahi yaşayabilirler. Arkadaşlarıyla, ailesiyle, sevdikleriyle bir takım problem yaşayan çocukların yemeklerde oldukça seçici oldukları gözlenmiştir. Okula uyum, ergenliğe girme ya da aile içi yaşanan olaylar çocuğun sosyal dünyasını da etkiler ve içine kapanık davranır. Bu durumda iştahsızlık belirgin olarak çıkar karşımıza. Çocukla çocuk olmak, onların dünyasına inebilmek, yeri geldiğinde beraber oyunlar oynayabilmek onların en büyük mutluluk kaynaklarından biridir.

annelik-ve-cocuklar

Çocuklar en değerli varlıklarımızdır. Annelik iç güdüsü de eklenince çok hassas davranır adeta üzerilerine titreriz. Beslenme çoğu annenin problem yaşadığı alandır ne yazık ki. Fakat çocuğunuzu anlayışla karşılamalı, kavga dövüş yemek yedireceğinize dinlemelisiniz. Unutmayın annelerin gözünde çocuklar hiçbir zaman büyümez. Hep bir kaşık daha hadi bu son lokma diye ısrar ederler.

Doktorunuza Başvurabilirsiniz

İştahsızlık başlangıçta halledilebilir bir problem gibi görülebilir. Ama altında yatan sebepleri iyi tespit etmek gerekir. Ciddi sağlık problemleri olabilir. Çocuğunuz da iştahsızlık sorunu yaşıyor, fazlasıyla iştahsız diyorsanız mutlaka bir uzmana başvurmalısınız.  Hiçbir hastalık alınan tedbirlerden daha güçlü değildir. Siz de elinizden gelen önlemleri alarak ya da daha ileri ki dönemlerde doktora başvurarak çocuğunuzun iştahsızlık problemini rahatlıkla halledebilirsiniz. Çocuklarınızla geçireceğiniz nice güzel günlere…

Devamını Okuyun
gebelik
Anne- Çocuk Sağlığı, Beslenme, Tüm Yazılar

Gebelik Dönemi Beslenme Düzeni Tavsiyeleri

gebelik-dönemi

Gebelik tüm anne adaylarının kendilerine en iyi baktığı dönemlerin başında gelir. Adayların fiziksel olarak kendilerini hazırladıkları dönem ise gebelik öncesi dönemdir.

Gebelik Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anne adaylarının gebe kalmadan en az üç ay ila bir yıl arası beslenmesine dikkat ediyor olması, ne çok zayıf ne de çok kilolu olmaması gerekiyor. Gebelik öncesi, vücut ağırlığının mümkün olduğu kadar ideale yakın olması, gebelik boyunca görülen ve doğum esnasında yaşanan komplikasyonların azalmasına neden olabiliyor. Anne adayları ilk aşamada tahlil yaptırıp vitamin mineral depolarını kontrol ettirmeleri gerekiyor. Ardından özellikle D vitamini, B12 vitamini ve demir depolarını kontrol ettirip eksikse bu dönemde depolarını doldurmalılar.

Şimdi gelin beraber bu yoğun dönemin başında anne adayları başlıca hangi grupları tüketmeli onlara bakalım:

Gebelik Dönemi Beslenme

Baklagiller:

baklagıl

Kuru baklagiller iyi birer protein kaynağıdır. Sağlığın için faydalı aminoasitleri üretirler. Özellikle tüketmen gereken kuru baklagiller şunlar:

  • Mercimek,
  • Nohut,
  • Kuru fasulye,
  • Bezelye,
  • Barbunya.

Kuru baklagilleri haftada en az 2 gün tüket. Yemeğini yemek istemezsen salatanın içinde tüketmen de bir alternatif. Söylemiş olalım, başta kırmızı et olmak üzere tavuk ya da hindi eti tükettiğin gün kuru baklagilleri tüketmen pek doğru olmaz.

 Et Grubu:

et-grubu

Az yağlı veya yağsız et ile kümes hayvanlarını tercih edebilirsiniz. Protein ihtiyacınızı balık, fındık, tohumlar, bezelye, fasulye ve seçerek çeşitlendirin.

Süt Grubu:

sut

 Süt ürünleri ve sütten yapılmış birçok gıda bu yiyecek grubunun bir parçası.

 Meyve Grubu:

meyve-grubu

Her meyve ayrı bir vitamin, ayrı bir antioksidan. Vitaminler ve mineraller vücut direnci, vücudunun etkili çalışması için olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Antioksidanlar sayesinde de vücudundaki zararlı bakterilerle baş etmesini sağlıyor. Sağlığımız için bol bol meyve tüketmeliyiz. Peki özellikle hangi meyveleri?

  • Turunçgiller,
  • Kırmızı renkli meyveler (Karpuz, çilek, kiraz),
  • Armut,
  • Hurma,
  • Muz,
  • Elma.

Her gün 3-4 porsiyon meyve yemeyi sakın unutmayın. Taze ve mevsiminde olması koşuluyla her meyveyi tüketmelisiniz.

 Sebze Grubu:

sebze

Taze ve organik sebzelerin tüketimi sağlığımızı doğrudan olumlu etkiler. Sebzeler ayrıca hamilelik planının sorunsuz işlemesi için de gereken her şeyi yapar! Hem sağlığınız için gerekli vitamin ve mineralleri almanız, hem de hamilelik öncesi hormonlarını dengelemek için tüketmeniz gereken sebzeler;

  • Kereviz,
  • Havuç,
  • Lahana,
  • Sarımsak,
  • Soğan,
  • Karnabahar.

Her gün mutlaka sebze tüketmelisiniz. Gün içinde 1 porsiyon sebze yemeden olmaz!

Hamilelikte Folik Asit Kullanımı

folic

  Folik asit: Bebeğin merkezi sinir sistemi gelişiminde önemli role sahip folik asiti ek takviye olarak hamilelikten önce doktor tavsiyesine uygun olarak almaya başlamak gerekir. Bunun yanında ıspanak, brokoli gibi koyu yeşil sebzelerde de folik asit bulunduğundan bu gıdaları tüketmek gerekir.

Hamilelikte Demir Kullanımı

hamilelik

Demir: Hücrelere oksijen taşınmasında kritik öneme sahip olan demir, hamilelik sürecinde bebeğinizin güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olması için vazgeçilmezdir. Yiyeceklerdeki demirin emilimini artırmak için C vitamini kaynağı olan maydanoz, biber, portakal, brokoli gibi besinlerle birlikte tüketilmeli.

Demir depolarının dolu olması hamilelikte bebeğin ihtiyaçları için annenin vücudunun hazırlıklı olmasını sağlar. İyi demir kaynakları ise şunlar:

• Sığır, kuzu, karaciğer gibi  özellikle kırmızı etler

• Tavuk, ördek ve hindi gibi kümes hayvanları

Balık , hamsi ve istiridye de dahil olmak üzere deniz ürünleri. (Diğer balık türlerini tüketmeden önce yüksek düzeyde cıva içerip içermediği konusunda diyetisyeniniz ile kontrol edin.)

• Yeşil yapraklı brokoli, lahana, şalgam ve kara lahana gibi lahana ailesi

• Yeşil bezelye, kuru fasulye gibi baklagiller ile barbunya

• Tam tahıllı ekmekler ve demirle zenginleştirilmiş beyaz ekmekler, makarnalar, pirinçler ve tahıllar

Hamilelikte Kalsiyum Kullanımı

peynır

Kalsiyum: Sağlıklı kemiklerin oluşumunda görev alarak hamilelik için anne adayını hazırlıyor. Eğer gebenin diyetinde yeterli kalsiyum yoksa, fetus annenin kemiklerinden kalsiyum çekebiliyor ve bu da kadınların ileri yaşlarda osteoporoz riskini artırıyor. Kadınlar için tavsiye edilen kalsiyum alımı 1000 miligram. Her gün üç porsiyon süt veya diğer süt ürünleri yaklaşık olarak 1000 miligram kalsiyuma eşit.

• Hamile ya da gebelik planlayan kadınlara tamamen alkol ve sigarayı bırakmaları tavsiye ediliyor.

• Kafein alımı ise günde 200 mg ile sınırlı olmalı. Bu da yaklaşık günde iki kupa kahveye ya da günde yaklaşık üç kupa çaya eşit oluyor.

Bebeğin bütün ihtiyaçlarının gebelik boyunca karşılanabilmesi için annenin gebelik öncesinde vitamin ve mineral depolarının dolu olması çok önemli.

Sağlıklı Yağlar:

yag

Trans ve doymuş yağlar vücudumuz için zararlıdır. Özellikle gebelik öncesi dönemde gebe kalmayı zorlaştırır.Bitkisel yağları tercih edilmeli. Bitkisel yani doymamış yağlar, hem kalp sağlığına hem de bebeğin sağlığına  iyi gelir. Başlıca sağlıklı yağ kaynakları:

  • Saf zeytinyağı,
  • Ceviz, ceviz yağı
  • Badem,
  • Fındık yağı,
  • Omega 3 için somon, uskumru gibi yağlı balıklar.

Her yemeğin ya da salatanın içinde bu yağları kullanabilirsiniz. Sağlığınız için kızartılmış ürünlerden uzak durmanız gerekir.

Anne Adaylarına On Altın Öneri:

dıkkat
  1. Hamilelik öncesinde de üç ana öğüne, iki veya üç ara öğün ekleyerek, ara öğünlerde kuru yemiş, meyve, kuru meyve, salata, yoğurt gibi sağlıklı gıdaların alımı arttırılmalıdır.
  2. Bol bol su içmek de hamilelik öncesi sağlıklı vücut için gerekli.
  3. Ayrıca sağlıklı bir hamilelik için doktorların hamilelik öncesi önerdiği vitamin takviyelerini almaya özen göstermek, bebeğin sağlığı açısından faydalıdır.
  4. Alkol, sigara gibi alışkanlıklar tamamen bırakılmalı, çay, kahve gibi içecekler azaltılmalıdır.
  5. Sağlıklı bir vücudun günlük hareket ihtiyacı da karşılanmalı, düzenli olarak yürüyüş yapılmalıdır. 
  6. İyot tiroid hormonlarının yapısında bulunan ana madde. Tiroid hormonu büyüme, gelişme, metabolizma ve üreme fonksiyonlarında rol oynuyor. Dolayısıyla eksikliğinde zeka geriliği, büyüme ve gelişme yetersizliği, guatr gibi bozukluklara neden oluyor. Bu nedenle iyot içeriği yüksek gıdalar (yumurta, süt, balık vb) ile iyotlu tuz tüketimi önemlidir.
  7. Fazla kilolarla gebe kalmak beraberinde pek çok risk getiriyor. Yüksek tansiyon, diyabet, preeklampsi ve erken doğum gibi birçok gebelik ve doğum komplikasyonlarına yol açabiliyor. Bu dönemde annenin obez olması ise makrosomia olarak adlandırılan normalden büyük bebek doğmasına yol açabiliyor ve doğum travmaları riskini, sezaryenle doğum ihtimalini artırıyor. 
  8. Hamilelik öncesinde kalsiyum depolamak annenin kemik sağlığı açısından önemli. Bu nedenle özellikle süt ve süt ürünleri yemek, yoğurt, peynir, kefir gibi gıdaları kahvaltıda ve ara öğünlerde almaya özen göstermek gerek.
  9. Yüksek civa içeriği nedeniyle köpekbalığı, kılıçbalığı ve marlin balığı ile ton balığı (taze ve konserve) tüketiminizi sınırlayın.
  10.  Canınız şekerli bir şeyler mi istiyor? Taze meyve, kuru meyve ve zenginleştirilmiş kahvaltı gevrekleri gibi daha sağlıklı atıştırmalıklar seçmeye çalışın.
Devamını Okuyun
cocuk-beslenme
Anne- Çocuk Sağlığı, Beslenme, Tüm Yazılar

Çocukluk Dönemi Beslenme ve Yaşantımıza Etkileri

bebek

      Anne ve babalar olarak hepiniz eminim ki sizler için hayatınızın en özel ve kıymetli yerinde bulunan çocuklarınızın beslenmesine çok dikkat ediyor. Aman sağlıklı beslensin, abur cubur yemesin diye telaş içerisinde. Bu haklı endişeniz gayet normal ve sonuna kadar hak verilir doğrulukta. Peki çocuğunuzun bu dönemde ki beslenme alışkanlığı ileri ki yaşamını hangi boyutta etkiliyor, okul ve hayat başarısında ne gibi söz hakkına sahip? Şimdiki yazımızda bu sorunları detaylı olarak masaya yatıracağız. Hadi zaman kaybetmeden başlayalım !

Beslenme Nedir?

beslenme

       Beslenmenin tanımını yaparak başlayacak olursak; beslenme, insanın büyüme, gelişme ve onarım gibi yaşamsal faaliyetlerini yerine getirebilmesi, sağlıklı ve daha da üretken bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli olan birtakım besin maddelerinin yeterince ve sürekli bir şekilde kullanılmasıdır.

       Beslenme; yaşamın başlangıcından itibaren ölüm anına kadar sürekli devam eden bir süreçtir. Canlılığın temel ihtiyaç listesinin başlarında yerini almıştır. Beslenme, hayatın yeni başladığı hızlı bir büyüme ve gelişme dönemi olan çocuklukta çok daha hayati önem taşır. Çünkü ilerideki yıllarda tüm hayatımızı etkileyecek sağlığımızın temeli bu yaşlarda atılmaktadır. Attığımız temelin dayanıklılığı, gelecek yaşantımızdaki kalite ve refah düzeyinin habercisidir. Umutlu, güzel haberler alabilmek için çocukluk dönemindeki beslenmeye ayrı bir özen  göstermeliyiz. Çocuğun beslenmesinde amaç; normal sağlıklı büyüme ve gelişmeyi sağlamaktır. Bu konu da bizlere ne gibi görevler düşmektedir biraz da onu inceleyelim.

Çeşitli Beslenin!

çesitli-beslenme

      Yeterli ve dengeli beslenme için tüm besin ögelerini tüketmek gerekir. Başlıca besin ögelerini protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral olarak sıralayabiliriz.

Vazgeçilmez Protein

protein

  Bu besin besin yapıtaşlarının vücudumuzda ki vazgeçilmezliğini örnekleyecek olursak; çocukluk evresinde yeterli miktarda protein tüketilmezse, vücut hücreleri kendini istenilen oranda yenileyemeyecek ve büyüme yetersiz kalacaktır. Fiziksel ve zihinsel gelişimlerin tamamlanmasında , vücudun hastalıklara karşı mikroplarla savaşmasında proteinlere çok önemli görevler düşmektedir.

Minerallerden Biri ; Kalsiyum

kalsiyum

Kalsiyumdan dem vuracak olursak çocuk gelişiminde hayati önem taşır. Yaşamın ilk yıllarında anne sütü ile alınan kalsiyum; çocuklarda sağlıklı kemik gelişimini sağlarken ileri ki yaşlarda risk oluşturabilecek osteoporoz riskini de belirli düzeyde engeller. Bebeklik döneminin hemen peşi sıra çocukluk evresinde  de yeterli ve dengeli kalsiyum tüketimi yapılmalıdır. Kas ve kemik gelişiminde, dişlerin oluşumunda temel mineraldir. Eksikliği ileri ki yaşantımızı ciddi mana da kötü etkileyebilir. 

Ne ! Biri Abur Cubur Mu Dedi?

abur-cubur

    Gel gelelim çocukların en sevdiği kısım olan abur cuburlara. Abur cubur ve fastfood tarzı besinlerin kullanımı çok yaygındır ve çabucak tüketilir. Her çocuğun hayalinde vardır sabah uyanınca çikolatadan, dondurmadan duvarları; şekerlemelerden pencereleri olan , musluklarından kola ve meyve suyu akıtan, ev eşyası gofret, bisküvi ve keklerden meydana gelen rengarenk bir evde gözlerini açmak.

Çocukların Çok Sevdiği Besinlerin Ne Gibi Zararları Var?

sekerler

Pek de  besleyici değeri bulunmayan bu tür yiyeceklerin yağ içeriği oldukça yüksektir. Çoğunluk olarak doymuş veya hidrojenize edilmiş trans yağ içerirler. Bunlar da haliyle kalp rahatsızlıklarına ve obeziteye kapı aralar. Vitamin ve mineral oranı yok denecek kadar az lif içeriği yönünden fakir olduğundan sindirim sistemi hastalıklarına ve bir takım kanser türlerine davetiye çıkarır. Raf ömrünü ve ürünün çekiciliğini arttırmak için koruyucu maddeler kullanılır. Aşırı şeker ve tuz içerdiklerinden erken yaşlarda diyabet ve hipertansiyon riskini de fazlasıyla  yükseltir.

Sizlere Birkaç Çözüm Önerisi

kuruyemis

Çocuklar her ne kadar bu tarz ürünleri çok fazla sevse de paketlenmiş ve hazır gıdaların sağlık üzerinde ciddi oranda zararlı etkileri vardır. Mümkün olduğunca bu hususta daha bilinçli davranmalı çocuğa farklı bazı alternatifler sunarak zararlı ürünlerden uzak tutmalıyız. Örneğin ara öğünlerde taze/kuru meyve veya çerez tüketme alışkanlığı kazandırmalıyız. Ayrıca tam tahıllı veya kepekli undan çeşitli kek ve kurabiyeler yaparak hatta yapım aşamasına çocukları da katarak eğlenceli bir oyun haline getirebiliriz. Çeşitli sağlıklı ve pratik atıştırmalıklar da hazırlayarak abur cubur yeme isteğini baskılamış oluruz. 

Sonuç

sonuc

    Çocukların hem şimdi  ki yaşantılarında hem de ileri ki dönemlerde daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürmesini istiyorsak yeterli ve dengeli beslenmelerine elimizden geldiğince özen göstermeliyiz. Yarınlarımızı emanet ettiğimiz, umut bağladığımız çocuklara sağlıklı yaşam için şimdiden yatırım yapmalıyız.     

Sağlıklı ve huzurlu günleriniz olması dileğiyle…

Devamını Okuyun