anne-cocuk

Anne çocuk ilişkisinin hamilelikten itibaren başladığı bilinmektedir. Anne karnından itibaren bebek kendini korumacı bir düzen içerisinde bulur ve bu durum çocukluk, gençlik ve hatta yetişkinlik durumlarında da devam eder.  Çocuğun planlı ve isteyerek dünyaya getirilmesi, anne karnında bebekle kurulan diyaloglar belki önemsiz gibi geliyor olabilir fakat ilerleyen zamanlarda çocuk psikolojisinin üzerinde yadsınamayacak etkilere sahiptir. Dinlenen müzikler, hatta sesli okunan kitaplar, karşında duruyormuş gibi muhabbet etmek, sürekli olumlu telkinlerde bulunmak çocuk için olumlu sonuçlar geliştirir.

Anne Çocuk İlişkisi Nasıl Olmalı?

aıle

Baba genel olarak koruyucu, otorite sahibi olarak yer alır çocukların hayatında. Ama anne kavramı bir çocuğun hayatının her anındadır, daima tüm işlerde bir anne faktörü bulunmaktadır. Buna bağlı olarak da çocuk gelişiminin yoğun kısmında anne görev alır. En basitinden anne kokusunun insana huzur ve güven verdiği üzerinde birçok defa psikolojik araştırmalar yapılmıştır.

 Bu yazımızda her an yanımızda olmalarını istediğimiz, başımız sıkıştığında gideceğimiz acil durum çıkışı olan annelerimiz ile kimi zaman yaramazlıkları çoğu zaman tatlılıkları ile hayatta bizlere verilen en güzel ve anlamlı hediye olarak kabul ettiğimiz çocuklar arasındaki iletişimin nasıl olması gerektiğini, nelere özellikle dikkat etmemiz gerektiğini konuşacağız. Daha bilinçli bir anne olmak ve çocuklarınızla kaliteli vakit geçirmek istiyorsanız sizi yazımızın devamını birlikte incelemeye davet ediyorum.

En Büyük Sorumluluk Annelerimizde

anne-cocuk-aıle

Anne-çocuk ilişkisinde en kritik görevler anneye düşmektedir. Anne bir çocuğun nefes almaya başladığı andan itibaren beraber olduğu, hayatının geri kalanında da sürekli yanında yer aldığı güvenli limandır. Anne ve babanın tutumundan oldukça etkilenen çocuk çoğunlukla annenin etkisi altında daha çok kalır. Bundan dolayı anneye, çocuğun yetişmesi konusunda fazlasıyla iş düşer.

Çevreyle Etkili İletişim Kurulmalı

ıletısım

Anne, çocukla sürekli yakın iletişimde bulunduğu için anne-çocuk arası etkileşim çocuğun sosyal hayattaki duruşunu da belirler. Arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle, büyükleriyle arasındaki iletişim sizin çocuğunuzla aranızdaki iletişim tarzınıza bağlı olarak gelişir. Çocuğunuzu bazı konularda serbest bırakmalı ve kendi fikirlerini ortaya koymasına izin vermelisiniz.

Çocuğunuza Sorumluluk Vermelisiniz

sorumluluk-cocuk

Annelerin gözünde çocuklar hiç büyümez, sürekli onların küçük bebişleri olarak kalır. Bu anneliğin doğasında vardır belli dönemlere kadar bu şekilde davranmak iyi sonuçlar da çıkarabilir. Ama bu durumun devamlılık sağlaması oldukça tehlikelidir. Sorumluluk almak hayatta kalmanın başlıca şartlarından biridir. Çocuklarınıza kendi işlerini yapmaları için zaman vermeli, ilk dönemlerde yanlışlıklar olabilir ama bu konuda anlayışlı olmalı, sorunlara beraber çözüm bulmayı denemelisiniz. Böylelikle çocuğunuzun sorumluluk duygusunun gelişmesine katkıda bulunabilir ve hayata daha sağlam adımlar atmasını sağlayabilirsiniz.

Yanlış Hareketlere Karşı Yapıcı Olmalısınız

cocuk

Çocuklarınız hayata yavaş yavaş adım atmaya başlar ve bu süreç herkeste olduğu gibi biraz sancılı geçebilir. Bu dönemlerde kendilerine göre doğru olan davranışları yapmakta ısrarcı davranabilir ve sizleri biraz da olsa sinirlendirebilirler. Bu gibi durumlar karşısında siz sakinliğinizi korumalı çocuğunuzun üstüne çok gitmemelisiniz. Çünkü çocukluk çağı karakterlerin yavaşça şekillenmeye başladığı, etrafta görülenlerin örnek alınıp tekrar edildiği dönemlerdir. Bu zamanlarda çocuğunuza karşı daha şefkatli ve affedici yaklaşmalısınız. Yaptığı yanlışın hayatına, sevdiklerine olan olumsuz etkilerini aşağılayıcı olmayan ifadelerle anlatırsanız emin olun çocuğunuz daha ılımlı yaklaşım gösterecektir. 

Aşırı Korumacı Yaklaşımı Bırakmalısınız

cocuk-oyun

Annelik içgüdüsü gereği şefkat hissi sürekli ön plandadır. Korumacı yaklaşım, sürekli endişe duymak çoğu annede var olan hislerdir.  ‘’Aman çocuğum düşmesin, acaba karnı doydu mu, çok mu zayıfladı sanki bu aralar’’ gibi düşünceler uzun süre devam ederse hem çocuk hem de anne için pek de iyi olmayabilir. Aşırı korumacı yaklaşım; çocukların kendilerini ifade edememesine, arkadaşları arasında pasif kalmasına neden olur. Özellikle ilk defa çocuk sahibi olan anneler çocuklarına belli bir sınır koyar ve hep kendi dediklerinin olmasını ister. Bunun sonucunda çocuğun kendine olan özgüveni, sorunlara çözüm bulma yeteneği, toplumsal sosyalleşmesi sıkıntıya düşer. Unutmamanız gerekiyor ki çocuklarınız gün geçtikçe büyüyor sizlerde her hareketlerine karşı çıkmadan, çok sıkmadan gelişimlerine daha sağlıklı bir katkıda bulunabilirsiniz.

Çocuğunuzu Mutlaka Dinlemelisiniz

anne-cocuk-dınleme

   Her insan dinlenmeyi, fikirlerini anlatabilmeyi ister. Kendini ifade etmeye çalışmak insan doğasının en tabii sonuçlarından biridir. Çocuklarınızda günlük yaşam içinde kendi fikirlerini sürekli anlatmaya çalışır, özellikle yeni bir şeyler öğrenirken devamlı soru sorar, kafalarına iyice yerleştirmeye çalışırlar. Bıkmadan usanmadan ardı arkası kesilmeyen sorulara sabırla cevap vermeniz beyin gelişimi için çok önemlidir. Onların hayal dünyasına inebilmeli sordukları soruları, anlatmaya çalıştıklarını elinizden geldiği kadar dinleyip yanıtlamaya özen göstermelisiniz. Onları dikkate almadığınızda öğrenme sürecini yavaşlatabilir ve daha hırçın davranışlarda bulunmalarına sebep olabilirsiniz.

Çocuğunuza Kendini Değerli Hissettirmelisiniz

cocuk-deger

Değer verildiğini görmek insanı çok mutlu hissettirir. Yapılan araştırma sonuçlarına göre ailesiyle zaman geçiren, onlarla birebir iletişimde olan çocukların daha mutlu olduğunu, kişisel gelişimlerinin daha hızlı ve kaliteli devam ettiğini göstermektedir. Çocuğunuzla geçirdiğiniz her vakit kıymetlidir. Anne karnından itibaren başlar çocuğun gelişimi. Belli bir döneme kadar sürekli beraber vakit geçirdikleri anneler, hem zihinsel gelişimde hem de kişilik belirlemesinde önemli görevlere sahiptir. Çocuğunuz sürekli bir öğrenme süreci içindedir. Ve bu zamanlarda sizden gördüğü destek motivasyonunu arttıracaktır. Sizin ona duyduğunuz güveni yansıtmanız özgüven açısından çok faydalıdır. Başarılarını tebrik etmeli onun çok daha iyi işler çıkarabileceğine inandırmalısnız.

Gelecek Sizlerin Elinde

Çocukları boş bir CD’ye benzetebilirsiniz siz ne yüklemek istiyorsanız onlarda onu alacaktır. Birer kaydedici gibi çalışan beyinleri etrafı sürekli izler ve gördükleirni taklit eder. Çocuklar birer gelecek emanetçisidir. Onların gelişimine katkıda bulunmanız sadece çocuğunuzu değil ilerleyen zamanlarda toplum yapısını da etkiler. Çocuklarınız gözlerini hayata açtığından itibaren sizinle beraber zaman geçirir bundan dolayı sizlerin yaptıkları onlar için en doğru olan, yapılması gerekendir. Doğru olanı sadece söyleyerek değil davranışlarınızla da göstererek daha gerçekçi ve kalıcı olmasını sağlayabilirsiniz. Çocuklar her evin neşesi, en kıymetlisi, geleceğin teminatıdır. Özgüveni tam, kendini ifade edebilen, sağlıklı bir nesil yetiştirebilmeniz umuduyla…